Almanya Mesut Özil Olayı Ve Avrupa’nın Türk Kökenli Yıldızları

Mesut Özil'in uğradığı ırkçı tavır sonrası milli takımı bırakması başta Almanya olmak üzere Avrupa'da yetişen Türk kökenli futbolcuları yeniden gündeme getirdi. Özil’in Milli Takımı bırakma kararı diğer Türk futbolcuları etkiler mi? Avrupa'da yetişip Türk Milli Takımı'nın geleceğinde söz sahibi olabilecek futbolcular kimler?

Engin Gül 17 Ağustos 2018

1990 Dünya Kupası, Federal Almanya Milli Takımı’nın katıldığı son turnuva olarak biliniyor. Batı Almanya’nın jübile yaptığı bu turnuva finaline, Almanya son iki Dünya Kupası finalini kaybetmenin hıncıyla karşılaşmaya çıkmakta, Maradonalı Arjantin takımı ise bir önceki turnuvada olduğu gibi Almanları yeniden Dünya Kupası finalinde yenmenin hesaplarını yapmaktaydı. Nitekim Almanya o maça,  Matthaus, Möller, Littbarski, Voller, Riedle ve Klinsman gibi oyuncuların da dahil olduğu, tarihin gördüğü en iyi futbol jenerasyonlarından birisi ile çıkacak ve 1-0’lık sonuç ile kupayı evine götürmeyi başaracaktı.

Ve bu maçtan 24 sene sonra, takvimler 2014  gösterirken yine bir Dünya Kupası finalinde Almanya, futbol otoriteleri tarafından “yeni bir altın jenerasyon” olarak gösterilen gençlerle dolu kadrosu ile Arjantin’i bir kez daha 1-0’lık skor ile yenecek ve 1990’dan beridir kazanamadığı Dünya Kupası’nı tekrardan ülkelerine götürmeyi başaracaktı. Yeni bir altın jenerasyon, yine rakip Arjantin ve tekrar skor 1-0. Buraya kadar iki senaryodaki durumlar ne kadar benzer gözükse de Almanya özelinde aslında aynı olmayan bazı şeyler var. Klinsman’ın, Möller’in, Voller’in liderlik ettiği milli takımda bu sefer, birkaç Alman futbolcu ile birlikte Türk kökenli Mesut Özil, Gana kökenli Jerome Boateng, Tunus kökenli Sami Khedira ve Almanların milli takım ile en fazla gol atan oyuncusu Polonya kökenli Miroslav Klose ve yine Polonyalı Lukas Podolski kendilerine milli takımın ideal onbirinde yer bulmayı başarmışlardı.

Almanya 2014

Bu durum, çok geçmeden Almanya ve diğer Avrupa ülkelerindeki sağ popülist çevrelerin de dikkatini çekti. Göçmen karşıtı ve İslamofobik tavrı ile bilinen Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’nin liderlerinden Alexander Gauland, 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası öncesinde takımdaki “Alman olmayan”  futbolcuların sayısının fazlalığının sonucu olarak ise milli takım için “artık Alman değil” ifadelerini kullandı. Gauland ayrıca, Gana kökenli Jerome Boateng hakkında “İnsanlar futbolcu olarak iyi olduğunu düşünüyorlar ama Boateng’i komşu olarak istemiyorlar” ifadelerini kullandı. Her ne kadar birçok AfD destekçisinin bu söyleme katılmadığı ortaya çıksa da Gauland ırkçı ifadelerine devam etti. Türk yıldız Mesut Özil’in Müslümanların kutsal şehri Mekke ziyaretine ilişkin, “Alman demokrasisinin,  Mekke’ye hac ziyaretinde bulunanlar için uygun bir yer olmadığını savunan “ırkçı lider”, bu kişilerin sadakatlerinin Alman Anayasası’na mı yoksa İslam’a mı bağlı olduğunu” sorgulamayı da ihmal etmedi.

Bu tarz yorumlara karşı ise Alman Milli Takımı’nın teknik patronu olan Joachim Löw, bu futbolcuların bir çoğunun Almanya dışında doğmuş olmalarına rağmen  güçlü bir aidiyet ve kimlik duygusuna sahip olduğunu defalarca vurgulayan açıklamalarda bulundu. Benzer şekilde eski Olimpiyat Komitesi Başkanı Jacques Rocce de sporun sosyal uyum için harika bir enstrüman olduğunu ifade etmiş ve etnik azınlıkların topluma kazandırılması konusunda sporun  önemine dikkat çekmişti. Nitekim, bu sene Rusya’da yapılan FIFA Dünya Kupası ise Almanya açısından sadece futbolda alınan başarısızlıkla değil, Mesut Özil’in turnuva sonrası yaptığı açıklamalar ve milli takımı bırakma kararı ile farklı bir boyuta taşındı. Turnuva öncesinde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la Londra’da bir resepsiyonda, kendisi gibi ailesi Türk olup Alman Milli Takımı’nın formasını terleten İlkay Gündoğan ve yine Almanya doğumlu olup, Türk Milli Takımı’nı tercih eden Cenk Tosun ile beraber çekilen fotoğraf, Mesut’un Alman kimliğini zedelemeye ve ihanet ettiğine kadar varacak bir dizi çirkin ithamlara maruz kalmasına neden oldu.

Cumhurbaşkanı erdoğan mesut özil

Olayın hemen sonrasında, Almanya Milli Takımı’nın turnuvada sergilediği kötü futbol ile birlikte henüz grup aşamasında elenmesi, alınan başarısızlığın sorumluluğunun Mesut Özil’in sırtına yüklenmesine neden oldu. Çekilen fotoğrafın “siyasi” anlam içerdiğini savunan Almanya Futbol Federasyonu Başkanı (DFB) Başkanı Reinhard Grindel’in Mesut ve İlkay’a yönelik açıklamalarına ise Mesut Özil, yetersiz ve işini düzgün yapamayan birisinin günah keçisi olmayacağını belirterek, Alman Milli Takımı’nı bırakma kararı aldığını söyledi.

Mesut Özil’in ırkçılık tartışmaları nedeniyle Milli Takımı bırakma kararı ayrıca diğer Türk ve göçmen futbolcu ve sporcularda yaratacağı infial açısından da tartışılmaya hala devam edilmektedir. Almanya Milli Takımı’ndan ırkçılık tartışması nedeniyle herhangi bir futbolcunun ayrılmasını skandal olarak gören onlarca otorite, bu tarz olayların tekrarlanmamasına yönelik yetkililerin önlemler alınmasını istemektedir. Bununla beraber merak edilen temel konulardan birisi ise Almanya’nın değişik yaş gruplarında Milli Takım forması giyen Türk futbolcuların gelecekleri konusunda alacakları kararlarını etkileyip etkilemeyeceği konusunda gerçekleşiyor. Yaklaşık 3 milyon nüfusu ile Almanya’nın en kalabalık etnik grubunu oluşturan Türklerin, Alman futboluna katkıların ise özellikle son dönemde oldukça arttığını görüyoruz. Türkler bugün Almanya milli takımının bütün yaş gruplarında oyuncu bulunduruyor.

Emre Can

Rusya’daki Dünya Kupası turnuvasında kadroda bulunan Mesut Özil ve İlkay Gündoğan, sakatlığı sebebiyle kadroya giremeyen Emre Can ile birlikte Almanya Milli Takımı formasını defalarca giydiler. Yakın dönemde ise Kerem Demirbay da yine Almanya Milli Takımı’ndaki yerini almıştır. Geçtiğimiz dönemlerde yine Türk kökenli Serdar Taşçı, Malik Fathi ve Mustafa Doğan ise bu isimlerin dışında Alman milli takımında oynamış isimler olarak dikkatleri çekmektedir.

Türk futbolcuların alt yaş gruplarında Alman Milli Takımı’nda yer almaları ise özellikle 2010 sonrası ciddi olarak artmıştır. Alt yaş gruplarında Alman milli takımlarda boy göstermiş olan bu futbolcuların birçoğu ise Türkiye Milli Takımı’nı seçmektedirler. Son dönemde adından oldukça söz ettirmiş ve Türk futbol tarihinde en fazla bonservis ödenerek Premier Lig ekiplerinden Everton’a transfer olan Cenk Tosun da Almanya’nın 21 yaş alta ve 20 yaş altı takımlarında  kendisine yer bulmasına rağmen A Milli seviyesinde Türk Milli Takımı’nı seçmiştir. Yunus Mallı ise Almanya’nın alt yaş takımlarının hepsinde bulunmuş ve bu yaş gruplarında oldukça dikkat çeken bir oyuncu olmasına rağmen A Milli Takımlar düzeyinde tavrını Türk Milli Takımı’ndan yana kullanmıştır. Bununla beraber, bugün Almanya 21 yaş altı takımında bulunan Levin Öztunalı ve 20 yaş altı takım kaptanı Suat Serdar ise, Almanya milli takımlarında bulunan en iyi Türk yetenekler olarak dikkatleri üzerlerine çekmektedir.

Bunlarla beraber 2010 sonrası dönemde A Milli Takım, 21 Yaş Altı, 20 Yaş Altı, 19 Yaş Altı, 17 Yaş Altı, 16 Yaş Altı Almanya milli takımlarında toplam 80 farklı Türk kökenli futbolcu çağrılmıştır. Bu futbolcuların  birçoğu ayrıca şu anda Türk Milli Takımı’nda boy göstermektedir. Almanya alt yaş gruplarında oynayan Cenk Tosun, Yunus Mallı, Tolga Ciğerci, Ömer Toprak, Kenan Karaman ve  Kaan Ayhan Türkiye A Milli Takımı’nda bugün oynayan oyuncular arasında en fazla dikkat çekenleridir. Tolgay Arslan için ise Türk Milli Takımı için yapılan başvuru kabul edilmiş ve Tolgay’ın önümüzdeki dönemlerde Türkiye Milli Takımı için oynaması bekleniyor.

Hakan Çalhanoğlu

Hakan Çalhanoğlu

Tüm bunların dışında, birçok futbolcu ise Almanya doğumlu olmasına rağmen alt yaş gruplarından itibaren Türkiye Milli Takımlarında oynamıştır. Hala milli takımda olan bu futbolcuların arasından en dikkat çeken isim ise Hakan Çalhanoğlu. Geçtiğimiz sene Milan’ın yolunu tutan genç oyuncu Avrupa’nın en önemli yetenekleri arasında gösteriliyor. Nuri Şahin ise, Almanya doğumlu olup Türkiye Milli Takımı’nın değişik alt yaş gruplarında ve nihayetinde A Milli Takımda kendine yer bulmuş bir başka önemli isim olarak dikkat çekmektedir. Geçmiş dönemlerde ise Hamit ve Halil Altıntop kardeşler ve Yıldıray Baştürk yine yine bu tarz futbolcu gruplarına örnek teşkil eden diğer isimler. Türk Milli Takımları’nın alt yaş gruplarında forma giyip, daha sonra Almanya Milli Takımı’nı tek seçen futbolcu ise Taner Yalçın’dır. 18 Yaş Altı ve 19 Yaş Altı takımlarında Türkiye adına 4 maçta forma giyen Yalçın, daha sonra milli takım tercihini Almanya’dan yana kullanmıştı.

Bugün ayrıca, Almanya dışında Türklerin yurt dışında yoğun olarak yaşadığı birçok yerde yetişen Türk futbolcular, Türk Milli Takımı’nda boy göstermektedir. Hollanda doğumlu Oğuzhan Özyakup ve Danimarka doğumlu Emre Mor bu isimlerin en yeteneklileri olarak dikkat çekmektedirler. Bununla beraber, Fransa doğumlu, Emre Akbaba ve Atilla Turan ile birlikte Hollanda doğumlu Deniz Türüç ve Erol Alkan son dönemde Türkiye Milli Takımı’na çağrılan isimlerdir. Bu yönüyle yurt dışı doğumlu Türkler, tüm siyasi tartışmalara rağmen birçok alanda olduğu gibi futbolda da  bulundukları ülkelere yaptıkları katkıların dışında anavatanları Türkiye için de katkı yapmaya devam etmektedirler.

Engin Gül

Bosphorus Migration Studies Türkiye seksiyonu direktörü, Boğaziçi Üniversitesi Tarih bölümü lisans öğrencisi.
AB Göç Politikaları üzerine araştırmalar yapıyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar