SWP Araştırması Almanya’daki Yurtdışı Seçmenin Siyasi Tutumu Mercek Altında

Almanya'da yaşayan Türk seçmen, 2008'de seçim kanununda yapılan değişiklikle birlikte Türkiye'deki seçimlere daha yoğun bir katılım imkânına kavuştu. Bu imkân tartışmalara da kapı araladı. Alman Bilim ve Siyaset Vakfı (SWP), Almanya'daki Türk seçmenlerin siyasi tutumlarını inceleyen bir araştırma yayınladı.

admin 13 Nisan 2020

Türkiye’de 2008 yılının mart ayında “Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile birlikte yurt dışında yaşayan ve 18 yaş üstü bütün Türk vatandaşları, ikamet yerlerinin olduğu yurt dışı temsilciliklerinde oy kullanmaya başladılar. Bu kanun değişikliği öncesinde yurtdışındaki seçmenler yalnızca Türkiye’deki havalimanları ya da sınır kapılarındaki sandıklarda oy verebiliyordu. 2008’deki kanun değişikliğiyle birlikte yurtdışında yaşayan Türkler için seçime katılım imkanı kolaylaştı. Türklerin kendi ikamet yerlerinde oy verebildiği ilk seçim olan, 2014’teki Başkanlık Seçimleri’nin ardından üç Genel Seçim, bir Başkanlık Seçimi ve bir referandum gerçekleşti.

Hâlihazırda yurtdışında Türkiye’deki seçimlerde oy verme hakkına sahip kayıtlı seçmen sayısı 3 milyon civarında. Bu seçmenlerin yaklaşık yarısı Almanya’da yaşıyor. Bu durum, yurtdışı seçmenin siyasi tercihleriyle alakalı tartışmaları da beraberinde getiriyor. En son 2018 yılındaki Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde Almanya’daki Türk seçmenlerin yüzde 64,8’i Recep Tayyip Erdoğan, yüzde 21,9’u Muharrem İnce, yüzde 10’u ise Selahattin Demirtaş’a oy vermişti. Bu oy dağılımı Almanya’daki Türklerin siyasi tutumuyla ilgili tartışmayı alevlendirmişti.

yurtdışı seçmen

Türkiye’den Almanya’ya Seçim Notası

27 Nisan 2018

Alman Bilim ve Siyaset Vakfı (SWP), AK Parti Hükümeti’nin Almanya’da yaşayan Türklere yönelik politikalarını ele alan bir araştırma yayınladı. ”Almanya’daki Türk Göçmenlerin Siyasi Tutumlarının Yeni Bir İncelemesi. Seçim Davranışlarının “Türkiye’ye Sadakat’ ve ‘Demokratik Kültür Eksikliği’nin Ötesinde Bir Analizi” başlığını taşıyan çalışmada hükümetin Türk göçmenlere yönelik siyaseti ile yurtdışındaki Türklerin seçim davranışları irdeleniyor. Sinem Adar tarafından yapılan araştırma ilk olarak Türkiye’den Almanya’ya göç tarihini ve bu süreçteki Türkiye’nin politikalarını inceliyor. Adar bununla birlikte yurtdışından Türkiye’ye giden oyların niçin önemli olduğu ve AK Parti’ye yönelik yurtdışındaki sempatinin nasıl izah edilebileceği soruları üzerinde de duruyor.

SWP Araştırmasından Öne Çıkanlar

Rapor özetle şu bilgilere yer veriyor: Türkiye’nin yurtdışında yaşayan Türklere yönelik politikası 60’lı ve 70’li yıllarda döviz transferi ekseninde gelişti. 80’li yıllardaysa yurtdışında yaşayan Türklerin geri dönmeyeceği düşüncesi ağır basınca yazara göre bir paradigma değişimi yaşandı. Bu değişim, anayasaya yurtdışında yaşayan vatandaşlarla ilgili bir hükmün konulmasında da kendini gösterdi. DİTİB’in kurulması, sosyal sigortalar, vatandaşlık ve dil politikası alanlarında gelişmeler yaşandı. Rapora göre 2000’li yıllarda yurtdışında yaşayan Türklere yönelik ilgi daha da arttı ve 2010 yılında YTB’nin kurulmasıyla hizmetlerin hacmi genişledi.

Yurtdışından alınan oylar Türkiye’deki seçimlerde meclis aritmetiğini değiştirebilme ve seçim barajını aşma açılarından etkili olabiliyor. Bunun yanısıra yurtdışındaki vatandaşların seçimlere katılımının sembolik bir anlamı da var. Raporda yurtdışından seçimlere katılımın, devletin, Türkiye’nin din ve dil mirasını koruyacak bir diasporayı oluşturma stratejisi için kullanıldığı iddia ediliyor.

18 kişiyle yapılan mülakata dayanan araştırmaya göre AK Parti’nin yurtdışındaki seçmenlerden büyük destek almasının maddi ve duygusal sebepleri var. Bu sebepler arasında gerek Türkiye’deki kamu kurumlarında gerekse de Almanya’daki Türk temsilciliklerindeki artan kalite, hükümetin olumlu imajına katkı sağlayan gelişmeler arasında sayılıyor. Ayrıca Türk göçmenler arasında hâkim olan, Başkan Erdoğan’ın sebep olduğu ‘‘güçlü Türkiye’’ algısından beslenen gurur duygusu, AK Partiye yönelik ilgiyi artıran bir diğer faktör olarak anılıyor. Bu ilgiyi ayrıca sosyal ve siyasi kazanımların kaybedilmesi korkusu da etkiliyor.

Anatomi Serisi

Diaspora Nedir?

12 Nisan 2019

Öte yandan rapora göre AK Parti’nin yurtdışındaki Türk göçmen nüfusa yönelik ilgisi dış ve iç politikadaki hedefleriyle uyumlu. Bu nedenle Adar, hükümetin kimlikçi siyasetine büyük ihtimalle gelecekte de devam edeceğini belirtiyor. Türkiye’de giderek artan ekonomoik kriz nedeniyle yurtdışından gelecek dövizlere olan ihtiyacın artacağı da raporun öngörüleri arasında yer alıyor. Böyle bir durumda Türk hükümetinin, göçmenleri ve yurtdışında doğan çocuklarını dış ve iç politika hedefleri için araçsallaştırma çabasının, göçmenlerin siyasal temsil ve eşit düzeyde kabul görme taleplerinden ayrılması gerektiği raporda dile getirilen tavsiyeler arasında.

“AK Parti’ye Oy Veren Yurtdışı Seçmeni Anlamak”

Raporda AK Parti’nin Almanya’da elde ettiği geniş seçmen kitlesinin motivasyonunu anlamak için, sıradan yorumları aşan bir bakış ortaya konulması gerektiği belirtiliyor. Bunun için de “ikamet edilen ülkeye karşı eksik sadakat” ya da “eksik demokratik kültür” gibi açıklama şablonlarının ötesine geçilmesi tavsiye ediliyor. Bu esnada seçmenin motivasyonunun, siyasi aktörlerin motivasyonuyla eş değer görülmemesi de raporda ifade edilenler arasında. 2018’deki Cumhurbaşkanlığı Seçimleri’nde Almanya’daki seçmenlerin yarısının oy kullanmadığı belirtilen raporda, seçim tutumlarının heterojen olduğu vurgulanıyor. Bu tutumlarda belirleyici olanlar arasında sosyoekonomik hareketlilik, Almanya’da eksik tanımadan ya da Türkiye’de seküler kesimin iktidarı elde etmesinden kaynaklanabilecek statü kaybı korkusu gibi etkenlerin bulunduğu ifade ediliyor. (ük)

admin

Lisans eğitimini Münster Üniversitesinde Sosyoloji ve Siyaset Bilimi bölümlerinde çift anadal olarak tamamlayan Kandemir, Duisburg-Essen Üniversitesinde sosyoloji yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Ağırlıklı çalışma alanları göç sosyolojisi ve ulusaşırı Türk toplulukları olan Kandemir Perspektif dergisi editörüdür.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar