Kovid-19 Aşırı Sağ ve Koronavirüs: Aşırı Sağcı Retorik Salgını Kullanıyor

Aşırı sağcılar koronavirüs salgınını komplo teorileri ve yabancı düşmanlığını yaymak için bir fırsat olarak görürken, ekonomik kriz ve toplumdaki güvensizlik ortamını ideolojilerini daha fazla insana ulaştırmak için kullanıyor.

admin 14 Nisan 2020

Almanya’da bazı aşırı sağcı gruplar koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı devleti halkı korumak için gerekli tedbirleri almamakla eleştiriyor. Diğer gruplar ise virüsün iddia edildiği gibi büyük bir tehlike arz etmediğini iddia ederek komplo teorileri ortaya atıyor. Öte yandan göçmenleri virüsün yayılmasına neden olmakla suçlayan aşırı sağcılar da hayli fazla.

Almanya’daki emniyet güçlerinden alınan bilgiye göre aşırı sağcı “İmparatorluk Vatandaşları”(Alm. “Reichsbürger”) adlı örgüt üyeleri buna bir örnek. Bu örgütte koronavirüs ile ilgili antisemitist senaryolar ve virüsün biyolojik bir silah olduğuna dair söylentiler dolaşıyor.

Aşırı Sağ Koronavirüs Krizini Manipüle Ediyor

Bielefeld Çatışma Araştırmaları Uzmanı Andreas Zick’e göre Kovid-19 komplo teorisyenleri ve aşırı sağcılara ideal bir faaliyet alanı sunuyor. Zick, pandemi nedeniyle toplumun içerisinde bulunduğu güvensizlik ortamından yararlanan bu çevrelerin, mevcut krizi ideolojilerini yaymak için bir fırsata çevirdiklerini belirtiyor: “Bazıları diğerlerine yardım ederken, diğerleri de kendi çıkarlarını temin etmeye çalışıyor.”

Aşırı sağcı çevreler aynı zamanda krizi yabancı kökenlileri korkutmak ve toplumda paniğe neden olmak için kullanıyor. Almanya’nın Hamburg eyaletinde bir Türk’e gönderilen bir mektupta şu ifadeler yer alıyordu: “Ben koronalıyım, bu mektuba öksürdüm. Yavaşça ölün ve Almanya’yı Almanlara bırakın.” Geçtiğimiz ay gerçekleşen olayda isminin yayımlanmasını istemeyen mağdur, posta kutusuna atılan mektup hakkında bilgi vermişti. Mektubu gönderen kişinin Kovid-19 ile enfekte olduğu, ölmeden önce de hastalığı yabancılara bulaştırarak Almanya’daki yabancı nüfusu azaltmak istediği şeklindeki ifadelerin yer aldığını aktarmıştı.

Koronavirüs Hakkındaki Komplo Teorileri

ABD’de de Kovid-19 krizi aşırı sağcı gruplara komplo teorileri, kaos ve şiddet eylemleri için verimli bir zemin sunuyor. Aşırıcılıkla Mücadele Projesi’nden (CEP) uzman Joshua Fisher-Birch, bu gruplar içinde modern Amerikan toplumunun sonunun yaklaştığı düşüncelerinin yaygın olduğunu aktararak, aşırı sağcıların “beyaz etnik devlet” kurmak için bu süreci hızlandırmak amacıyla sıklıkla komplo teorilerini kullandıklarının altını çiziyor.

Amerikan aşırı sağ grupların virüsün yayılmasından Çinlileri ve Asya kökenli Amerikalıları sorumlu tuttuklarını belirten Fisher-Birch, aynı şekilde bazı grupların ise bundan Yahudilerin ve İsrail’in sorumlu olduğu iddialarını yaydıklarını ifade ediyor. Aşırı sağcıların ayrıca ekonomik krizi de saflarına daha fazla insan katmak için kullandıkları bildiriliyor.

Telegram Uygulamasını Kullanıyorlar

Facebook ve Youtube gibi video platformlarının nefret söylemi ve radikallik içeren içeriklere yönelik getirdiği sıkı tedbirler nedeniyle söz konusu grupların Telegram uygulaması üzerinden haberleştikleri ve örgütlendikleri belirtiliyor. Telegram üzerindeki birçok kanal ve sohbet grubunda devletin pandemi bahanesiyle beyazları evlere hapsetmek istediğini savunan aşırı sağcı gruplar, insanları hasta bile olsalar sokağa çıkmaya çağırıyor.

ABC televizyon kanalının haberine göre FBI’ın New York bürosu mart ayında emniyet şubelerine birer uyarı göndererek bazı aşırı sağcı grupların koronavirüs olmuş üyelerini virüsü “vücut sıvıları ve temas yoluyla” polisler ve Yahudilere bulaştırmaya çağırdığı bilgisi paylaşılmıştı.

Bazı grupların ise üyelerinden toplumda panik yaratmak için küçük çaplı el yapımı patlayıcılar kullanmalarını istedikleri görülüyor. Mart ayı sonunda Missouri eyaletinde hastaneye bombalı saldırı hazırlığında olan Timothy Wilson adında bir aşırı sağcı kendisini tutuklamak isteyen polislerle girdiği silahlı çatışmada öldürülmüştü. Fisher-Birch, Telegram’da aşırı sağcılara ait yaklaşık 100 kanal olduğunu ve bu kanalların binlerce üyesi olduğuna dikkat çekiyor.

“Müslümanlar Karantinaya Uymuyor, Salgından Onlar Sorumlu”

Birleşik Krallık’ta ise aşırı sağcı gruplar koronavirüs salgınından Müslüman toplumun sorumlu olduğunu iddia ediyor. İngiltere’de Müslüman karşıtı nefret suçlarını takip eden sivil toplum kuruluşu Tell Mama Direktörü Iman Atta, aşırı sağcılar “virüsün yayılmasının Müslüman toplumun suçu olduğu mesajını yaymak istiyorlar.” dedi.

Aşırı sağcılar Birleşik Krallık’ta sosyal medya üzerinden Müslümanların camilerde toplu ibadetlere devam ederek dışarı çıkma yasağını ihlal ettiklerini iddia ediyor. Böylece halk arasında virüsün hızla yayılmasına neden olduklarına dair yalan haber kampanyaları yürütülüyor. Ayrıca ülkedeki sağcıların koronavirüsü Müslüman ve göçmenler arasında yaymak için çalıştıkları da görülüyor. Tell Mama’ya bildirilen Londra’nın güneyindeki Croydon’da gerçekleşen bir vakada, sokakta başörtülü Müslüman bir kadının yüzüne kasten öksüren ve korona olduğunu söyleyen saldırgan, kadına küfredip ırkçı hakaret ederek uzaklaşmıştı. (mk)

admin

Lisans eğitimini Münster Üniversitesinde Sosyoloji ve Siyaset Bilimi bölümlerinde çift anadal olarak tamamlayan Kandemir, Duisburg-Essen Üniversitesinde sosyoloji yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Ağırlıklı çalışma alanları göç sosyolojisi ve ulusaşırı Türk toplulukları olan Kandemir Perspektif dergisi editörüdür.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar