İslamofobi Almanya’daki Genç Nüfus İslam’a Karşı Ön Yargılı

Almanya’da Mercator Vakfı tarafından finanse edilen bir araştırmanın sonuçları, Kuzey Ren-Vestfalya’daki gençlerin İslam’a karşı ön yargılı olduğunu ortaya koyuyor.

admin 18 Mayıs 2020

Almanya’da yayınlanan bir araştırma, Kuzey Ren Vestfalya’daki gençlerin İslam’a yönelik tutumlarını ortaya koydu. Mercator Vakfı’nın desteklediği, Duisburg-Essen Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi ve Bielefeld Üniversitesi Disiplinlerarası Çatışma ve Şiddet Araştırmaları Enstitüsü’nün ortak olduğu projede gençlerin çoğunun çeşitliliği onaylamasına ve ayrımcılığı reddetmesine rağmen, İslam’a karşı ön yargılı olduğu belirtiliyor.

İslam’a Karşı Önyargıların Öğrenildiği Yer Sosyal Medya

Yapılan röportajlarda öğrenciler arasında İslam ve Müslümanlar ile alakalı kadının baskı altına alındığı, ayrımcılık yapıldığı ve kimlik tehdidi oluşturduğu gibi bir algının mevcut olduğu tespit edildi. Araştırmaya göre Alman gençler İslam ile ilgili bilgilerini kitle iletişim araçları ve sosyal medyadan ediniyorlar.

İslamofobi

Almanya'da 60 Yaş Üstü Her 4 Kişiden Biri Müslüman Karşıtı

25 Nisan 2019

Araştırmada okul, komşuluk, arkadaşlık ve cami ziyaretleri yoluyla yapılan sosyal temasların ön yargıları azalttığı bulgusu da var. Buna göre Müslümanlarla kurulan dostane ilişkilerin İslamofobik tutumları azalttığı görülüyor. Öğrencilerin Müslümanların yaşam gerçekleriyle olan aşinalığının İslamofobiyi azalttığı kaydediliyor.

Ön Yargılara Eleştirisel Yaklaşım Talebi

Bu sonuçlardan yola çıkarak araştırmacılar, gençlerdeki İslam düşmanlığını önlemek için İslam ve Müslümanlar hakkında bilgi aktarımını, İslam karşıtı düşünceleri sorgulamayı ve Müslümanlarla bir araya gelmeyi hedefleyen, beş modüllü bir konsept geliştirdiklerini bildirdi. Bundan önce pratik uygulamaları içeren bir liste de oluşturuldu. Oluşturulan materyaller okullarda ve okul dışı siyasi eğitimde kullanıma açık olacak.

ANATOMİ SERİSİ

Yabancı Düşmanlığı Nedir?

15 Şubat 2020

Duisburg-Essen Üniversitesi’nden Lamya Kaddor okulların İslam ile karşılaşma yeri hâline gelerek Müslümanların yaşamlarına dair bakış sunması gerektiği kanaatinde. Müslümanların yaşam dünyasının çeşitli ve katmanlı olduğunu vurgulayan Duisburg-Essen Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nicolle Pfaff ise okul gibi sosyal alanları ön yargılara eleştirisel yaklaşımın öğrenebileceği yerler olarak değerlendirdi.

Mercator Vakfı Entegrasyon Başkanı Dr. Susanne Farwick, okulları ve öğretimi uzun vadede bu yönde geliştirebilmek için göç toplumunun gerçeklerini yansıtmayan öğretmen eğitiminin de incelenmesi gerektiğine işaret etti. Ayrıca ırkçılığın ve ayrımcılığın müfredata işlenmesi gerektiği ifade edildi.

2017 yılında başlayan proje, Bielefeld Üniversitesi’nden Prof. Dr. Andreas Zick ve Olga Janzen iş birliğiyle Duisburg-Essen Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nicolle Pfaff ve Lamya Kaddor’un başkanlığında gerçekleştirildi. (ey)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar