Almanya NSU Davasında “Hayali Müvekkil”

Avukat Ralph W.’nin NSU davasında 2 sene boyunca temsil ettiği “Keskin” isimli müvekkilin hayali olduğu 2015 yılında ortaya çıkmıştı. Avukat hakkında dolandırıcılık suçlamasıyla açılan dava Aachen Bölge Mahkemesinde geçen hafta başladı.

eyilmaz 10 Ağustos 2020

Almanya’nın Köln kentinde Türklerin yoğun olarak yaşadığı Keup Caddesinde 2004 yılında aşırı sağcı terör örgütü Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) bir çivili bomba saldırısı gerçekleştirmişti. 800 çivinin etrafa saçıldığı saldırıda 6’sı ağır 23 kişi yaralanmıştı. Bu saldırının kurbanlarından birinin de “Meral Keskin” isimli bir kadın olduğu iddia edilmişti. 2015 yılında dava esnasında Meral Keskin’in gerçekte yaşamadığı ve hayali olduğu ortaya çıkmış; NSU davasında kendisini temsil eden avukat Ralph W. ise dolandırıcılık suçlamasıyla gündeme gelmişti. W. 2 sene boyunca Münih Yüksek Bölge Mahkemesi’nde görülen NSU davasında hayali müdahil davacı Meral Keskin’i temsil etmiş ve mahkemeden 211 bin 252 avro almıştı.

Sahtekarlık ve Dolandırıcılık Suçlamaları

Aradan geçen 5 senenin ardından avukat W., Aachen Bölge Mahkemesinde hakimlerin karşısına çıktı. Avukat, başsavcılık tarafından dolandırıcılık, sahtekarlığa teşebbüs, belgede sahtecilik ve yardım ve yataklık yaparak yalan beyanda bulunmakla suçlanıyor. W.’nin hayali müvekkil için devletten aldığı 211 bin avronun şimdiye kadar yalnızca 1.500 avrosunu geri ödediği belirtiliyor. W.’nin bu meblağa ek olarak, NSU kurbanları için oluşturulan ve müvekkili Meral Keskin için yardım fonundan aldığı 5.000 avroyu da geri ödemesi gerek. İddianameye göre bu 5000 avroluk tutar da avukatın hesabına yatmıştı.

Sahte Sağlık Raporu

2013 yılında W., Münih Yüksek Eyalet Mahkemesine müvekkili Meral Keskin’in bombalı saldırıda aldığı yaraları kanıtlayan bir sağlık raporu sunmuş ve böylelikle hayali müvekkiline müdahil davacı statüsünü kazandırmıştı. Sahte müvekkil davada birçok kez tanık olarak çağrılmış; ancak hiçbir zaman duruşmalara gelmemişti. Spiegel Gazetesi, 2015 yılında Meral Keskin adına çıkarılmış ve sahte olduğu açıkça ortada olan sağlık raporunu avukat W.’ye sunmuş ve müdahil avukat bunun üzerine müvekkilin “muhtemelen hayali olduğunu” itiraf etmişti. Söz konusu sağlık raporu Keup Caddesi saldırısının gerçek mağdurlarından Atilla Ö.’nün sağlık raporuna benziyordu. Raporun isim, adres, sağlık sigortası ve sigorta numarasının bulunduğu kısmı kesilmiş, Meral Keskin’in adı eklenmişti.

W., itirafının üzerine Münih Yüksek Bölge Mahkemesine de haber vermiş ve Atilla Ö. hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Münihli hakimler Meral Keskin’in varlığını ve NSU kurbanı olup olmadığını araştırmaları için Federal Kriminal Dairesini görevlendirmiş ve birkaç gün sonra böyle bir şahsın var olmadığı ortaya çıkmıştı.

“İş Birliği İçinde Hareket Ettik”

Avukat W., müvekkilin hayali olduğunu Ekim 2015’te, yani NSU davasının başlamasından iki buçuk yıl sonra anladığını iddia ediyor. İki yıl içinde toplam iki kez müvekkiliyle görüştüğünü söyleyen W., Atilla Ö.’nün Almanca bilmeyen Meral Keskin’i saldırı kurbanı ve annesinin yakın arkadaşı olarak kendisine tanıttığını ifade ediyor. Müvekkiliyle iletişimi Atilla Ö. üzerinden sağladığını kaydeden W., Atilla Ö.’nün görev intibakı için bir komisyon talep ettiğini ve NSU gibi tarihî bir davaya katılma fırsatını kaçırmamak adına hukuki açıdan sorunlu olan komisyonu Atilla Ö.’ye ödediğini iddia ediyor.

İddiaya göre Ekim 2015’te avukat W., Atilla Ö.’nün kendine Meral Keskin olarak tanıttığı kadının, annesinin arkadaşı değil, bizzat annesi olduğunu bir meslektaşıyla yaptığı görüşmede tesadüfen öğrendi. Atilla Ö. bu meslektaşına da Keskin’i NSU davası için müdahil davacı olarak tanıtmış ve komisyon istemişti. 2017 yılında ölen Atilla Ö., Spiegel’in haberine göre, açılan soruşturma sürecinde avukat W. ile iş birliği içinde hareket ettiklerini ve W.’nin Meral Keskin’in hayali olduğunu bildiğini öne sürmüştü. Atilla Ö.’nun annesinin nerede olduğu bilinmediği için mahkeme tarafından tanık olarak dinlenilmesi şu an mümkün değil.

Aachen Bölge Mahkemesi’nin suçlamalara kani olması durumunda, avukat W. gelecekte mesleğini sürdüremeyecek. (P, ey)

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar