Cami Saldırıları Dresden’deki Fatih Camii’ne Yapılan Bombalı Saldırının Ardından Dört Yıl Geçti

Bundan dört yıl önce Dresden’deki Fatih Camii’ne bombalı bir saldırı düzenlendi. Perspektif, saldırıyı yaşayanlarla cami saldırılarının etkilerini konuştu.

admin 26 Eylül 2020

Almanya’daki en dramatik cami saldırılarından biri, 26 Eylül 2016 tarihinde Dresden’deki Fatih Camii’ne yapılan bombalı saldırıydı. Cinayet kastıyla yerleştirilen bomba, caminin önünde patladığında imam ve ailesi içerideydi. Şans eseri saldırıda kimse yaralanmadı, fakat aile ağır bir travma yaşadı. Fatih Camii cemaati ise bu korkunç eylem karşısında sarsıldı.

Cami Saldırıları

Almanya | Cami Saldırganı Suçunu İtiraf Etti

8 Şubat 2018

Saldırının olduğu gece, yatsı namazından sonra imam camideki bürosundayken büyük bir patlama sesi duydu. Hızlıca ailesinin yanına gittiğinde eşi ve oğullarını korku içinde buldu. Cami binasında imam ve ailesinin oturduğu evin önünde daha sonra üç tane daha el yapımı ham bomba tespit edildi. Patlamanın etkisiyle maddi hasar oluşmuş, caminin giriş kapısı içeriye doğru göçmüş ve caminin dış cephesinde dumanlar nedeniyle yangın izi oluşmuştu. Patlama 3 km öteden bile duyulacak kadar güçlü bir patlamaydı. Bombanın parçaları 48 metreye kadar yayılmıştı. Patlamayla açığa çıkan ısı 1000 dereceye kadar ulaşmıştı.

Patlamanın ardından caminin komşuları hemen yardıma koştular ve metrelerce yükseklikteki alevleri söndürmeye çalıştılar. Kısa bir süre sonra polis ve itfaiye geldi ve olay kontrol altına alındı. Güvenlik kameralarındaki kayıtların değerlendirilmesi sonucunda olay yerinde bazı sigara izmaritlerine ulaşıldı ve saldırgan 2016 yılının aralık ayında DNA analizi neticesinde yakalandı.

Saldırı gecesi fail aynı gün Dresden’deki bir kongre merkezinin çatısında ikinci bombayı patlatmıştı. O zaman 30 yaşında olan failin evinde yapılan aramada 4.5 kilodan fazla kullanıma hazır ağır patlayıcı madde bulunmuştu. Ayrıca failin İslam ve yabancı düşmanı Pegida oluşumunda birçok defa konuşmacı olarak sahne aldığı ortaya çıkmıştı.

“Hayatım Boyunca Unutamayacağım”

Patlamayı yakinen yaşayan Fatih Camii’nin eski imamı, o anı şöyle anlatıyor: “Çok kötü oldum ve gözlerim karardı.” O zaman altı ve on yaşındaki iki oğlu patlama anında ve sonrasında ölüm korkusu yaşamışlar ve “bizi öldürecekler” diye bağırmışlar. Saldırının ardından imam, eşi ve oğulları her hafta psikolojik terapi almışlar. İmamın o zaman 38 yaşında olan eşi ise, “Bu yaşananı ömrüm boyunca unutamayacağım.” diyor. Aile saldırının ardından Dresden’i terk etmiş ve o zamandan beri bilinmesini istemedikleri bir şehirde yaşıyor. Almanya Şansölyesi Angela Merkel da saldırının ardından imam ve ailesi ile buluşarak onlarla dayanışma sergilemişti.

Saldırgana Hapis Cezası

Camiye bombalı saldırıda bulunan Nino K., dört farklı kez cinayete teşebbüs, ağır kundaklama teşebbüsü ve patlamaya neden olmak suçlarından Dresden Eyalet Mahkemesi tarafından 9 yıl sekiz ay hapse mahkum edildi.

Yüksek Savcı Riccardo Schultz kararla ilgili yaptığı açıklamada saldırının “spontane bir eylem değil, uzun süre planlanmış bir eylem olduğunu belirtti. Schultz’a göre fail, saldırı anında içeride imamın dört kişilik ailesinin olduğunu biliyordu. Saldırı motivasyonu ise yabancı ve İslam düşmanlığıydı. Nino K. mahkemede bombayı yaptığını ve patlattığını itiraf etti.

Camiler Saldırıların Odak Noktası

Perspektif’e konuşan Fatih Camii Başkanı Ramazan Yıldırım, “Biz çok açık bir cemiyetiz ve çevremizle de daimi dialog içerisindeyiz.” dedi. 15 senedir cami yönetim kurulu üyesi olan Yıldırım, yalnızca kısa bir süredir başkanlık yapıyor. Yine de saldırının etkileri hakkında detaylı bilgilere sahip: “Saldırı, çok zor üstesinden gelinebilecek bir şeydi. Cemaatim saldırının etkilerini atlatabildi. Ne yazık ki camilere yönelik saldırılar o kadar sık gerçekleşiyor ki, insanlar artık daha çabuk atlatabiliyorlar.”

Yıldırım saldırının ardından Dresden Polisinin tavrının da takdire şayan olduğunu ekliyor. Dresden Komiseri yardım etmek ve dayanışma göstermek için saldırı yerine gelmiş. Birçok gazeteci ve medya mensubu da olay mahallinde bulunmuşlar.

Saldırının ardından cami cemiyeti güvenlik kurumlarıyla daimi iletişim içerisinde olmuşlar. “Polis her gün geliyor ve etrafı kolaçan ediyor. Özellikle cuma namazları öncesinde polis her zaman burada oluyor. Bu durum bize elbette güven duygusu veriyor.” diyor Yıldırım.

Cami Yeniden Saldırıya Uğradı

Caminin yeni imamı Baki Akdağ, cemaatte bilhassa ebeveynlerin endişeli olduğunu anlatıyor. Camide haftasonları birçok çocuk dinî eğitim görüyor ve ebeveynler için bu durum endişe doğuruyor: “Geçtiğimiz sene camimize bir saldırı daha gerçekleşti ve penceremiz bir taşla kırıldı. Bu saldırı da elbette cemaatin moralini bozdu.”

Fakat buna rağmen cemaat toparlanabilmiş. Akdağ, güvenlik kurumları ve hükûmetin ırkçılıkla mücadele konusuna önem verdiklerini ve bu açıdan cemaatin devlete güvendiğini ekliyor.

Anatomi Serisi

İslamofobi, İslam Düşmanlığı ve İslam Karşıtı Irkçılık Nedir?

18 Ocak 2020

Fatih Camii yönetim kurulu üyelerinden Yusuf Sengü, saldırıyı duyduğunda önce basit bir eylem zannettiklerini, bombalı saldırının boyutları ortaya çıkınca ise şok olduklarını ekliyor. Ayrıca şehirden birçok kişi ve kurumun saldırıdan sonra cemaatle dayanışma sergilediğini vurguluyor. “Sadece Müslüman cemaat değil, sinagoglar, kiliseler, polis ve siyasetten insanlar dayanışma sergilemek için buraya geldiler.”

Sengü için bu tarz saldırılarda esas sorumlu, medyada İslam ve Müslümanlar hakkındaki seçici dil. “Bu tarz olumsuz tasvirlerle Müslümanlar yaftalanıyor ve aslında Alman Anayasasının ilk maddesinde en üst seviyede korunması gereken insan onuru zedeleniyor.”

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar