Alman İslam Konferansı Seehofer: “Temel Arzumuz Almanya’da ve Almanca Konuşan İmam Yetiştirmek”

Alman İslam Konferansı'nın son oturumunda Almanya'daki imam eğitimi ve Avrupa'daki terör saldırıları konu edildi. Alman İçişleri Bakanı Horst Seehofer, Almanya'daki imamlara "fanatiklerle mücadele" çağrısı yaptı.

eyilmaz 11 Kasım 2020

Almanya’daki Müslüman temsilcilerle devlet arasındaki diyalog platformu olan Alman İslam Konferansı kapsamında “Almanya’da İmam Eğitimi” başlıklı bir video konferans düzenlendi. Konferansta konuşan Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer, Dresden, Nice, Paris ve Viyana’daki terör saldırılarının kendisini derinden sarstığını belirtti. Teröristlere ve aşırılara karşı mücadele ettiklerini aktaran Seehofer, Almanya’daki Müslüman dernek temsilcilerine bu saldırıları kınamalarından dolayı teşekkür etti. Seehofer, terör saldırılarının, birlikte yaşamanın temellerini, ülkedeki yaşam tarzını ve dinlerin birlikte barış içinde yaşamasını tehdit etiğini belirtti.

Saldırıların Almanya’da devletin Müslüman derneklerle iş birliği yapmasına engel olmadığını ifade eden Seehofer, Müslüman derneklerle başlatılan projelerin devam edeceğini kaydetti.

“Aşırılığa Karşı Mücadele Tüm Cephelerde Yapılmalı”

"İslamcılık"

Genel Şüphe ve Otosansür: Almanya’da İslamcılığı Önleme Tedbirleri

30 Ağustos 2020

Seehofer son zamanlarda Avrupa’da gündemde olan terörist saldırıları kastederek, “Almanya’daki Müslümanların imamlarına ve  otoritelere sesleniyorum: Lütfen bizimle birlikte ve elinizde olan tüm imkanlarla bu fanatiklere karşı mücadele edin. Aşırılara karşı mücadelenin tüm cephelerde yapılması lazım. Bu durum, Almanya’da mevcut durumda en büyük tehdidi oluşturan aşırı sağcı ve ırkçılar için de geçerli. Bunlar toplumuzu bölmek istiyor, şiddet ve nefret tohumları ekiyorlar.” ifadelerini kullandı.

Seehofer, Alman hükümetinin her türlü aşırılığa ve şiddete kararlı bir şekilde karşı çıktığını ve bir süre önce ülkede “Müslüman Düşmanlığına Karşı Bağımsız Uzmanlar Komisyonunu” kurulduğuna işaret ederek, “Açıkça nefret ve şiddet ile de kendini gösteren Müslüman düşmanı tutumlar, ülkemizde hem Müslümanlar hem de toplumsal barış için tehdit oluşturmaktadır.” dedi.

Almanya‘da İmam Eğitimi

Müslüman cemaatlerle ilgili temel arzunun Almanya’da ve Almanca dilinde imamların eğitilip yetiştirilmesi olduğunu belirten Seehofer, imam eğitimi konusunda Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’nin (DİTİB) başlattığı girişimlerle Osnabrück şehrinde Alman devleti desteğiyle yürütülen İslam Koleji (IKD) gibi girişimleri memnuniyetle karşıladığını ifade etti. Seehofer, Alman İslam Konferansı ile yabancı devletlerin etkisinden bağımsız olarak Müslümanların Almanya ve Avrupa’yı vatan edinmelerini sağlamak istediklerini vurguladı. Bunun Türkiye tarafından eğitilen ve Almanya’daki camilere yollanan imamlara iyi alternatifler yaratarak gerçekleşebileceğini öne sürdü.

Dosya: “Batı Avrupa'da İmam Eğitimi”

Almanya’daki Büyük Müslüman Cemaatlerin İmam Eğitimi Bilançosu

6 Ocak 2019

Osnabrück’teki imam eğitimi projesinin İçişleri Bakanlığı tarafından desteklendiğini söyleyen Seehofer, kurulan İslam ilahiyatı fakülteleri ile konulan teorik zeminin ardından imam eğitimiyle pratik alana bir yönelimin gerçekleşmesi gerektiğini savundu. Seehofer, bu eğitim sürecinin Alman Anayasası’ndaki temel değerlere ve Alman yaşam tarzına saygı duyan bir İslam için belirleyici olduğunu kaydetti. İmam eğitiminin devletin bir görevi olmadığını vurgulayan Seehofer, bu görevin din özgürlüğü kapsamında dinî cemaatlere düştüğünü ifade etti. 

Almanya’da eğitilen imamların diplomalarının tanınması gerektiğini de belirten Seehofer, “Eğer imamların Almanya‘da eğitilmesi isteniyorsa, o zaman devletin de bu meslek eğitiminin tanınması için gerekli şartları yerine getirmesi gerekiyor.” ifadesini kullandı. Seehofer, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgının başında virüs ile mücadelede zor dönemde “güvenilir ortak” olmalarından dolayı Müslüman çatı örgütlerine teşekkür etti. (AA, P)

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar