Fransa'da İslam Hakim el Karoui: “İslamcı Ayrılıkçılıkla Mücadele Yasası Yeterli Değil”

"Fransa İslam'ı" politikasının mimarlarından biri olarak tanınan Hakim el Karoui, Fransa'da tartışılan "İslamcı ayrılıkçılıkla mücadele" yasa tasarısının yeterli olmadığını belirtti. Karoui'ye göre İslamcılıkla mücadele için İslam'ın "başka bir formüle göre yorumlanması gerek."

admin 3 Şubat 2021

Fransa Cumhurbaşkanı’nın “Fransa İslam’ı” politikasının mimarı olarak tanınan Hakim el Karoui, Fransız parlementosunun yasa tasarısını tartışacağı bugünlerde yeni bir kitap yayımladı. Tarihçi Benjamin Hodayé ile gerçekleştirdikleri “Avrupalı cihatçı profil çalışması” (Fr. “Les militants du djihad: Portrait d’un Génération) 27 Ocak’ta yayımlandı. Kitap, 1 Ocak 2010 ile 31 Aralık 2019 tarihleri arasında “Cihatçılığa” aktif olarak katılmış kişilerden hareketle dönemsel bir analiz (2010-2019) üzerinden bu kavramı irdeliyor.

“İslamcılıkla Mücadele İçin Hukuk Yeterli Değil”

Aynı zamanda İslam İçin Müslümanlar Derneği’nin başkanlığını yürüten El Karoui, 2 Şubat’ta konuğu olduğu bir RTL yayınında, kamuoyuna daha öncesinde “İslami Ayrılılıkçılıkla Mücadele” olarak tanıtılan yasa tasarısının bir gereklilik olduğunu ama bu hâliyle yeterli olmadığını dile getirdi. Fransa‘da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, 2 Ekim’de “İslamcı ayrılıkçılıkla mücadele” olarak tanıttığı, gelen tepkiler üzerine “Cumhuriyet değerlerine saygıyı güçlendiren prensipler” olarak değiştirilen yasa tasarısı, camiler ve bu camilerin idaresinden sorumlu derneklere yönelik müdahalenin yanı sıra Müslümanlara ait dernek ve sivil toplum kuruluşlarının finansmanını denetim altına almayı öngörüyor. Tasarı, ayrıca hastaların doktorlarını cinsiyete göre tercih etmesini yasaklıyor ve muhalif görüşlerin “nefreti körükleyici paylaşımlar” adı altında değerlendirilip bastırılmasının önünü açıyor. Tasarı, ayrıca tüm kamu görevlileri için “sekülerlik eğitimini” zorunlu kılıyor.

FRANSA

"Fransa İslamı" İçin Yeni Öneri: Hacca da Helal Sertifikasına da Bakacak

23 Ocak 2019

Hakim el Karoui’ye göreyse yasa tasarısı her şeyi çözecek bir nitelikte değil. Karoui bu projenin “örgütlerde, derneklerde, camilerde ve okullarda bir dizi uygulamanın yaygınlaşmasını engellemek” için gerekli olduğunu söyledi. Bunun aynı zamanda “kamu hizmetinin tarafsızlık alanını genişletmeye” de izin vereceğini hatırlıyor. El Karoui’ye göre, “İslamcılık bir örgüt değil, bir ideoloji ve hukuk da bir ideolojiye karşı savaşmak için yeterli değil.” Yasal çerçevenin İslamcılığın yalnızca “yayılmasını sınırlayabileceğini” iddia eden El Karoui, Müslüman zihinlerin Selefileşmesine veya silahlı “Cihatçılığı” benimsemesine karşı savaşmak için cumhuriyetin “daha çekici” olması gerektiğini ve İslam’ın “başka bir formüle göre” önerilmesi ve yorumlanması gerektiğini söyledi. 

El Karoui’nin “Cihatçı Profil” Çalışması Nedir?

El Karoui tarafından ocak ayında yayınlanan araştırmada 2010-2019 yılları arasında kaydedilmiş 5400’ü aşkın “cihatçı” (kadın ve erkek) militanın 1460 kişilik kesimi profil çalışmasıyla incelendi.  Çalışmada, Avrupa’daki militan jenerasyonun hikayesi, geldikleri sosyal kökenler, bireysel radikalleşmelerinin psikolojik izleri ve Selefilik özelinde militanlaşmanın dinî ve ideolojik güzergahları da ele alınıyor. Kamuya açık ve kapalı kaynaklarla Fransa, Almanya, Belçika ve Birleşik Krallık’ta gerçekleştirilen bu çalışma; bir jenerasyonun büyük oranda hangi demografik kümelerden geldiği, ne kadarının şiddet eyleminde bulunduğu ya da terörist olarak tanımlandığı, Suriye’ye göç edenlerin yüzdesi, birbirleri arasındaki ailevi bağlar, militanların yıllara göre katılım sayılarındaki değişimler gibi verilerle bir sayısal temel oluşturuyor. 2019 sonu itibarıyla koronavirüs salgınıyla da ilişkili olarak Avrupa’da “Cihatçılığın” azalmasını bir nihai son olarak görmemeyi tavsiye eden el Karoui, bu fenomenin ilerleyen yıllarda canlanmasının uzak bir ihtimal olmadığı görüşünde. (bg)

admin

Lisans eğitimini Münster Üniversitesinde Sosyoloji ve Siyaset Bilimi bölümlerinde çift anadal olarak tamamlayan Kandemir, Duisburg-Essen Üniversitesinde sosyoloji yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Ağırlıklı çalışma alanları göç sosyolojisi ve ulusaşırı Türk toplulukları olan Kandemir Perspektif dergisi editörüdür.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar