Dosya: "Diaspora Medyası" Bir İhtiyacın Tezahürü: Perspektif Dergisi

Süreli yayınların en önemli vasıflarından biri istikrarsa diğeri de değişimdir. Perspektif dergisinin 300. sayısını yayımlarken derginin eski genel yayın yönetmeni ve redaksiyon kurulu üyeleriyle konuştuk.

admin 1 Nisan 2021

Farklı merhalelerden geçerek günümüze ulaşan Perspektif dergisi Avrupa’da yaşayan Türkiye kökenli göçmen Müslümanların kurduğu bir dinî organizasyon olan IGMG’nin ihtiyacı ve kurumsal istikrarının bir neticesi. Ancak istikrar kadar değişim de bu sürecin bir bileşeni. Elinizde tuttuğunuz bu dergi “AMGT Bülteni” adıyla başlayarak daha sonraki yıllarda “AMGT Avrupa Millî Görüş Teşkilatları Aylık Haber Bülteni & PERSPEKTİVE”, “Millî Görüş & Perspektive”, “IGMG Perspektive” ve nihayet “Perspektif” ismiyle yayın hayatına alanında en köklü yayın organı olarak devam ediyor. İsimdeki değişiklikler derginin kendi konumunu yansıttığı gibi hitap ettiği kitlenin de bakış açısındaki değişimler hakkında ipucu veriyor. Bu değişimin başında ve içinde birçok genel yayın yönetmeni, koordinatör ve redaktör var.

Haber Bülteninden Yorum Dergisine

2005-2012 yılları arasında derginin genel yayın yönetmeni, dönemin IGMG Genel Sekreteri olan Oğuz Üçüncü’ydü. Üçüncü Perspektif’in bir haber dergisinden yorum dergisine dönüştüğü sürecin de sorumlularından biriydi. Üçüncü bu süreci şöyle değerlendiriyor: “Dergi ilk yıllarda daha çok bir teşkilat haber yayını olarak çıkıyor ve teşkilatta olup bitenleri ele alıyordu. Türkiye’den yazarlarla zenginleştiriliyordu, ki bunlar dünya gelişmeleri hakkında yazarken olaylara Almanya’dan bakmıyorlardı tabii. Dergide Almanca yazılar da vardı ama onların konuları farklıydı, gündem konuları ele alınıyordu. Zamanla bunu değiştirdik. Hedefimiz haber yapmaktan ziyade pozisyonlarımızın, bakış açımızın ön planda olmasıydı.” 

Dosya: "Diaspora Medyası"

Perspektif'in Avrupa’daki Türkiye Kökenlilerle Kesişen Hikâyesi

1 Nisan 2021

2005 sonrası dergide basın açıklamaları ve yorum yazıları teşkilatın temel tutumunu yansıtıyordu. Ayrıca dergi teşkilat yöneticileri için bir nevi eğitim aracı olarak değerlendiriliyor ve yerel katılım, temsil kurumlarında aktivite veya devletle münasebetler gibi alanlarda bir bilgi kaynağı ve rehber olarak görülüyordu. Üçüncü diğer taraftan eleştiri de aldıklarını söylüyor: “O zamanlar Avrupa Birliğine yaklaşımımız beğenilmezdi. Zira zaten Avrupa’da yaşamamız hasebiyle AB konusunda daha olumlu bir pozisyona sahiptik.”

2007 itibariyle redaksiyon kurulunda yer alan sosyolog Ünal Koyuncu farklı aşamalardan sonra Perspektif’in gelinen noktada bir boşluğu doldurduğunu ifade ediyor: “Perspektif, bilhassa Avrupa’daki Müslüman azınlığın meselelerine eğilen, uzmanlarla görüşerek bilgi sunan ve fikir yürüten, Türkçe kamuoyuna hitap eden bir yayın organı ihtiyacını gideriyor.” Koyuncu, bir “göçmen yayını”ndan Avrupa’daki Müslümanların meselelerine ve dünyaya “buradan” bakan bir yayına doğru uzanan sürece de işaret ediyor: “Gelinen noktada Perspektif bir kaynak olarak bir boşluğu dolduruyor.”

ÖZEL DOSYA

İlahiyat ve gazetecilik eğitimi alan İlhan Bilgü, 1995’ten 2013’e kadar dergide farklı pozisyonlarda görev aldı. Ona göre aktüel Perspektif bir konunun veya tartışmanın farklı açılardan işlenmesi ile sadece teşkilat mensuplarının değil aynı zamanda ilgi duyan herkesin önüne farklı perspektiflerden bakabilmenin örneğini sunuyor. “Bunun yanı sıra derginin asıl doldurduğu boşluk, tüm bu yapılanların Türkçe olarak yapılıyor olmasıdır.” diyor Bilgü. 

Perspektif dergisine en uzun süre katkıda bulunan Bilgü, dergideki değişime de değiniyor: “Önceki dönemlerde meselelere daha çok teşkilatın bakış açısından bakılıyordu. Şimdi bu bakış açısı çeşitlendi. Bu farklılık, çeşitlilik de getirdi. İnsana olayları farklı açıdan, değerlendirme imkânı sunuyor. Dikkat ederseniz, farklılığı ‘ayrılık’ olarak değerlendirmiyorum.”

Yazan Aktivistten Yorumlayan Redaktöre

Önceki ve şimdiki dergi arasındaki farkı sorduğumuz Oğuz Üçüncü, “Biz kendimizi redaktörden ziyade ‘yazan aktivist’ olarak görüyorduk. Her iki yöntem de mümkün ama bizim zamanımızda derginin fonksiyonu bunu gerektiriyordu. Bu sebeple örneğin Alman İslam Konferansı ile ilgili bir yorum yazdığımızda ya da İslami cemaatlerle ilgili gelişmeleri değerlendirdiğimizde bu dikkate alınırdı.”

Bu bağlamda dergide daha çok negatif konuların ele aldığı eleştirisini de yersiz bulan Oğuz Üçüncü şöyle diyor: “Neticede ortada bir yanlış var ve bizler bununla ilgili pozisyon almalıyız. Bilhassa 2001 sonrası sözde güvenlik yasaları bağlamında nasıl pozitif gündem yaratırız sorusuna eğilecek bir ortam yoktu.” 

Karşılıklı Katkı

Genelde yayın faaliyetleri özelde ise dergi çalışmaları birçok kişinin yetişmesine de imkân tanıdı. Bu minvalde Ünal Koyuncu Perspektif’i bir ekol olarak görüyor: “Redaksiyon kurulu çalışmaları, metin hazırlığı aşamaları ve metin değerlendirmesi gibi çalışmaların nasıl yapıldığını Perspektif’te öğrendim.” diyen Koyuncu ayrıca derginin merkezî bir yayın olması hasebiyle kişinin bir “Avrupa perspektifi, hatta bir dünya perspektifi” edinmesine yardımcı olduğunu düşünüyor. Diğer taraftan Koyuncu, görevli olduğu süreçte derginin daha çok Avrupa’daki kendi kimlik tanımına, kendi yayın anlayışına uyan çizgide devam etmesine katkıda bulunduğunu ifade ediyor. 

Üniversiteli yıllarında bir dergi tecrübesi olduğunu söyleyen Oğuz Üçüncü ise Perspektif’le tekrar düzenli bir dergi çalışmasına adapte olma imkânını elde ettiğini belirtiyor. Ancak bundan daha önemli katkı olarak dergi vasıtasıyla “perspektiflerimizi aktarma imkânı, internet sayfası yanı sıra fikriyatımızı yayma yolu” elde ettiğini söylüyor. 17 yıllık dergi tecrübesiyle süreli yayın çıkarmanın ne anlama geldiğini iyi bilen İlhan Bilgü ise katkısının değerlendirmesini okuyucuya bırakıyor.

admin

Lisans eğitimini Münster Üniversitesinde Sosyoloji ve Siyaset Bilimi bölümlerinde çift anadal olarak tamamlayan Kandemir, Duisburg-Essen Üniversitesinde sosyoloji yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Ağırlıklı çalışma alanları göç sosyolojisi ve ulusaşırı Türk toplulukları olan Kandemir Perspektif dergisi editörüdür.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar