FRANSA Macron Fransa’nın Ruanda Soykırımı’ndaki Sorumluluğunu Kabul Etti

Cumhurbaşkan Macron, Fransa'nın Ruanda'da 1994'te 800 binden fazla kişinin öldüğü soykırıma ilişkin rolünü kabul ettiklerini ancak suç ortağı olmadığını ifade etti.

ehisim 27 Mayıs 2021

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkesinin Ruanda’da 1994’te 800 binden fazla kişinin öldüğü soykırıma ilişkin rolünü kabul ettiklerini ancak suç ortağı olmadığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Macron, resmi ziyaret için gittiği Ruanda‘da soykırım anıtında yaptığı konuşmada, “Sorumluluklarımızı tanımaya geldim.” dedi. “Fransa’nın Ruanda’da rolü, geçmişi ve siyasi bir sorumluluğu var.” diyen Macron, zamanın Fransız hükümetinin soykırım uygulayan Ruanda yönetiminin fiilen yanında olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Macron, Fransa’nın sebep olduğu acıları çekenlerin yüzüne bakma ve acılarını kabul etme görevi olduğunu belirterek ülkesinin doğrular konusunda uzun süre sessiz kaldığını kaydetti.

Suç Ortaklığını Kabul Etmedi

“Fransa suç ortağı değildi. Dökülen kan, onun silahlarına ya da askerlerinin ellerine bulaşmadı.” ifadesini kullanan Macron, Fransa’nın 1990’dan miras kalan çatışmaya dahil olarak ülkedeki duruma ilişkin uyarıları dikkate almadığını söyledi. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, ülkesinin bölgesel çatışma veya sivil savaşı önlemeye çalışırken tüm uyarıları kulak ardı ederek soykırım uygulayan bir kişinin yanında durduğunu, bu şekilde çok kötü biten döngüye dahil olduğunu dile getirdi. Son 10 yılda Ruanda’yı ziyaret eden ilk Fransa Cumhurbaşkanı olan Macron konuşmasını, “Ancak bu karanlık zamanları geçirenler affedebilir, bize kendimizi affetme hediyesini verebilir.” ifadesini kullandı.

“Soykırımda Ağır Sorumluluğu Var”

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a, martta Ruanda Soykırımına ilişkin sunulan raporda, Fransa’nın soykırımda ağır sorumluluğu bulunduğu ancak suç ortağı olduğunu gösteren bir şey olmadığı belirtilmişti. Dönemin Cumhurbaşkanı François Mitterrand’ın, soykırımda önemli rol oynadığı vurgulanan raporda, “Fransa, soykırım hazırlığı konusunda kör davrandı.” ifadesi kullanılmıştı. Raporda, Fransa’nın soykırımı yapan hükümete silah temin etmesinin ve Fransız askerlerinin Ruanda ordusuna eğitim vermesinin arkasında ülkenin etnikçi yaklaşımının olduğu aktarılmıştı. Ruanda hükümetinin girişimiyle ABD merkezli “Levy Firestone Muse” hukuk firmasının hazırladığı raporda da, Fransa’nın Ruanda Soykırımında ciddi sorumluluğu bulunduğu ve Fransız hükümetinin Hutu rejiminin soykırım gündeminden habersiz olmadığı, öngörülebilir bir soykırıma imkan tanıdığı vurgulandı.

Ruanda Soykırımı

Ruanda’da 1994’te Hutular, dönemin Devlet Başkanı Juvenal Habyarimana’nın uçağının düşmesinden sorumlu tuttukları Tutsilere karşı soykırım başlatmıştı. Ülkede 100 gün süren katliamda 800 binden fazla Tutsi hayatını kaybetmişti. Fransa, soykırımı yapan Hutu hükümetinin uzun süre destekçisi olduğu için uluslararası kamuoyunda ve ülke içinde eleştiriliyor. Fransa, 23 Haziran 1994’de ülkenin güneybatısında sığınmacılar için güvenli bölge oluşturmak amacıyla Turkuaz Operasyonu’nu başlatmıştı. Fransa, soykırımı engellemek yerine soykırımcılara silah ve mühimmat desteği sağladığı için kınanmıştı. Fransa’nın 1994’te Ruanda Soykırımını yapan Hutu hükümetine, Fransız ordusunun kontrolü altında olan bölgeden kaçması için emir verdiği “diplomatik telgraf” ortaya çıkmıştı. Mitterrand, Le Figaro gazetesine 1998’de verdiği mülakatta, “O ülkelerde bir soykırım yaşanması o kadar da önemli bir şey değil.” ifadesini kullanmıştı. (AA)

ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar