Müslüman Karşıtlığı Avusturya’da “İslam Haritası” Endişelere Yol Açtı

Avusturya’da hükûmetin Müslümanlara ait kuruluşlara yönelik haritalandırma çalışması, Müslüman temsil kurumları tarafından tepkiyle karşılandı.

Burak Gücin 28 Mayıs 2021

Avusturya’da iktidardaki merkez sağ Halk Partisi (ÖVP) ve Yeşiller Partisi koalisyon hükûmetinin öncülüğünde kurulan “Dini Saikli Siyasal Aşırıcılığa Yönelik Avusturya Dokümantasyon Merkezi”, ülkede Müslümanlara ait 600 cami, eğitim merkezi gibi çeşitli kurumların detaylı bilgilerinin yer aldığı bir tür “dijital harita”yı kamuoyuyla paylaştı.

Kamuoyunda “Siyasal İslam Dokümantasyon Merkezi” olarak bilinen merkez, “Islamlandkarte” adı verilen, Müslümanlara ait 600 cami ve derneğin detaylı bilgilerinin yer aldığı dijital platformda hazırlanmış bir haritayı düzenlenen basın toplantısında kamuoyuyla paylaştı.

Basın toplantısına Başbakan Sebastian Kurz’un partisinden Uyum Bakanı Susanne Raab, Almanya Münster Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Dokümantasyon Merkezi temsilcisi Prof. Dr. Mouhanad Khorchide, Viyana Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ednan Aslan ve akademisyen Elham Manea katıldı.

Müslümanlara Ait kuruluşlara Ait Detaylı Bilgiler

Dokümantasyon Merkezi tarafından Viyana Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Aslan’ın kurduğu ekibe yaptırılan çalışmada, harita üzerinde Müslümanlara ait cami, eğitim kurumu gibi çeşitli kuruluşlar işaretlenerek bu kurumların hangi çatı derneğine bağlı olduğu, dünya görüşleri, yöneticileri, adresleri gibi çeşitli bilgiler paylaşılıyor. Ayrıca ülkede Müslüman Türklere ait 3 çatı derneğine yönelik yapılan araştırma da tanıtıldı.

Camiler Mercek Altında

Uyum Bakanı Susanne Raab, burada yaptığı konuşmada, “siyasal İslam’ın” toplum için bir tehdit oluşturduğunu, yapılan çalışmalarla buna karşı daha etkili bir tutum sergileneceğini anlattı. Prof. Dr. Khorchide, Avusturya’da 60’ın üzerinde cami derneğini bünyesinde barındıran Avusturya Türk İslam Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Birliği (ATİB), Millî Görüş ve Ülkücü Hareket’in görüşlerini yaydığı ileri sürülen çok sayıda cami ve derneğe yönelik yapılan çalışmaya değindi.

Khorchide, Millî Görüş’ün siyasal İslam’ın Türkiye versiyonu olduğunu ileri sürerek hareketin fikir babası eski Başbakan Necmettin Erbakan’ın antisemitik söylemlere sahip olduğu iddiasında bulundu. Genelleme yapmak istemediğini Millî Görüş içinde farklı yaklaşımların da olabileceğini kaydeden Khorchide, iyi ya da kötü şeklinde hedef gösterici bir yaklaşım içinde olmadıklarını ülkedeki büyük cemaatlere yönelik bilimsel incelemede bulunduklarını savundu. Khorchide, ATİB’in Türkiye ile doğrudan bağlantılı ve etkisi altında olduğunu ileri sürerek Ülkücü Hareketi bu ülkede Avusturya Türk Federasyonu ve Avusturya Nizam-ı Alem Federasyonunun temsil ettiğini söyledi.

Prof. Dr. Aslan da cami ve derneklere ait bilgilerin yer aldığı haritanın Müslümanları potansiyel şüpheli olarak göstermek için yapılmadığını, hala tam anlamıyla tamamlanmayan çalışmanın derneklerdeki olumlu ve olumsuz yanları gösterdiğini, hangi derneğin entegrasyona ne kadar katkı sağladığına işaret edildiğini söyledi. Aslan, yapılan çalışmaların “Avrupa İslamı” anlayışına ve eski kıtadaki Müslümanların geleceğine katkı sağlayacağını ileri sürdü.

Müslümanlardan “İslam Haritası”na Yönelik Tepki

Avusturya İslam Cemaati (IGGÖ) Başkanı Ümit Vural, basına yaptığı açıklamada, kamuoyuyla paylaşılan “Islamlandkarte” adı verilen çalışmaya tepki göstererek bunu iktidarın ülkedeki Müslümanları, toplum ve demokratik hukuk düzeni için potansiyel tehlike olarak damgalamaya yönelik açık bir girişim olarak değerlendirdi. Vural, dokümantasyon merkezinin kurulum sürecinde, Müslüman toplumun siyasi etki altına alınması ve bilimin bu doğrultuda araçsallaştırılmasına dair kaygıların bugünkü çalışmayla teyit edildiğini söyledi.

Söz konusu haritanın, 2012’de gündeme getirilen eski bir çalışma olduğunu, burada yer alan bilgilere yönelik düzeltme taleplerinin göz ardı edildiğini belirten Vural, yapılan çalışmanın Müslümanlara yönelik artan ırkçılığı körüklediğini, Müslümanları ciddi bir güvenlik riskiyle karşı karşıya bıraktığını dile getirdi.

Vural, “Benim eşit bir temelde diyalog ve değiş tokuş yapmaya istekli olma anlayışım bu değil. “İslam Yasası”nda (Alm. Islamgesetz) 2015 yılında yapılan değişikliğin ardından dini cemaatimizde başlatılan reform süreçleri, siyasi aktörler tarafından sürekli olarak reddedilmektedir. En iyi niyetimle, bu tür bir politikanın tartışmayı nesneleştirmeye veya sosyal uyumu teşvik etmeye ne ölçüde katkıda bulunmayı amaçladığını göremiyorum. Müslümanların Avusturya toplumunun bir parçası olarak algılanmasına yardımcı olma varsayılan amacı, proje tarafından tamamen engelleniyor ”dedi.

ATİB, yayınladığı basın açıklamasında, bu çalışmanın ilan ettiği diyalog amacının anlaşılmaz olduğunu söyledi. ATİB, “bilimsellik kisvesi” altındaki bu “şüpheli” gelişmenin Avusturya denetim organları tarafından da aynı derecede eleştirel olarak görüleceğini ve burada yaşayan Müslümanların güvenliğinin şiddet yanlısı ve radikal grupların eline geçmeyeceğini umuyor.

Avusturya Müslüman Gençler (MJÖ) sivil toplum kuruluşu Başkanı Adis Şerifoviç de söz konusu çalışmanın, Müslümanları potansiyel şüpheli ve hedef olarak gösterdiğini kaydetti. Şerifoviç, şahısların kişisel bilgilerinin yer aldığı bu çalışmayla dokümantasyon merkezinin neyi amaçladığını anlayamadığını, bu yaklaşımın toplumu ayrıştırma ve diyaloğu zorlaştırmaktan başka bir işe yaramayacağını ifade etti.

Avusturya’daki IGMG’ye Bağlı Yerel Kuruluşlarından Açıklama

Ortak bildiri yayınlayan Avusturya İslam Federasyonu (AIF), Viyana İslam Federasyonu (IFW) ve Avustruya Linz İslam Federasyonu (ALIF), bu haritalandırmanın toplumdaki önyargıları tahrik ettiğini ve tüm Müslümanları genel bir şüpheye altında bıraktığını söyledi:

“Yayınlar sadece içerik olarak değil, eklemeler açısından da çok sayıda eksiklik barındırıyor. İslami federasyonlar, tüm kararlılıkla reddettiğimiz kitlesel tek taraflı bir yorum ve okumayla köşeye sıkıştırıldı. Pek çok eksiklik, araştırmanın ucu açık olmadığını, ancak istenen sonuca ulaşmak için çalışıldığını ortaya koymaktadır. İslami federasyonlar, bireysel iddialar hakkında ayrı ayrı yorum yapacak. Çalışmanın bilimsel doğası hakkında çok şey söyleyen Viyana Üniversitesi’nin çalışmadan ayrılmasını memnuniyetle karşılıyoruz.”

Avusturya’daki çatı kuruluşları olan İslam Toplumu Millî Görüş’ü (IGMG) yerel olarak temsil eden üç özerk kuruluşun bildirisinde, Avusturya hükûmeti İslami politikasını acilen test etmeye ve kendisini anayasal ilkelere yönlendirmeye çağırıldı: “Kökenleri, dinleri veya dünya görüşleri ne olursa olsun tüm vatandaşların eşit katılımının teşvik edilmesi.”

Farklı Kesimlerden Tepkiler Geliyor

Avusturya‘da ciddi tartışmalara neden olan Siyasal İslam Dokümantasyon Merkezi, başta ülkedeki Müslümanlar olmak üzere farklı kesimlerin tepkisine yol açmıştı.  Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) siyasetçi Muhammed Yüksek, sosyal medya hesabındaki  paylaşımında “Yarın bir cami yakılır ya da saldırıya maruz kalırsa, bunun sorumluları hükûmet içinde.” değerlendirmesini yaptı.

Avusturya’daki bir insan hakları örgütü olan SOS Mitmensch adına açıklama yayınlayan kurum sözcüsü Alexander Pollak, “Dinle ilgili sorunlu kurumların veya aktörlerin olduğu yerlerde, bunlar özel olarak adlandırılmalıdır. Bununla birlikte, dini azınlıklara karşı genel bir şüphe uyandırmak, belirli sorunların altını çizmeye veya hatta çözmeye katkıda bulunmaz, ancak bölünmeyi ve yabancılaşmayı teşvik eder. Politikanın amacı bu olamaz ve olmamalıdır.” sözleriyle endişelerini paylaştı. (AA, P)

Burak Gücin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar