Başörtüsü Yasağı Berlin’de Bir Okuldan Başörtülü Çalışanına: “Ya Başörtün, Ya İşin”

Berlin'deki bir okulun başörtülü Müslüman bir gönüllüye davranış şekli tartışmalara neden oldu. Başörtülü kadın üç ayın ardından başörtüsü sebebiyle görevinden uzaklaştırıldı. 

Burak Gücin 29 Ekim 2021

Berlinli genç bir Müslüman kadının gönüllü sosyal hizmet dönemi için Fritz Karsen Okulu bünyesinde çalışmaya devam etmesine izin verilmedi. Görevdeki üçüncü ayında okul yönetimini tarafından görüşmeye çağrılan başörtülü kadına işteyken başörtüsünü çıkarması ya da kendisine başka bir iş bulması gerektiği söylendi. Başörtüsünü çıkarmayı reddeden genç kadın, okuldaki görevinden uzaklaştırıldı.

Okul yönetiminin her türlü ırkçılık iddiasını reddettiği ve söz konusu tutumunu tarafsızlık yasasına dayandırdığı aktarıldı. Okuldaki gönüllü hizmet görevinden uzaklaştırılan Müslüman genç, Islamiq‘e konuştu.

Öğrencisi Olduğu Okulda Görev Yapmak İstemiş

Belçika

Belçika'da "Başörtüsüz Olma Şartı" Koşulan İş İlanı Kaldırıldı

28 Eylül 2021

Genç kadın görev yapmak istediği okulun aynı zamanda eski bir öğrencisi. 13. sınıfa geçmesinden kısa bir süre önce okulun sosyal pedagogları, kendisine bu alanda potansiyele sahip olduğunu söyleyerek sosyal pedegoji alanında, federal gönüllü hizmet programı kapsamında (Alm. Bundesfreiwilligendienst), bir yıllık süreyle çalışmasını tavsiye etmiş.  Genç kadının başörtülü olması o zaman hiçbir sorun teşkil etmemiş.

Bu tavsiye doğrultusunda okulunu “meslek lisesi” diploması ile sonlandıran genç, yapmak istediği gönüllü çalışmanın bu bağlamda staj olarak değerlendirilmesini istedi. Kinderring e. V. derneği tarafından işe alınan genç kızın, iş sözleşmesindeki  imzacılardan biri de okul yönetimiydi.

“Geleceğim Umurlarında Değil”

Hala yaşadığı olayın şokunu üzerinden atamayan genç kadın, önce kamu hizmetinde 3 ay çalışmasına izin verilip sonra ortada bırakıldığını belirtiyor. Okul yönetimi başörtüsüyle ilgili değişen tutumunu ise, genç kadının başörtüsü taktığını unuttukları argümanıyla açıklamış. Bu argümana inanmayan gence göre ise, bu açıklama “tamamen bir safsata”. Okuldaki bazı öğretmenlerin araya girmesiyle okuldan bir anda uzaklaştırılmayan genç kadına “Ya başörtüsü, ya da işin” denilerek, ondan bu ikisi arasında bir seçim yapması istenmiş. Müslüman genç bu tutumu, “Geleceğim umurlarında bile değil.” sözleriyle eleştiriyor.

Olayla ilgili kendilerine ulaşılan okul sekreteryası ve okulun sosyal pedagoji yetkilileri ise, böylesi bir durumdan haberdar olmadıklarını söylerek yaşananları doğrulamazken,”söz konusu kişinin” an itibarıyla hastalık izninde olduğunu söylediler.

Tarafsızlık Yasası ve Başörtüsü

Almanya'da Başörtüsü

Kuzey Ren-Vestfalya Eyaletinin Hukukta “Tarafsızlık” Masalı

2 Nisan 2021

Bununla birlikte Berlin Eyalet Hükûmeti’nin, Tarafsızlık Yasası’na dayanarak başörtülü Müslüman öğretmenleri görevlerinden alması hukuki olarak mümkün görünmüyor. 2020 Ağustos ayında Erfurt şehrinde bulunan Federal İş Mahkemesi, daha önce Berlin İş Mahkemesince başörtüsü taktığı gerekçesiyle çalışmasına izin verilmeyen öğretmenin dinî inancı nedeniyle ayrımcılığa uğradığına dair verilen hükmü onaylayarak, temyiz davasını reddetmişti. Berlin eyaletinde 2005’te yürürlüğe giren Tarafsızlık Yasası’nda (Neutralitätsgesetz) yer alan genel başörtüsü yasağının anayasaya aykırı olduğu görüşüne varan mahkeme, bir alt mahkeme olan Berlin Eyalet İş Mahkemesinin tazminat kararını onamıştı. Ancak hükmün gereği hâlâ tam olarak yerine getirilmiş değil.

Berlin’de kurulan ve Tarafsızlık Yasası’nın doğurduğu ırkçılığı görünür kılmaya çalışan #GegenBerufsverbot ittifakı, yargının hiçe sayıldığını söylerek Berlin eyaletini eleştiriyor. (P)

Burak Gücin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar