Fransa Sarı Yelekliler Tekrar Meydanlara İnmeye Hazırlanıyor

Fransa'da toplumsal ve siyasi krizlere neden olan sarı yeleklilerin gösterileri 3. yılına girerken eylemciler yarın sokaklara dökülmeye hazırlanıyor.

Burak Gücin 19 Kasım 2021

Fransa’da sarı yeleklilerin eylemleri akaryakıt zamlarına ve kötü ekonomik koşullara tepki olarak 17 Kasım 2018’de başladı. Bu gösteriler zamanla Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yönetimine karşı isyana ve öfkeye dönüşerek hızla dünya gündemine damga vurdu.

Başkent Paris’te yaklaşık 300 bin kişin katılımıyla başlayan sarı yelekliler eylemlerinde, son yılların en büyük şiddet olayları yaşandı. Paris ve çeşitli kentlerin sokakları, polis ile eylemciler arasındaki çatışmalara, araçların ve çeşitli maddelerin ateşe verilmesine sahne oldu. Gösterilerin özellikle ilk 2 yılında polisin protestoculara ve gazetecilere uyguladığı şiddet tartışılan konuların başında gelmesi de dikkati çekti.

Sarı Yelekliler Eylemlerine Katılım Azalmıştı

FRANSA

Fransa’da Siyasi ve Sosyal Bölünmenin Bir Yansıması: Askeriyeden Gelen Bildirgeler

3 Haziran 2021

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle ülkede getirilen tedbirler ve sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle geçen yıl gösteri düzenleyemeyen sarı yelekliler son aylarda cumartesi günleri eylemler yapsa da katılım çok düşük oldu. Sarı yelekliler özellikle sosyal medya üzerinden Fransızları seferber etmeye çalıştı ancak sokağa çıkanların sayısı istenilen seviyeye ulaşamadı.

Ülkede 17 Kasım’da yayımlanan bir ankete göre, katılımcıların yüzde 40’ı sarı yelekliler hareketine yakın hissettiğini belirtti. Gösterilerin ilk aylarında bu oran yaklaşık yüzde 80 olarak belirlenmişti.

Ancak gösterilerin toplumun büyük bölümünün alt ve orta gelirli insanların yaşadığı ekonomik zorlukların bilincine varmasını sağladığı değerlendiriliyor. Salgının etkisiyle son haftalarda Avrupa ülkelerinde enerji fiyatlarının artması ve hayatın daha da pahalı hale gelmesi, sarı yeleklilerin ortaya çıkış sebebi olmuştu. Bu bağlamda sarı yeleklilerin gösterilerinin akıbeti, daha hareketli hale gelip gelmeyeceği ve katılımın artıp artmayacağı merak konusu oldu.

“Olayların Başlangıç Sebepleri Hâlâ Geçerli”

Fransa Ulusal Araştırma Merkezi (CNRS) Araştırmacısı ve “Sarı Yeleklilerin Küçük Sosyolojisi” adlı kitabın yazarı Christian Le Bart, yaptığı açıklamada, sarı yeleklilerin eylemlerinin başlangıç sebeplerinin hala geçerli olduğunu vurguladı.

Alım gücünün daha da düştüğünü ve hayat ile ekonomik şartların iyileşmediğini ifade eden Le Bart, sarı yeleklilerin taleplerinin karşılanmadığını ve yeni bir hareketin oluşabileceğini kaydetti.

Bir eylemde polisin kullandığı plastik mermi nedeniyle gözünden yaralanan sarı yeleklilerin liderlerinden Jerome Rodrigues, yaptığı açıklamada, Fransızları ülke genelinde yarın gösterilere katılmaya davet etti.

Rodrigues, sarı yeleklilerin akaryakıt fiyatlarına getirilen zam nedeniyle ortaya çıktığını, bugün bu ücretlerin 2018’e göre yüzde 20 daha yüksek olduğunu ifade ederek bu nedenle daha fazla sokaklara inmelere gerektiğini söyledi.

“Ekonomik Zorluklar Katılımı Azalttı”

"Ayrılıkçılık Yasası"

Fransa Olağanüstü Hâlden Çıkmaya Niyetli Değil

7 Mart 2021

Birçok sarı yelekli liderlerin arasında mücadelesini hala sürdüren tek kişi olarak öne çıkan Rodrigues, Fransızların yaşadığı ekonomik sorunların artık akaryakıt fiyatları ile sınırlı kalmadığını belirtti.

Rodrigues, 3 yılda hükûmetten taleplerine karşılık işçilere sadece tek seferlik bir prim verildiğini belirterek insanların bir bölümünün yaşadığı ekonomik zorluklar nedeniyle cumartesi günleri gösterilere katılamadıklarını kaydetti.

Öte yandan sarı yeleklilere destek veren iş insanı Fabrice Grimal, öğretmen Clara Egger ve şöför Eric Drouet ve aktivist Jacline Mouraud, Nisan 2022’de düzenlenecek cumhurbaşkanı seçimine adaylıklarını açıkladı.

Polis Şiddeti Tartışmaları

Sarı yeleklilerin özellikle ilk 2 yılında düzenlediği eylemlerindeki polis şiddetinin bilançosu, ülkedeki güvenlik güçlerinin şiddete meyilli olduğunu ve orantısız güç kullandığını ortaya koyuyor. Polisler gösterilerde eylemcilere karşı biber gazının yanı sıra gaz el bombası ve plastik mermi kullanmakta sakınca görmüyor.

Yasalara göre, güvenlik güçlerinin plastik mermi ve gaz el bombasıyla kişilerin kafasını hedef alması yasaklanıyor. Buna rağmen polis sıklıkla gazetecileri ve göstericileri hedef alıyor. Mediapart internet sitesinin gazeteci David Dufresne ile yaptığı çalışmaya göre, polis şiddeti nedeniyle 127’si gazeteci olmak üzere 770 kişi yaralandı, 5 kişinin eli koptu, 30 kişi gözünü kaybetti. Toplam 11 kişinin öldüğü gösterilerde 4 kişi, polisin kullandığı savunma araçları nedeniyle yaşamını yitirdi. Eylemlerde ayrıca basın özgürlüğü polis tarafından 194 kez ihlal edildi.

İlk etapta sarı yeleklilerin protestolarına sessiz kalan Birleşmiş Milletler, polis şiddeti nedeniyle yaralı bilançosunun artmasının ardından hükümete diyalog ve orantısız güç kullanımına ilişkin iddialarla ilgili soruşturma açması çağrısında bulundu. Öte yandan birçok ülkede düzenlenen protestolara hızlı tepki gösteren ve itidal çağrısında bulunan Avrupa Birliği (AB), Fransa’nın polis şiddetini görmezden geldi.

Gösterilerin Ardından

Analiz

Neden Kimse Fransa'yı ve Macron'u Anlamıyor!

27 Aralık 2020

Eylemlerin ilk yılında ülke ekonomisi de büyük yara aldı. Gösterilerin düzenlendiği bölgelerdeki esnafın ciro kaybı, yüzde 20-30 olarak belirlendi. Alışveriş merkezleri 2 milyar avro, mağaza, ofis veya araçları zarar görenlere ödeme yapan sigorta şirketleri 217 milyon avro ve gıda sektörü ise yaklaşık 13 milyar avro zarar etti.

Macron’un sarı yeleklilerin taleplerine yanıt olarak aldığı önlemlerin bedeli de 17 milyar avro olarak hesaplandı. Ayrıca gösteriler nedeniyle fazla mesai yapan polis ve jandarmaya ödenen ücretlerin toplamı 46 milyon avro olarak belirlendi. Gösterilerde zarar gören yol radarları da 71 milyon avro maliyete neden oldu.

Esnafın eylemlerde uğradığı zarar nedeniyle de 75 bin kişi işsiz kaldı. Gösteriler, sadece ekonomiyi değil turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Paris’i olumsuz etkiledi. Eylemlerin ilk aylarında Paris’e yapılan uluslararası uçuşlarda yüzde 5 ile 10 arasında düşüş yaşandı. (AA)

Burak Gücin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar