Almanya “Göçmen Kökenliler Aşı Olmaya Almanlardan Daha Meyilli”

Almanya'da yapılan bir çalışma, göçmen kökenlilerin yeni tip koronavirüse karşı aşı olmaya daha mesafeli olduğu iddiasının doğru olmadığını ortaya koyuyor.

4 Şubat 2022

Robert Koch Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen yeni bir araştırmanın sonuçlarına göre, göçmen kökenli vatandaşların aşılanma oranı Alman kökenlilerden daha düşük.  Ancak uzmanlara göre aşı olma kararında insanların kökeni belirleyici bir rol oynamıyor. Aksine göçmen kökenliler arasında Kovid-19 aşısı olma noktasında yaşanan tereddütün en önemli sebeplerinden biri Almanca dil yeterliliği konusundaki engeller.

Bilim insanları bu nedenle, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı aşı kampanyasında göçmen kökenlilere hedef grup olarak yaklaşılması gerektiği görüşünde. Zira hedefe yönelik doğru bilgilendirme ile göçmen kökenli pek çok insan aşı olmaya ikna oluyor.

Aşı Olma Kararını Etkileyen Faktörler

Kovid-19

Kovid-19'da Hangi Aşamadayız?

7 Aralık 2021

Almanya‘da bulaşıcı hastalıklar alanında çalışmalar yürüten Robert Koch Enstitüsünün (RKI) Kovid-19 gözetim programı olan COVIMO kapsamında, Almanya’da düzenli aralıklarla temsili nitelikte anket çalışmaları gerçekleştiriliyor. 3 Şubat’ta yayımlanan dokuzuncu anket çalışmasına bin göçmen kökenli, bin Alman kökenli kişi katıldı.

RKI’nin gerçekleştirdiği ve Mediendienst Integration platformu tarafından kamuoyunun dikkatine sunulan çalışma, göçmen kökenliliğin kişilerin aşı olma kararı alıp almamalarında oldukça küçük bir rol oynadığını ve belirleyici bir faktör olmadığını ortaya koyuyor. Çalışmada yer alan RKI araştırmacılarından Elisa Wulkotte, bu kararda daha ziyade kişinin eğitim seviyesi, gelir düzeyi, yaş aralığı ve dil engeli gibi sosyo-ekonomik koşulların etkili olduğuna dikkat çekiyor. 

Çalışmaya katılan göçmen kökenli kişilerin yaklaşık yüzde 84’ü en az bir kez aşı olduğunu belirtirken, Alman kökenlilerde bu oran yüzde 92’ye yükseliyor. 18-29 yaş aralığı grubundaki aşılama oranı ise, her iki kesimde de yaklaşık yüzde 93 ile aynı düzeyde seyrediyor. Her iki kesimde en düşük aşılanma oranı ise 30-39 yaş aralığında gözlemleniyor.

Almancaya Hâkimiyet ve Çok Dilli Bilgilendirme

Wulkotte, Almanca bilme seviyesinin aşılama oranlarındaki farklılıkların büyük bir bölümünü açıklayabileceğini ifade etti. Ana dili Almanca olan veya çok iyi düzeyde Almanca bilen katılımcıların yaklaşık yüzde 92’si en az bir kez aşı olduğunu söyledi. Orta düzeyde Almanca bilenler arasında bu oran yüzde 83’e, Almancası zayıf olanlarda ise yüzde 75’e düşüyor.

Çalışma, göçmen kökenli olan ve henüz aşı yaptırmamış olan katılımcıların aşı olma isteğinin, Alman kökenli kesime göre daha yüksek olduğunu ve ikisi arasında anlamlı bir farkın mevcut olduğunu tespit ediyor. Çalışmanın bir diğer önemli tespiti ise, aşıların uzun dönemdeki yan etkilerine dair dolaşımdaki yanlış bilgilerin (kısırlık ve cinsel iktidarsızlık gibi), göçmen kökenli katılımcılar arasında daha yaygın olması.

Çalışmada yer alan Bielefeld Üniversitesinden Prof. Dr. Doris Schaeffer, aşılama kampanyasının hedef gruplar üzerinden kurgulamasının gerektiğini vurgulayarak, “El ilanları, afişler veya sosyal medya platformlarında daha fazla çok dilli bilgilendirme yapmalıyız” diyor.

Çok dilli bilgi eksikliğinden ötürü birçok insanın, kendi ana dilinde bilgiye erişmek için Almanya dışındaki ülkelerin kaynaklarına baktığını ifade eden Schaeffer, ana dili Almanca olanların dahi bir doktor randevusuna gittiğinde karşılaştığı teknik terimleri anlamakta zorluk yaşadığına dikkat çekiyor.

Göçmen Kökenlilerin Aşı Olmak İstemediği İddiası

Göç Kökenliler ve Pandemi

Almanya’da Koronavirüs Vakaları "Gurbetçiler" Yüzünden Mi Arttı?

25 Mayıs 2021

Basın açıklamasında, ayrıca, bu sorunlarla başa çıkmada Bremen şehrinin bir çözüm örneği sunduğuna yer verildi. Şehir halkı, Almanya’daki en yüksek aşılama oranı olan yüzde 87’e ulaşmış durumda. Bremen’deki aşı merkezlerinin başkanı Kay Bultmann, bunu başarmak için bölge sağlık idaresinin aşı olmak isteyenleri bulundukları konumdan aldığını söyledi. İlaveten, gıda dağıtım noktalarında ve evsizlere ve mültecilere ev sahipliği yapan barınaklarda birden fazla dil konuşabilen aşı ekipleri görev yapıyor.

Mart 2021’de Bild gazetesinde yer alan bir haber ülke çapındaki Kovid-19 aşısı tartışmalarını tetiklemişti. Bild söz konusu haberde, RKI Başkanı Lothar Wieler‘e ve bir hastanenin başhekimine ait olduğu iddia edilen ve yoğun bakımdaki Kovid-19 hastalarının yüzde 90’nının göçmen kökenli olduğunu belirten açıklamalar alıntılamıştı. Akabinde ise hem Wieler hem de adı geçen başhekim haberdeki rakamların doğru olmadığını açıklamıştı. Buna rağmen göçmen kökenlerin yalnızca çok az bir kısmının aşı olduğuna dair mevcut ön yargı varlığını sürdürüyor. (P)

Perspektif’te yayınlanan içeriklerden anında haberdar olmak için ücretsiz e-bültenimize abone olabilirsiniz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |