Seda Başay Yıldız Avukat Seda Başay Yıldız “NSU 2.0” Tehdit Mektupları Davasında Konuştu

Almanya’da "NSU 2.0" imzalı tehdit mektupları göndermekle suçlanan aşırı sağcı Alexander Horst M.'nin yargılandığı dava Frankfurt'ta devam ediyor. Avukat Seda Başay Yıldız, davanın ikinci duruşmasına davacı ve tanık olarak katıldı.

Burak Gücin 23 Şubat 2022

Almanya’da 2018’den bu yana çok sayıda kişiye, “NSU 2.0” imzası bulunan tehdit mektupları göndermekle suçlanan aşırı sağcı Alexander Horst M. hakkında açılan dava sürüyor.

Yöneltilen Suçlamalar

Yorum

Almanya’nın Üniformalı Irkçıları

15 Şubat 2019

Frankfurt Eyalet Mahkemesinde 16 Şubat’ta görülen davanın ilk duruşmasında 54 yaşındaki zanlı hakkında savcılığın hazırladığı yaklaşık 120 sayfalık iddianame okundu. İddianamenin okunması yaklaşık 3 saat sürdü. Mayıs 2021’de Berlin’de gözaltına alınan Alexander Horst M., iddianamede hakaret, tehdit ve suç işlemeye tahrik etme, halkı kışkırtmak, çocuk pornografi görüntüAvukayleri bulundurmak ve silah yasasını ihlal etmekle suçlanıyor.

Zanlı, hakkındaki suçlamaları reddetmişti. 2018’de ilk tehdit mektubunu alan avukat Seda Başay Yıldız, ilk duruşmanın öncesinde mahkeme önünde yapılan gösteride okunan mesajında, kişisel bilgilerinin polis bilgisayarından nasıl alındığının aydınlatılmasını istedi. Yıldız, bu verilerin zanlıya nasıl verildiğinin açıklanması gerektiğini vurguladı.

Mahkemede İkinci Duruşma

21 Şubat’ta görülen ikinci duruşmaya davacı ve tanık olarak katılan Başay Yıldız, sakin ve net bir ses tonuyla, Ağustos 2018’den bu yana faks ve daha sonra e-posta yoluyla 20’ye yakın tehdit mektubunda ırkçı hakaretler ve tehditler hakkında konuştu:  İlk tehdit mektubu, işi sebebiyle için yurt dışı seyahatinde olduğu bir akşam faks olarak hukuk bürosuna gönderilmiş: Faksta o zamanlar 22 aylık olan kızının adı verilmiş, tehdit edilmişti ve “katledilmesi” gerektiği yazılmıştı.

Başay Yıldız, kızına yönelik ölüm tehdidinin işi ve üstlendiği  davalar nedeniyle daha önce çok defa karşılaştığı tehditlerin ötesinde olduğunu ve aynı akşam eşiyle beraber şikayette bulunduklarını anlattı.  19 Şubat 2020’de Hanau’da gerçekleşen ırkçı terör saldırısının yıl dönümünde ev adresinin internette yayınlanmasıyla beraber Başay Yıldız, ailesiyle beraber, korku ve endişeye kapıldığını güvenlik önlemleri almak durumunda kalmış.

Tehdit mektuplarının gelmeye başlamasından beri küçük kızın, okula ya da kreşe giderken her zaman bir yetişkinin yanında olması bunlardan biri. Aile, ayrıca, yeni bir eve taşınmış fakat SS-Obersturmbannführer” imzalı ve doğrudan Başay Yıldız’a gönderilmeyen bir elektronik postada, Başay Yıldız’ın yeni ev adresine ilişkin bilgilerin yer aldığı belirtilmişti.

Aşırı sağcı sanık Horst’a kendisini savunması için söz hakkı verildi. Horst, “NSU 2.0” imzalı mektupları yazdığını reddetti. Sanık, savunması süresince Başay Yıldız ile göz teması kurmaktan kaçındı.

NSU 2.0 Tehdit Mektupları

Hanau

Seda Başay Yıldız: “Almanya’nın Kurumsal Irkçılık Sorunu Var”

18 Şubat 2022

Almanya’da 8’i Türkiye kökenli toplam 10 kişiyi katleden Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütü davasının müdahil avukatlarından Yıldız da 2018 ve 2019 yıllarında “NSU 2.0” imzalı ölüm tehdidi içerikli mektuplar aldı. Yapılan soruşturma kapsamında mektuplar gönderilmeden kısa bir süre önce Frankfurt’taki 1. bölge karakolun bilgisayarından avukat Başay Yıldız’ın kişisel bilgilerine bakıldığı tespit edilmişti.

Mektupların ardından inceleme başlatan Hessen Eyalet İçişleri Bakanlığı, 40 polis hakkında aşırı sağ bağlantılı suçlarla ilişkileri oldukları gerekçesiyle soruşturma açmış ve 5 polisi açığa almıştı. Yıldız’ın yanı sıra aralarında siyasetçiler, avukatlar ve basın sektöründe çalışan çok sayıda kişiye 100’ün üzerinde nefret ve tehdit mektupları gönderildi. (AA/P)

Burak Gücin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

    Hakkımızda

    Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

    YAZININ DEVAMI
    Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |