Belçika Refakatsiz Çocukların Sokakta Kaldığı Belçika’da Kriz Büyüyor

Belçika'da mülteci kabul merkezlerinin kapasitelerinin dolması nedeniyle aralarında 13-14 yaşındaki refakatsiz çocukların da bulunduğu sığınmacılar sokaklarda yatmak zorunda kalıyor.

admin 20 Ekim 2022

Belçika’da sığınma başvurusu yapmak isteyenlere barınacak yer bulunmamasıyla ilgili bir yılı aşkın süredir kriz yaşanıyor. Belçika Federal Sığınmacı Kabul Kurumunun (Fedasil) başkent Brüksel’deki “Petit Chateau” (Küçük Şato) adı verilen merkezinin önünde sabah erken saatlerden itibaren başvuru yapmak için bekleyen sığınmacılardan çoğu günün sonunda polis tarafından uzaklaştırılıyor.

Anatomi Serisi

Refakatsiz Mülteci Çocuk Kimdir?

6 Eylül 2020

Sivil toplum kuruluşları (STK), bu kişilere imkanları dahilinde gıda, giysi ve sağlık desteği sağlıyor. Belediyelerin yerel yardım sistemlerinin devreye sokulmasının sorunu çözeceğine dikkati çeken STK’ler, devletin buna mülteciler için çekici bir merkez hâline gelmeme amacıyla başvurmadığını belirtiyor.

Sene başından bu yana 5 bin civarı kişinin barınma başvurusu reddedildi. Son olarak geçen hafta 18 yaşın altındaki 21 “refakatsiz sığınmacı çocuğun” sokağa terk edilmesi ülke gündemini sarstı, devlet STK’lerin yoğun eleştirisine maruz kaldı.

Refakatsiz Çocuklar Sokağa Terk Ediliyor

Sokağa terk edilenlere gündüz bakımı veren ana merkez konumundaki “Hub Humanitaire” isimli insani yardım merkezinin koordinatörü Lorenzo Durante Viola, refakatsiz sığınmacı çocuklarla ilgili, “Dosyalarının üzerine birer not kağıdı yapıştırıp, merkezimizin adını yazıp taksiyle öylece yolluyorlar.” ifadesini kullandı.

Viola, önceki gün bu kategorideki 14 çocuğun, merkezin kapanmasına 15 dakika kala taksilerle gönderildiğini anlatarak, sözlerine şöyle devam etti:

“O yüzden onlar için pek bir şey yapamadık. Burası 19.00’da kapanıyor. Onlar için 22.00’ye kadar burada kaldık ve onlara nereye geldiklerini anlattık. Biz, sivil toplum kuruluşuyuz, devlet değiliz, barınak sağlamıyoruz. Sonunda onlardan burayı terk etmelerini istemek zorunda kaldık. Bazıları özel temaslar veya arkadaşlar aracılığıyla kalacak bir yer buldu ama 7’sine kartonlar sağladık ve merkezin hemen önünde uyudular. Bazıları gerçekten küçük, 13-14 yaşında. Dün sokakta uyumak zorunda kalanlardan biri 14 yaşındaydı.”

Viola, merkezin yalnızca gündüz bakımevi olarak faaliyet gösterdiğini, öğle ve akşam yemeği, sağlık hizmeti, banyo gibi olanaklar sağladığını dile getirdi.

“Ukraynalılara Gelince Durum Farklıydı”

Viola, federal hükûmetin acil durum ilan ederek belediyelerin sorumluluk almasını sağlaması gerektiğine dikkati çekerek, ancak hükûmetin bunu yapmak istemediğini, bu konuda yeterli siyasi iradenin mevcut olmadığını belirtti.

“Dikkati çekmek istediğimiz konulardan biri de Ukraynalılara gelince bunun böyle olmadığı.” diyen Viola, her ne kadar Avrupa Birliği’nin çıkardığı geçici koruma direktifi çerçevesinde olsa da Belçika’nın Ukraynalılara barınak sağlamakta oldukça hızlı davrandığının altını çizdi.

“Devlet Çözüm İçin İrade Göstermiyor”

Flamanca konuşulan bölgede sığınmacılarla ilgilenen ana STK “Vluchtelingenwerk Vlaanderen”in sorumlusu Thomas Willekens da bu kişilerin genelde 16-18 yaşlarında ve Afgan olduğunu, geri kalanının ise Burundi, Suriye, Eritre ve Somali’den geldiklerini söyledi. Listede binlerce kişinin bulunduğunu aktaran Willekens, bu kişilerin mahkemeye başvurduğunu, kararın çıkmasından sonra da ortalama 54 gün beklemek zorunda kaldıklarını dile getirdi.

Willekens, devletin 1500 kadar ek barınak açacağını duyurduğunu söyleyerek, şu ifadeleri kullandı:

“Bunlara evsizler de kabul ediliyor. Şu anda barınacak yeri olmayan sığınmacıların sayısı 4 bin civarında. Malum Belçika’da çok sayıda evsiz de var. Çözümden çok uzağız, kış boyunca bu durum daha kötüleşecek ve dramatik sonuçlara yol açacak. Bu, temelde federal düzeyde siyasi irade eksikliğinden, yerel düzeyde de yetki eksikliği ve cesaretsizlikten kaynaklanıyor. Kanun, belediyelerin dayanışma gereği belli sayıda sığınmacıya kapılarını açmasına imkan veriyor ancak Devlet Bakanı (Nicole de Moor), bu çözümü birkaç hafta önce tümüyle reddetti, asla uygulamayacağını söyledi. Yani kısa zamanda çözüm olacağını düşünmüyorum çünkü bu konuda federal bir istek yok.”

Willekens, STK’lerin açtığı dava sonucu mahkemenin devleti “en az bir kişiye kalacak yer verilmeyen veya sığınma başvurusu alınmayan her iş günü başına” 5 bin avro ceza, sığınmacıların bireysel başvuruları sonucunda da o kişiye 1000 avro tazminat ödemeye mahkum ettiğini belirterek, “Ama hiçbirini ödemiyor.” dedi.

“Belçika Çekici Hâle Gelmesin” Taktiği

Söz konusu STK’lerin çatı kuruluşu Mülteciler ve Yabancılar için Koordinasyon Girişimlerinin (CIRE) Direktörü Sotieta Ngo da barınma merkezi yerine sokakta uyumak zorunda kalacakların sayısının kış aylarında ortalama 7 bine çıkmasını beklediğini dile getirdi.

Belçika hükûmetininin ülkenin mülteciler için “çekici” hâle gelmemesini istediği için böyle bir tutum sergilediğine işaret eden Ngo, ama bunun mevcut durumu değiştirmek için hiçbir şey işe yaramadığını dile getirdi.

Brüksel’deki Sığınmacı Kabulü Krizi

Ülkede uzun süredir sığınmacıların kabulüyle ilgili kriz yaşanıyor. Sorumlu federal ajans Fedasil’in, AB’nin başkenti konumundaki Brüksel’deki merkezi Petit Chateau’nun önünde oluşan ve gece gündüz süren uzun kuyruklar, sorunu gözler önüne seriyor.

CIRE’nin de aralarında olduğu Belçika‘da önde gelen 10 STK, meseleyi mahkemeye taşımıştı. Brüksel Asli Hukuk Mahkemesi, 19 Ocak’ta, söz konusu STK’ların başvurusu üzerine Fedasil’in “en az bir kişiye kalacak yer verilmeyen veya sığınma başvurusu alınmayan her iş günü başına” 5 bin avro ceza ödemesine hükmetmişti.

Öte yandan Belçika, Ukraynalıların kayıtlarını hızla yapmalarına imkan vermiş, ardından bu kişilere oturum ve çalışma izni ile eğitim ve sağlık hizmetlerinden faydalanma hakkı tanımış, “sosyal refah, barınma ve geçim yardımları” gibi imkanlar sağlamıştı. (AA, P)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Perspektif’te yayınlanan içeriklerden anında haberdar olmak için ücretsiz e-bültenimize abone olabilirsiniz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |