Araştırma

Avrupa’daki Rusya Yanlıları Kimler? Ukrayna Savaşı Hakkında Ne Düşünüyorlar?

Avrupa’da Rusya yanlısı tutumlar sanıldığı gibi enerji krizi ya da ekonomik kayıplarla açıklanmıyor. 18 ülkede yaklaşık 30 bin kişiyle yapılan araştırma, Rusya’ya sempati duyanların daha çok Kremlin’e yakın partilerin seçmenleri, alternatif haber kaynaklarını takip edenler ve komplo teorilerine inananlar arasında yoğunlaştığını gösteriyor.

Avrupa’daki Rusya Yanlıları Kimler? Ukrayna Savaşı Hakkında Ne Düşünüyorlar?
26 Mart 2022'de Kıbrıs'ın Larnaka şehrinde Rusya yanlısı eylem yapan göstericiler. | Fotoğraf: kirill_makarov - Shutterstock.

Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’yı geniş çaplı işgali, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa tarihinin en önemli askerî çatışmasını başlattı. Avrupa kamuoyu büyük ölçüde Ukrayna yanlısı olsa da Avrupa nüfusunun kayda değer kesimleri, bu konuda mütereddit hatta açık biçimde Rusya yanlısı tutumlar benimsiyor. Ukrayna’ya askerî ve mali yardım sağlanmasında kamuoyu desteği belirleyici olduğundan, bazı Avrupalıların neden saldırgan tarafa sempati duyduğunu anlamak istedik [1].

Mart 2026’da yayımladığımız araştırmamız, Kremlin yanlısı pozisyonların dört ana kaynaktan beslenebileceğini dikkate alıyor:

  • Ekonomik çıkarlar
  • İdeoloji
  • Partizan hizalanma
  • Dezenformasyon

2023’ün sonlarında yapılan iki akademik anketten elde edilen verileri analiz ettik. Bu veriler, on sekiz Avrupa ülkesinden yaklaşık 30 bin katılımcıyı kapsıyordu.

Anketlerde katılımcılara savaştan kimi sorumlu tuttukları ve savaşta kimin kazanmasını istedikleri soruldu. Pratikte bu iki soruya verilen cevaplar birbiriyle güçlü biçimde bağlantılıydı ve ülkeler arasında önemli farklılıklar gösteriyordu. Örneğin Rusya’nın zaferine destek Polonya’da neredeyse yok denecek kadar azken, Slovakya’da yüzde 20’ye yaklaşıyordu.

Rusya Yanlısı Tutumların Oluşumunda Parti Bağları ve Dezenformasyon Öne Çıkıyor

İstatistiksel analizlerimiz, Avrupalıların Ukrayna’daki savaşa ilişkin tutumlarını birinci ve en güçlü biçimde öngören unsurun, tercih ettikleri siyasi partinin Kremlin’e yakınlığı olduğunu gösteriyor. CHES projesindeki akademik uzmanlar tarafından yapılan değerlendirmelere göre, bir partinin Kremlin’le ilişkileri ne kadar yakınsa, o partinin destekçilerinin de Ukrayna yerine Rusya’yı tercih etme ihtimali o kadar artıyor.

Veriler, bu ilişkinin altında yatan mekanizmayı bütünüyle belirlememize imkân vermese de sonuçlar en muhtemel açıklamanın partizan hizalanma olduğunu düşündürüyor. Rusya’yı destekleyenler savaşla çok fazla ilgilenmiyor; daha çok tercih ettikleri partinin söylemiyle hizalanıyor.

Kremlin çizgisine yakın anlatılarla bağlantılı ikinci en güçlü unsur ise dezenformasyona maruz kalma ve dezenformasyona açıklık. Rusya yanlısı görüşler, siyasi haberleri alternatif kanallardan takip eden ve komplo teorilerine inanan kişiler arasında daha yaygın. Örneğin siyasi haberleri ağırlıklı olarak sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarından takip eden, ayrıca Covid-19 pandemisinin ülkelerin hükûmetleri tarafından organize edildiği görüşünü benimseyen kişilerin Ukrayna’nın zaferini isteme olasılığı; geleneksel medyayı takip eden ve komplo teorilerine inanmayan kişilere kıyasla yüzde 40 daha düşük.
Rusya yanlısı tutumların üçüncü, ancak daha zayıf kaynağı ise ideoloji: Kültürel muhafazakârlık ve otoriterlik.

Güçlü liderleri tercih eden ve azınlık haklarını sorgulayan katılımcıların Kremlin’e sempati duyma ihtimali daha yüksek. Buna karşılık ekonomik çıkarların etkisi yok denecek kadar az. İşgalin ardından artan enerji maliyetlerinin kamuoyunu Ukrayna aleyhine çevirebileceğinden endişe eden analizlere rağmen, enerji krizinden zarar gördüğünü belirten kişilerin Kremlin’i destekleme ihtimali daha yüksek değil.

Avrupalı Siyasi Elitler Kremlin Söylemini Beslediğinde Kamuoyu da Etkileniyor

Sonuçlarımız, Rusya yanlısı tutumların esas olarak Kremlin yanlısı siyasetçilerin verdiği sinyalleri ve alternatif siyasi haber kaynakları tarafından yayılan dezenformasyonu yansıttığı, yani yukarıdan aşağıya işleyen süreçlerin önemini ortaya koyuyor.
Saldırgan tarafa verilen bu şaşırtıcı desteğin büyük bölümü, belirli bir ideolojik yakınlıktan ya da ekonomik çıkarlardan değil; siyasi sistemler içinde dolaşıma giren bilgi ve yorumlardan kaynaklanıyor gibi görünüyor.

Bu nedenle Rusya’nın etkisine karşı koymak, kamusal söylemin kararlı biçimde düzenlenmesini ve dezenformasyonla mücadele için güçlü çabalar gösterilmesini gerektiriyor. Bu gereklilikler, birçok AB üyesi devlette hükûmetlerin tutumlarıyla çelişiyor.
Örneğin Çekya’da Andrej Babiš’in mevcut kabinesi, dezenformasyon karşıtı her türlü tedbirden vazgeçmiş durumda. Slovakya’da ise Başbakan Robert Fico bizzat Rusya yanlısı anlatıları tekrar ediyor.

Bu örnekler temel bir zorluğa işaret ediyor: Dezenformasyonla mücadele çabaları, nihayetinde iç siyasi teşvikler tarafından sınırlandırılıyor. Siyasi elitlerin Kremlin yanlısı anlatıları güçlendirdiği ya da bunlara müsamaha gösterdiği yerlerde, kamuoyunun da bu çizgiyi takip etmesi muhtemel. Dezenformasyona karşı direnci güçlendirmek ise nihayetinde bilgi ortamının bütünlüğünü savunmaya kararlı bir siyasi liderliğe bağlı.

Dipnot

[1] Bu makale, orijinal çalışmanın tüm yazarları adına yayımlanmıştır: Filip Kostelka, Martín Alberdi, Max Bradley, Toine Fiselier, Alexandra Jabbour, Nahla Mansour, Eleonora Minaeva, Silvia Porciuleanu ve Diana Rafailova.

NOT: Bu yazının İngilizce aslı, 12 Mayıs’ta The Conversation tarafından yayımlanmıştır. Orijinal içerik Creative Commons Attribution 4.0 International (CC BY 4.0) lisansı altında tercüme edilmiştir.

Perspektif’le Avrupa gündemini günlük takip etmek ister misiniz? Perspektif bültenine kaydolun, Avrupa'daki gelişmeler e-posta kutunuza gelsin.

 

Prof. Filip Kostelka

Prof. Filip Kostelka, doktorasını Paris Sciences Po’da siyaset bilimi alanında tamamlamış; College of Europe, Montreal Üniversitesi ve Barselona Üniversitesinde akademik görevlerde bulunmuştur. Hâlen European University Institute’ta Sosyal ve Siyasal Değişim Kürsüsü başkanı olan Kostelka; siyasal davranış, parti siyaseti, demokratikleşme ve özellikle post-komünist demokrasiler üzerine çalışmaktadır.

Yazarın diğer yazıları
Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler