DSÖ: “Hantavirüsü Salgını Yeni Bir Covid-19 Pandemisi Değil”
Arjantin’den yola çıkan Hollanda bandıralı MV Hondius gemisinde ortaya çıkan hantavirüs salgını, uluslararası sağlık alarmına yol açtı. Bir ay içinde üç kişinin hayatını kaybetmesi ve yolcuların farklı ülkelerde tedavi altına alınması, COVID-19 dönemini anımsatan görüntüler ortaya çıkardı. DSÖ ise kamuoyuna “Bu yeni bir pandemi değil.” mesajı verdi.
Arjantin’in güneyinden İspanya’daki Kanarya Adaları’na doğru yol alan Hollanda bandıralı MV Hondius adlı yolcu gemisinde görülen hantavirüs vakaları, uluslararası sağlık makamlarını harekete geçirdi. Gemideki salgınla bağlantılı olarak üç kişinin hayatını kaybetmesi, bazı yolcuların farklı ülkelerde tedavi ve karantinaya alınması, COVID-19 pandemisini hatırlatan endişeleri yeniden gündeme taşıdı.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO – DSÖ) ve Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) ise kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda, söz konusu virüsün ciddi sonuçlara yol açabildiğini ancak genel nüfus için mevcut riskin düşük değerlendirildiğini bildirdi. ECDC’ye göre MV Hondius’taki vakalarda tespit edilen virüs, hantavirüsün Andes türü. Bu tür, insandan insana bulaşabildiği bilinen tek hantavirüs türü olmakla birlikte, bulaşma genellikle uzun süreli ve yakın temas gerektiriyor.
Hantavirüs Salgını Nasıl Başladı?
MV Hondius gemisi, 1 Nisan’da Arjantin’den ayrıldı. Gemide 23 ülkeden yolcu ve mürettebat bulunuyordu. İlk ciddi vaka, 70 yaşındaki Hollandalı bir erkek yolcunun ateş, baş ağrısı ve grip benzeri belirtiler göstermesinin ardından gemide hayatını kaybetmesiyle kayıtlara geçti.
Nisan ayı boyunca bazı yolcuların gemiden ayrılması, bazılarının ise Tristan da Cunha, Inaccessible Adası ve Nightingale Adası ziyaretleri sırasında gemiye katılmasıyla vaka takibi daha karmaşık hâle geldi. Geminin Saint Helena adlı başka bir adaya ulaşmasının ardından yaklaşık 30 yolcu burada indi; hayatını kaybeden Hollandalı yolcunun cenazesi ve belirti gösteren eşi de gemiden ayrıldı. Güney Afrika’nın Johannesburg şehrine giden Hollandalı kadın yolcu 26 Nisan’da hayatını kaybetti.
Semptom gösteren İngiliz vatandaşı bir erkek yolcu ise ABD’li arkadaşıyla birlikte 27 Nisan’da gemiden tahliye edildi. 28 Nisan’da bir Alman yolcunun hastalanması ve 3 Mayıs’ta hayatını kaybetmesiyle salgının boyutu daha da ciddileşti. Güney Afrika’da yoğun bakıma alınan İngiliz yolcunun testlerinin hantavirüs açısından pozitif çıkmasının ardından olay, uluslararası sağlık makamlarınca “salgın” olarak değerlendirildi.
DSÖ’nün 8 Mayıs tarihli açıklamasına göre MV Hondius bağlantılı toplam sekiz vaka bildirilmişti; bunların altısı laboratuvar testleriyle doğrulanmış, ikisi ise olası vaka olarak sınıflandırılmıştı. Aynı açıklamada üç ölüm kayda geçti ve doğrulanan tüm vakalarda Andes virüsü tespit edildi.
MV Hondius Gemisi Tenerife’ye Yönlendirildi
Vakaların ardından ilgili ülkeler, DSÖ ve Avrupa makamları salgının yayılmasını önlemek için koordineli bir tahliye ve takip süreci başlattı. Cabo Verde makamlarının geminin yanaşmasına ve yolcuların inmesine izin vermemesi üzerine DSÖ ve İspanya arasında yürütülen görüşmeler sonucunda, MV Hondius’un yolcuların kontrollü şekilde tahliye edilmesi için Tenerife’ye yönlendirilmesine karar verildi.
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Tenerife halkına yönelik mesajında yolcuların yerleşim alanlarından uzakta, belirlenen güvenlik koridorları üzerinden tahliye edileceğini ve yerel halkla temas etmeyeceklerini belirtti. Ghebreyesus, geminin kabul edilmesini “dayanışma ve ahlaki görev” olarak nitelendirirken, Tenerife’nin yeterli tıbbi kapasiteye ve altyapıya sahip en yakın liman olması nedeniyle seçildiğini söyledi.
Yolcular Ülkelerine Gönderiliyor: 2 Yeni Pozitif Vaka Tespit Edildi
9 Mayıs 2026 itibarıyla ise DSÖ ve diğer sağlık kuruluşlarından alınan güncel verilere göre, MV Hondius salgınıyla bağlantılı olarak aktif tedavi gören hasta durum ise şu şekilde:
- Hastanede Yatan Hasta Sayısı: Toplamda 4 hasta hastanede tedavi altında bulunuyor.
- Hastaların Durumu ve Konumları:
- Bir hasta, Güney Afrika’da (Sandton/Johannesburg) yoğun bakımda ve durumu ciddiyetini koruyor.
- İki hasta, Hollanda’da farklı hastanelerde (biri Leiden Üniversitesi Tıp Merkezi’nde olabilir) tedavi ediliyor.
- Bir hasta, İsviçre’nin Zürih kentindeki Üniversite Hastanesi’nde gözetim altında tutuluyor.
- Diğer Vakalar:
- Hafif Belirtiler: Gemi üzerinde veya karantinada hafif semptomlar gösteren 3 kişi daha bulunuyor.
- Gözetim: Tristan da Cunha adasında karantinada tutulan 1 “olası vaka” bulunuyor. Hastanın durumu ise stabil olarak kaydedildi.
10 Mayıs itibarıyla MV Hondius, Kanarya Adaları’ndaki Tenerife kentinde bulunan Granadilla de Abona Limanı’na ulaştı. Yolcular, limana bağlanmayan gemiden küçük teknelerle gruplar hâlinde alınarak koruyucu ekipman eşliğinde karaya çıkarıldı ve ardından ülkelerine gönderilmek üzere havalimanına sevk edildi.
Tahliye sürecinde İspanyol yolcular ve DSÖ için çalışan bir epidemiyoloji uzmanı ilk grupta gemiden ayrıldı. İspanya Sağlık Bakanlığı, Fransız ve Kanadalı yolcuların da ülkelerine gönderildiğini; Hollandalı, Türk, İngiliz, İrlandalı ve ABD’li yolcular için de ayrı repatriasyon planları yapıldığını bildirdi.
Reuters’ın 11 Mayıs tarihli haberine göre tahliye operasyonu kapsamında 94 kişi ülkelerine gönderildi; son 24 yolcunun da aynı gün içinde gemiden ayrılması planlandı. Gemideki yolcuların ardından yaklaşık 30 mürettebatın gemide kalacağı, MV Hondius’un daha sonra Hollanda’ya giderek dezenfekte edileceği bildirildi.
Reuters‘a göre 11 Mayıs itibarıyla tahliye edilen yolcular arasında iki yeni pozitif vaka daha bildirildi. Fransız makamları, gemiden tahliye edilen bir Fransız yolcunun hantavirüs testinin pozitif çıktığını ve durumunun kötüleştiğini açıkladı. ABD Sağlık Bakanlığı da ülkeye getirilen 17 Amerikalı yolcudan birinde Andes hantavirüsü açısından hafif pozitiflik tespit edildiğini, bir başka yolcuda ise hafif belirtiler görüldüğünü duyurdu. DSÖ, gemideki yolcular için 42 günlük karantina ve sağlık takibi öneriyor. Bu süre, virüsün kuluçka döneminin uzun olabilmesi nedeniyle ihtiyati bir önlem olarak değerlendiriliyor.
Düsseldorf’ta Hantavirüs Alarmı: Test Negatif, Karantina Devam Ediyor
Almanya’da salgınla bağlantılı takip sürecinin merkezlerinden biri Düsseldorf Üniversitesi Hastanesi oldu. MV Hondius’ta hayatını kaybeden Alman yolcuyla yakın teması bulunduğu belirtilen 65 yaşındaki bir Alman kadın, yüksek güvenlik önlemleri altında hastanenin özel enfeksiyon birimine getirildi. Düsseldorf Üniversitesi Hastanesi Tropikal Tıp Bölümü Sorumlusu Dr. Torsten Feldt, yapılan ilk laboratuvar testlerinde hastada virüs tespit edilmediğini, ancak hantavirüsün kuluçka süresinin değişkenliği nedeniyle bunun kesin bir “negatif” anlamına gelmediğini belirtti. Rheinische Post‘a konuşan Feldt’e göre semptomlar bazı vakalarda haftalar sonra ortaya çıkabildiği için hastanın karantina ve tıbbi gözetim altında tutulması gerekiyor.
Feldt, Düsseldorf’taki özel izolasyon biriminin Almanya genelindeki yedi yüksek güvenlikli enfeksiyon merkezinden biri olduğunu ve bu tür vakalar için düzenli olarak eğitim alan yaklaşık 70 kişilik doktor ve hemşire ekibinin bulunduğunu söyledi. Hantavirüsün COVID-19 gibi kolay yayılan bir virüs olmadığını vurgulayan Feldt, Andes türünde nadiren insandan insana bulaşma görülebildiğini, bunun da genellikle yakın ve uzun süreli temas gerektirdiğini ifade etti. Bu nedenle yeni bir pandemi ihtimalini “çok çok düşük” gördüğünü belirten Feldt, asıl önceliğin gemiden ayrılan yolcuların temas zincirinin izlenmesi, karantina sürecinin ciddiyetle yürütülmesi ve semptom gelişen kişilerin hızla test edilmesi olduğunu dile getirdi.
Hantavirüs Nedir ve Nasıl Bulaşır?
Hantavirüsler, çoğunlukla enfekte kemirgenlerin idrar, dışkı ya da salyasıyla kirlenmiş partiküllerin solunması yoluyla bulaşıyor. Daha nadir olarak kemirgen ısırığı veya tırmalamasıyla da bulaşma görülebiliyor. MV Hondius salgınında tespit edilen Andes türü ise diğer hantavirüslerden farklı olarak insandan insana bulaşabildiği bilinen tek tür. Ancak ECDC, bu bulaşmanın nadir olduğunu ve genellikle yakın, uzun süreli temas gerektirdiğini belirtiyor. Bu nedenle yetkililer, virüsün COVID-19 gibi geniş ölçekli ve hızlı bir toplumsal yayılım riski taşımadığını vurguluyor.
Hantavirüs enfeksiyonu ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı ve solunum yolu belirtileriyle başlayabiliyor. Bazı hastalarda tablo hızla ağırlaşarak solunum yetmezliği, böbrek tutulumu ya da iç kanama gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Andes virüsü özellikle Hantavirüs Pulmoner Sendromu’na neden olduğunda ölümcül seyredebiliyor.
Hantavirüs için dünyada yaygın kullanıma girmiş özel bir tedavi ya da aşı bulunmuyor. Tedavi, hastanın durumuna göre yoğun bakım desteği, solunum desteği ve sıvı-elektrolit dengesinin korunması gibi destekleyici uygulamalarla yürütülüyor. ECDC de hantavirüs için spesifik bir tedavi veya aşı bulunmadığını, tedavinin belirtileri hafifletmeye ve hastayı desteklemeye odaklandığını bildiriyor.
Hondius gemisi salgınından önce de düşük de olsa görülen Hantavirüs vakalarında aşağıdakiler öne çıkıyor:
- 2025 yılında Amerika kıtasında 229 vaka ve 59 ölüm bildirilmiş olup, vaka ölüm oranı yüzde 25,7 olarak kaydedilmiş.
- Hantavirüs enfeksiyonları dünya genelinde nadir görülür; ancak Hantavirüs Pulmoner Sendromu’na (HPS) yol açtığında ölüm oranı yüzde 50’ye kadar çıkabiliyor.
- 2004-2019 yılları arasında Çin, dünya genelindeki vakaların yüzde 90’ından fazlasını oluşturarak HFRS (Böbrek Sendromlu Kanamalı Ateş) nedeniyle 1.855 ölüm bildirdiği biliniyor.
- Asya ve Avrupa’da (HFRS) yüzde 1 ile yüzde 15 arasındayken, Amerika’da (HPS) yüzde 50’ye kadar çıkıyor.
Dünya Sağlık Örgütü: “Bu Yeni Bir COVID-19 Değil”
MV Hondius salgınının ardından sosyal medyada yeni bir pandemi endişesi gündeme geldi. Özellikle yolcuların farklı ülkelere gönderilmesi, COVID-19 dönemindeki küresel yayılma hafızasını ve sosyal hayatı büyük oranda durduran virüs karşıtı önlemleri yeniden akıllara getirdi.
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus ise Tenerife halkına hitaben yaptığı açıklamada bu endişelere doğrudan yanıt verdi. Ghebreyesus, MV Hondius’taki virüsün ciddi olduğunu ve üç kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatırken, mevcut halk sağlığı riskinin düşük olduğunu vurguladı. “Bu başka bir COVID değil.” diyen Ghebreyesus, yolcuların kontrollü şekilde tahliye edileceğini ve yerel halkla temaslarının engelleneceğini belirtti.
Diğer yandan Tenerife’de olan İspanya Sağlık Bakanı Monica Garcia, basına yaptığı açıklamada, “Operasyon devam ediyor. Karşılaştığımız tüm zorluklara rağmen herhangi bir olay yaşanmadan ilerliyor ve bu tahliye operasyonunun başarısını sağlamak için çalışmaya devam etmekten bizi hiçbir şey alıkoyamaz. Bu, benzeri görülmemiş, karışık bir operasyon. İspanya’nın buna liderlik etmesinden gurur duyuyorum.” dedi.
DSÖ, 8 Mayıs itibarıyla küresel nüfus için riskin düşük, gemideki yolcu ve mürettebat için riskin ise orta düzeyde değerlendirildiğini açıkladı. Örgüt, epidemiyolojik durumu izlemeyi ve risk değerlendirmesini güncellemeyi sürdüreceğini bildirdi.
AB: “Avrupa Genelinde Risk Çok Düşük”
Avrupa Birliği de salgına ilişkin açıklamasında, mevcut verilere göre Avrupa halkı için riskin düşük olduğunu bildirdi. ECDC’nin 10 Mayıs tarihli değerlendirmesine göre Avrupa Birliği ve Avrupa Ekonomik Alanı genel nüfusu için risk “çok düşük” seviyede. Kurum, Andes hantavirüsünün insandan insana bulaşabildiğini ancak bunun nadir görüldüğünü ve genellikle yakın temas gerektirdiğini belirtiyor.
ECDC ayrıca semptom gösteren yolcuların öncelikli olarak tıbbi değerlendirme ve teste alınmasını, semptom göstermeyen yolcuların ise ihtiyati tedbir olarak ülkelerine özel düzenlenmiş ulaşım araçlarıyla gönderilmesini ve sağlık takibine alınmasını öneriyor. Kurum, gemiden dönen yolcuların normal ticari uçuşları kullanmaması gerektiğini de vurguluyor.
Hantavirüs Belirtileri Grip İle Karıştırılabiliyor
Uzmanlar, hantavirüs enfeksiyonunun erken dönemde grip ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla karıştırılabileceğini belirtiyor. Yüksek ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtilerle başlayabilen enfeksiyon, bazı hastalarda ağır solunum yetmezliği ve böbrek tutulumu gibi ciddi tablolara dönüşebiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sinem İliaz, hantavirüsün erken dönemde çoğu zaman üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla benzer belirtiler gösterebildiğini söyledi. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Müberra Hraloğlu ise virüsün temel bulaş kaynağının kemirgenler olduğunu hatırlatarak, temizlik sırasında yapılan yanlış uygulamaların virüs içeren partikülleri havaya karıştırabileceği uyarısında bulundu.
Hraloğlu, kemirgen dışkısı veya idrarının bulunduğu alanların doğrudan süpürülmemesi ya da elektrikli süpürgeyle temizlenmemesi gerektiğini belirtti. Riskli alanların önce havalandırılması, ardından koruyucu ekipman kullanılarak uygun dezenfektanlarla temizlenmesi gerektiğini ifade etti.
Uzmanlara göre kemirgen teması öyküsü bulunan kişilerde yüksek ateş, nefes darlığı, halsizlik, idrar miktarında azalma ya da ağırlaşan solunum şikâyetleri görülmesi hâlinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. (P/AA)