Mısır'da Darbe Sonrası Mısır’da Komedi Yargılamalar

Toplu idam cezaları ve Pazar kararları, askerî hükûmetin “teröre açtığı savaşta” Mısır’da oluşturduğu baskıcı siyasi havanın bir göstergesi. Mısır halkı, komediye dönüşen yargılamalardan bunalmış durumda.

admin 1 Mayıs 2014

Babasıyla birlikte idama mahkûm edilen 21 yaşındaki Tıp Fakültesi öğrencisi Sayyaf Gamal kaçak durumda. Gamal, ortadan kaybolmadan önce verdiği bir röportajda, “Orada değildim.” diyor. “Neden benim yaptığımı düşünüyorlar ki? 14 Ağustos’ta Rabia Meydanı’ndaydım; sol ayağımdan on iki saçmayla yaralandım. Ertesi gün Minye’ye ailemin yanına gittim.” Gamal 24 Ağustos’ta göz altına alınmış; aralık ayında kefaletle serbest bırakılmıştı. Anarşi batağındaki Mısır’ın birçok yerinde tutuklanan binlerce kişiden biriydi. Şiddet, Mısır’ın demokratik seçimle iktidara gelen başkanı Mursi’nin devrilmesiyle başladı. Güvenlik kuvvetleri Ağustos ayında Rabia Meydanı’na saldırdığında en az 900 kişi öldürüldü. Gamal’in de dediği gibi, o da o gün Rabia’da yaralanmasına rağmen Minye’deki şiddet olaylarına karışmaktan suçlu bulunuyordu.

22 Mart’taki ilk mahkemede hâkim, ikinci oturumda ağır cezalar vereceğinin imasında bulunmuştu. Mahkeme, Müslüman Kardeşler’i hükûmetin organize ettiği bir terörist grup olarak tanımlıyordu. Bu esnada Gamal ve babası saklandı. Mahkemenin ikinci ve son oturumunda, hâkimin birçok sanığın gıyabında idam kararına varması yalnızca birkaç dakikasını aldı.

28 Nisan’da ise birkaç dakikada idama mahkûm edilen 529 kişiden 492’si için idam cezası kaldırılıp müebbet hapse çevrildi ve 37 kişinin idam cezası onaylandı. Aynı gün 700 kişinin yargılandığı davada 683 kişi idam cezasına çarptırıldı. 1200’den fazla kişinin yargılandığı ve bu nedenle birden fazla bölüme ayrılan davaların görüldüğü mahkemede 27 Nisan Pazar günü başka acı kararlar da alındı. Müslüman Kardeşler üyesi 42 kişi, şiddet gösterilerine katılmaktan ötürü 3 ila 15 yıl hapse mahkûm edildi. Mahkemeye göre bu 42 kişinin suçu güvenlik güçlerine hakaret, yolları bloke etmek ve kamu malına zarar vermekti.

Toplu idam cezaları ve Pazar kararları, askerî hükûmetin “teröre açtığı savaşta” Mısır’da oluşturduğu baskıcı siyasi havayı yansıtıyor. Halkın tepkisini çeken Mısır Mahkemesi hem uluslararası arenada hem de Mısır’daki insan hakları örgütleri tarafından incelemeye alınıyor.

49 yaşında bir ilkokul öğretmeni olan Gamal’in babası Mohamed Ahmed ise tüm bu boğucu atmosferi soluyan biri olarak şöyle anlatıyor: “Kaçak değiliz biz. Hâlâ ülkemizde yaşıyoruz. Bu bir mahkeme kararı değil, siyasi bir süreç. Ülkeyi kontrol etmek isteyen bir avuç asker, halkın sokaklara çıkmasına engel olmak istiyor. En büyük sıkıntıyı kadınlarımız ve çocuklarımız yaşıyor. Bir çocuğa ‘Baban idam edilecek.’ denildiğini düşünün. O çocuğun zihni ne hâle gelir hayal edebiliyor musunuz?”

Sivillerin serbest bırakılması için yapılan protestolara rağmen devlet, Mursi’nin devrilmesinden sonra özellikle genç erkeklere hiç müsamaha göstermiyor. Birçok tutuklu aylardır hapishanede, çok kötü şartlar altında, komediye dönüşen yargılamaların sona ermesini bekliyorlar.

Tutuklular arasında Mısır’da ve yabancı basında görev yapan gazeteciler de var. Bunlardan biri, yazdığı mektupla medyanın dikkatini çeken Baher Mohamed; kendisi Avustralyalı Peter Greste ve Mısır asıllı Kanadalı Mohamed Fahmy ile birlikte yargılanıyor. Aralıktan beri hapiste olan bu üç isim de yasaklı Müslüman Kardeşlere üye olmak suçundan hapisteler. Tanıkların dinleneceği son oturumda mahkemenin imza attığı saçmalıklar, savcının gösterdiği konudan tamamen uzak videolar ve ses kalitesinin düşüklüğü sebebiyle davayı takip edemeyen gözlemcilerin bulunduğu bir sürecin içindeler. Mohamed’in mektubu şöyle başlıyor: “Dünyanın en eski mesleklerinden biri olan mesleğin üyeleri; bu mektubu demir parmaklıklar ardından yazıyorum, sevdiğim ve bildiğim tek işi icra ettiğim için girdiğim yerden. Gazeteci olmaktan gurur duyduğumu belirtmek istiyorum.”

Tüm bu trajediler arasında Mısır kabinesi, muhalifleri bastırmak için daha fazla yetki getirecek yeni bir Terörle Mücadele Yönetmeliğini gözden geçirdiğini açıklıyor.

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar