İsveç'te Cami Saldırıları “Çözüm Herkes İçin Eşit Haklar Oluşturulması”

İsveç 2015 yılına cami saldırıları ile girdi. Ülkenin İçişleri Bakanı Anders Ygeman ile (Sosyal Demokratik İşçi Partisi) cami saldırılarına yönelik tedbirleri ve aşırı sağın yükselişini konuştuk.

admin 1 Şubat 2015

İsveç’te 4 gün içerisinde üç camiye saldırı gerçekleşti. Saldırılar organize olmuş eylemler mi ve aralarında bir bağlantı bulundu mu?

İsveç’te camilere yapılan son saldırılar farklı karakteristik özelliklere sahip. Bu olayların gerçekleşmesi ve üstelik kısa bir süre zarfı içerisinde olması endişe vericidir. Bununla beraber, olaylar yerel emniyet güçleri tarafından araştırılmaktadır ve bu araştırmalar devam ederken soruşturmanın sonuçlarından önce davranarak müdahalede bulunmak istemiyorum.

İsveç’te 2014 yılında 12 cami saldırısı gerçekleşti. Parlamentoda yüzde onüç gibi bir çoğunluğa sahip olan İsveç Demokratlarının düşünce yapısı İsveç toplumundaki azınlıklara karşı düşmanca bakışı nasıl etkiliyor?

Saldırılar hâlihazırda araştırılıyor ve bu saldırıların altında yatan sebepler henüz ortaya çıkmış değil. Bununla birlikte, İsveç’te İslamofobik ve ırkçı yapıların olduğunu görmezden gelemeyiz. Irkçı ajandalara sahip sağcı popülist partiler bütün Avrupa’da giderek daha fazla destek görüyor. Bu durum eşitlik ve güvenliğe yönelik politikalara öncelik gösterilmesi gerektiğinin bir işaretidir.

İsveç Demokratları son aylarda mülteci politikasına dair oluşturduğu tartışma sayesinde oldukça destekçi kazandı. Müslümanların sağ popülist partilerin tartışmalarında siyasi amaçlarla araçsallaştırmalarının önüne nasıl geçilir?

Irkçılıkla başa çıkmanın en etkili yolu herkese eşit şartlar sunan politikalar yürütmektir. İsveç çok unsurlu bir ülke ve öyle de kalmalı. Bu yüzden İçişleri Bakanı olarak benim hedefim, inancı veya kökeni ne olursa olsun herkesin toplumumuzda kendini güvende hissetmesini sağlamak.

“Bugüne kadar camilerin ve diğer dinî buluşma noktalarının korunması için yeteri kadar şey yapmadığımız açık.” diyerek öz eleştiride bulundunuz. İsveç’te benzer saldırıların olmaması için yol haritanız nedir?

Yeni hükûmet nefret suçlarının çok önemli ve öncelikli bir mesele olduğunu belirgin bir şekilde dile getirdi. 2014 yılı başlarında hükûmet nefret suçlarıyla mücadele için geniş çaplı önlemlerin araştırmasını yapması için emniyet teşkilatını görevlendirdi. Benim arzum, şubat ayında bu önlemlerle ilgili sonuçlar sunulduğu zaman bunlarla ilgili olarak harekete geçmek.

Camilerimize yapılan saldırılar harekete geçmenin önemini değiştirmemekle birlikte, bunun bir ihtiyaç olduğunu doğrular nitelikte. Nefret suçlarının kabul edilebilir bir yanı yoktur ve bunlara karşı hem siyasi bir ajandaya sahip olmak hem de bütün toplum olarak önleyici tedbirler almak gerekir.

Özellikle Charlie Hebdo saldırısının ardından Avrupa ülkelerindeki sağ popülist hareketler kendilerini “tasdik edilmiş” hissettiler. Buna karşın İsveç’te halk saldırıya uğrayan caminin duvarlarına kalpler boyuyor ya da Almanya’da 30.000 kişi yabancı düşmanı Pegida hareketine karşı yürüyüş düzenliyor. Yani Avrupa İslam karşıtı hareketler ile çoğulcu toplum taraftarları arasında kalmış durumda. Bu çekişmeden kim galip çıkar? Siz Avrupa’nın geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Fırsat eşitsizliği ve ekonomik adaletsizlikler bağlamında giderek artan uçurumu konuşmayı bıraktığımız zaman birbirimizi sorgulamaya başlarız. Avrupa’da hâlihazırdaki kutuplaşma, işsizlikteki artıştan ve refah seviyesinin düşmesinden bağımsız değil. Başarıya götürecek tek model herkes için eşit haklar oluşturulmasıdır.

Elif Zehra Kandemir sordu.

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar