Amerika'da İslam ABD’de Artan İslam Düşmanlığı

Amerika Birleşik Devletlerinde Donald Trump’ın saldırgan seçim kampanyası ülkedeki Müslüman karşıtı söylemi güçlendiriyor. Tehlikeli sonuçlar doğuracak olan bu zehirli atmosferin vicdanlı siyasilerin etkin girişimleriyle durdurulması şart.

Arsalan BukharI 1 Mart 2016

Amerika Birleşik Devletleri tarihinde Müslümanlara karşı işlenen nefret suçları hiçbir zaman 2015 yılında olduğu kadar yüksek ve kaygı verici olmadı. Ülke çapındaki Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (İng. “Council on American-Islam Relations” – CAIR) yetkililerine ortalama olarak her gün Amerikalı Müslümanlara ya da Müslüman olduğu düşünülen vatandaşlara yönelik işlenen nefret suçu kayıtları ulaşıyor. Onlarca cami yakıldı, Müslüman kimliğe sahip ya da “Müslüman gibi görünen” sayısız Amerikalı silahlı saldırıya uğradı ya da vahşice hırpalandı. Bu saldırıların çoğunda saldırganlar ana akım medyada her gün tekrarlanan ve çoğunlukla da siyasi adaylar tarafından kullanılan hakaretleri savurdular. Zanlılarının Müslüman olduğu suçları haber yapan medyanın hakaret dolu yayınlarına şahit olduk. Bu yayınlar, sonuç olarak Müslüman karşıtı şiddet olaylarına ve Müslüman çocukların tartaklanmasına sebep oldu.

Bir araştırmaya göre, halkın nasıl tepki vereceğini ve herhangi bir azınlık grubu üyesinin nefret söylemi ve şiddete maruz kalıp kalmayacağını belirleyen şey, olayın kendisi değil; olayla ilgili basın ve yorumcuların tavrı. Hawaii Üniversitesi, Exeter Üniversitesi ve Ulusal Hispanik Medya Koalisyonunca (İng. “National Hispanic Media Coalition”) yürütülen bir araştırmaya göre, medya içerikleri azınlık gruplarına karşı nefret ve ön yargının oluşmasını doğrudan tetikliyor. Kullanılan tarafsız söylem okuyucuları olayla ilgili bilgilendirirken, kasıtlı bir şekilde nefret ve ön yargıyla dolu bir üslup okurları yanlış bilgilendirip, nefret ve ön yargıyı alevlendiriyor. Media Tenor tarafından gerçekleştirilen ve 2007 ila 2013 yılları arasındaki akşam haberlerini ele alan araştırmanın sonuçlarına göre, ana haberlerde en çok haber yapılan konu İslam olmakla birlikte, yapılan haberler istisnasız olarak olumsuz nitelikte.

Anatomi Serisi

İslamofobi, İslam Düşmanlığı ve İslam Karşıtı Irkçılık Nedir?

18 Ocak 2020

islamophobianetwork.com’da yer alan bir araştırmaya göre, son on beş yılda David Horowitz Özgürlük Merkezi, Güvenlik Politikaları Merkezi ve Act! For America gibi İslam karşıtı nefret grupları, onlarca milyon dolar harcayarak İslam karşıtı komplo teorilerini teşvik ediyor. Bunu yapabilmek için de basın editörleri, Kongre üyeleri, devletin yasama unsurları, FBI ve diğer emniyet teşkilatları ve Amerika toplumunun neredeyse her kademesinde mevcut karar alıcılar ile lobi faaliyetlerine girişiyorlar. Bu kurumlarda İslam karşıtı ön yargıları inşa etmek için aklı çelinerek ikna edilmiş liderlerin bu komplo teorilerini tekrar etmeleri sağlanıyor.

Amerikalı Müslümanları hedef alan komplo teorileri yalnızca tehlikeli olmakla kalmıyorlar, bunlar aynı zamanda yanlışlar da. Zira güvenilir kaynakların Amerikalı Müslümanlar hakkındaki bulguları Amerikalı Müslüman grupların Amerika toplumunun en önemli parçalarından biri olduğunu kanıtlıyor.

Amerikan Savunma Bakanlığına göre, 10 ila 20 bin Amerikalı Müslüman ABD Ordusu’nda görev yapıyor ve bunların pek çoğu nihayetinde kendilerini ülkeleri için feda etmiş durumda. ABD Ordu Uzmanı Kareem Khan, Binbaşı James Ahearn, Ordu uzmanı Rasheed Sahib ve Binbaşı Humayun Khan bunlardan yalnızca birkaçı.

Amerikan Sosyal Politikalar ve Anlayış Enstitüsü (İng. “Institute for Social Policy and Understanding” – ISPU) isimli düşünce kuruluşunca yapılan bir araştırmaya göre, ülke çapında 50 bin Amerikalı Müslüman doktor görev yapıyor. Kaiser Family Foundation’ın bulgularına göre, aktif doktor sayısı 914 bin. Bu da şu demek: Amerika’daki her 18 doktordan biri gününü diğerlerinin hayatını kurtarmaya adayan Amerikalı bir Müslüman.

2009’da Amerikalı Müslümanları konu alan Gallup anketinin bulgularına göre, ülke çapındaki dinî gruplar arasında Amerikalı Müslüman kadınlar en eğitimli grupların arasında ikinci sırada yer alıyorlar; Müslüman kadınlar da Müslüman erkekler gibi yüksekokul ve üniversite derecesine sahip.

Harvard Üniversitesi’nin 2011’deki bir araştırmasına göre, Amerikalı Müslümanlar arasında daha dindar olanlar ve cami gibi dinî mekânlarla sosyalleşenler, İslam’ın Amerika’daki siyasi katılımla uyumlu olduğunu düşünüyor. İslami öğretilerden esinlenmiş olan milyonlarca Amerikalı Müslüman, devlet okullarında öğretmenlik yaparak, ABD Ordusu askerî personeli, itfaiyeci, emniyet teşkilatı yetkilisi, hemşire, iş adamı/iş kadını olarak görev alarak ve daha nice sektörlerde çalışarak, Amerikan toplumunun canlı ekonomisinin inşasına katkıda bulunuyorlar.

Anatomi Serisi

Nefret Söylemi ve Nefret Suçu Nedir?

14 Mart 2020

Siyasi adaylar ya da yorumcular İslam ya da Müslümanlar hakkında konuştukları zaman sözlerinin milyonlarca Amerikalı Müslüman çocuğun gündelik yaşamları üzerinde yaratacağı etkiyi düşünmek zorunda. Bu çocuklara yöneltilen İslam karşıtı nefret söylemi, sadece bu çocuklar ve ailelerine karşı işlenen nefret suçlarında etkili olmakla kalmıyor, aynı zamanda bu çocuklara tehlikeli bir mesaj göndererek onların daha iyi bir geleceğe ve başarılı bir hayata yönelik umutlarını da yerle bir etme ihtimalini doğuruyor. Ana akım siyasetçiler ve siyasi adaylar tarafından sürekli bir şekilde ve açıkça yayılan söylemlere göz yumulduğunda, bu komplo teorileri nefret suçlarının arttığı bir atmosferi körükleyecektir.

Özellikle bugün, Amerikan toplumundaki vicdanlı liderlerin halka yüksek sesle Amerikan değerlerinden biri olan din özgürlüğünü vurgulama ve tanınmış Amerikalı Müslümanların topluma katkılarını korkusuzca anlatma yükümlülükleri var. Bunu editörlere ve köşe yazarlarına mektuplar yazarak ve katıldıkları halk etkinliklerinde konuşma yaparak başarabilirler.

Milyonlarca genç Amerikalı Müslümanın televizyonlarını açtıklarında ya da gazete okuduklarında bu vicdanlı iş adamları ve siyasilerden alacakları mesaj şu olmalıdır: “Amerikalı Müslüman çocuklar, diğer genç Amerikalılar gibi aynı umutlarla büyüme hakkına sahiptir.”

Fotoğraf: ©Shutterstock.com/ a katz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar