Dosya: "Ayrımcılıkla Mücadele" Kanada ve ABD’de Ayrımcılıkla Mücadelede Bilinmesi Gerekenler

ABD ve Kanada’da özellikle görünür dinî sembollere sahip Müslümanlara yönelik ayrımcılık artıyor. Ayrımcılıkla karşı karşıya kalanların bilmesi gerekenleri yazdık.

Fatimah Elfeitori 1 Haziran 2018

Sivil özgürlükler ve eşitlik çağında, bazı grupların etnisite ya da ırka dayalı ayrımcı uygulamalara ve nefret suçlarına maruz kalması oldukça rahatsız edici. Kuzey Amerika’da yaygın olan “özgür topraklar” imajının bazı din mensupları ve etnik gruplar için geçerli olmadığı artık bir sır değil.

Nefret suçunun ceza kapsamına alınması ve ayrıntılı yasal çerçevelerin oluşturulmasıyla birlikte kamuoyunda doğrudan ayrımcılık eylemlerine karşı daha fazla farkındalık oluştu. En son Quebec Camisi’ne yapılan silahlı saldırı gibi eylemleri ırkçı şiddet olarak görmek ve bu şekilde tanımlamak zor değil. Öte yandan oldukça yaygın olan, dolaylı ve kurumsallaşmış ayrımcı tutumları fark edebilmek çoğu zaman zor. İş arkadaşlarınızdan birinin etnik kökeninize dair yaptığı bir şaka ya da “şirket kültürü”ne uyan “beyaz” bir isme sahip adayın seçilip, “beyaz olmayan” adaya “teşekkürler, ancak üzgünüz” şeklinde ret cevabı verilmesi bu ayrımcılığın örnekleri arasında yer alıyor.

Etnik ve dinî temelli ayrımcılık her zaman art niyetten kaynaklanmıyor. Ayrımcı tutumların birçoğu, belirli gruplara karşı çok derin, yerleşmiş ön yargıların birer sonucu. Bu ön yargılar, çoğunlukla bu ön yargılara sahip kişilerin kendilerinin bile farkında olmadığı klişelere ya da davranış kodlarına uzanıyor. Bununla birlikte Ontario İnsan Hakları Komisyonu’nun (İng.”Ontario Human Rights Commission” – OHRC) belirttiği gibi ayrımcılığın kasıtlı ya da kasıtsız yapılması önemli değil; önemli olan davranışların ne tür bir etkiye sebep olduğu.

Trump Amerikası’nda 11 Eylül kaynaklı İslamofobinin yeniden hortlamasına şahit oluyoruz. Doğrudan ayrımcılık geri dönmüş durumda. Geçtiğimiz aylar, ayrımcı görüşlere sahip bir halk figürünün kitleleri bu doğrultuda cesaretlendirdiğini ve gizli nefret ve korkuyu ortaya çıkarabileceğini bizlere gösterdi.

Ayrımcılıkla İlgili İstatistikler

Harvard T. H. Chan Kamu Sağlık Okulu’nun yapmış olduğu anketlere göre, Amerika’daki etnik kimlik ve ırk gruplarının büyük bir çoğunluğu, kendi gruplarına yöneltilen ayrımcılığın gündelik hayatın pek çok alanında mevcut olduğuna inanıyor. Küresel anlamda pek çok Müslüman, Batı’dakilerin kendisine saygı duymadığını belirtiyor. Müslüman Amerikalıların yüzde 52’si ile Müslüman Kanadalıların yüzde 48’i, Batı’nın Müslüman toplumlara saygı duymadığı kanaatinde. Nefret suçlarını konu alan araştırmalarda çıkan sonuçlara göre Kanada’da bildirilen nefret suçları Amerika’dan daha yüksek bir orana sahip: Statscan rakamlarına 2014 yılında kaydedilen nefret suçu sayısı 1.295. Bu 100.000 kişiden 3.7’sinin nefret suçuna maruz kalması demek. Buna kıyasla Amerika’da FBI tarafından kayda geçirilen nefret suçları sayısı aynı yıl 5.479, yani 100.000 kişide 1,84. Her iki ülkede de işlenen nefret suçlarının yüzde 47’sini ırka dayalı suçlar oluşturuyor. Kanada’da en fazla hedef alınanlar siyahiler ve Araplar iken, işlenen nefret suçları arasında tehdit telefonları, halkı nefrete teşvik, taciz ve saldırılar var. Ayrımcılık ayrıca ön yargıların resmî istihdam programlarına yerleşik biçimde dahil edilmesiyle kurumsal seviyede de ortaya çıkıyor.

Kanada ve ABD’de Ayrımcılıkla İlgili Önemli Hükümler

Evrensel Bildiri, ırk, renk, dil, uyruk ve bir dizi başka neden temelinde uluslararası bir ayrımcılık karşıtı standart oluşturmuştur. Evrensel Beyannamede yer alan ilkeler “Her Türlü Irk Ayrımcılığının Tasfiyesine İlişkin Uluslararası Sözleşme” (İng. “International Convention on the Elimination of All Forms of Racial Discrimination” – CERD) gibi çeşitli sözleşmeler aracılığıyla yürürlüğe konulmuştur.

Amerika Birleşik Devletleri’nde 1964 Medeni Haklar Yasası’nın 6. maddesi, uyruk, ırk, ten rengi, din, cinsiyet, yaş, engellilik ve genetik bilgiler bazında insanları her türlü ayrımcılığa karşı korumaktadır. Adalet Bakanlığı’nın internet sitesinde Medeni Haklar Bölümü’nde şu ifade yer almaktadır: “Medeni Haklar bölümü, tüm Amerikalıların, özellikle de toplumumuzun en savunmasız mensuplarının haklarını korumakla yükümlüdür”. Söz konusu departman ayrımcılığı yasaklayan federal yasaları uygular.

Kanada’da ise bireyleri, toplulukları ve kültürel ifade biçimlerini koruma altına alan federal ve eyalet yasaları mevcut. Ne var ki, çeşitli ırkçılık ve ayrımcılık biçimleri devam ediyor. Kanada İnsan Hakları Yasası nefret söylemlerini ayrımcılık olarak kabul ediyor. Söz konusu yasa, nefreti teşvik eden söylemleri ya da etnik köken ve/veya ten rengi nedeniyle belirli topluluklara karşı insanları kışkırtan ifadelerin kullanımını yasaklar.

Kanada İnsan Hakları ve Özgürlükler Yasası (İng. “Canadian Charter of Rights and Freedom”) özellikle, demokratik bir toplumda gerekli olan anayasal hakları ele alır ve tüm Kanada kanunları bu yasa ile uyumlu olmak zorundadır. Tüm Kanadalılar, Kanada İnsan Hakları ve Özgürlükler Yasası ile koruma altına alınmıştır. Yasa ayrıca Aborijin halklarıyla ilgili teminat altında olan belirli hakları da muhafaza eder; Kanada’nın çokkültürlü mirasını teyit eder. Ayrımcılığı önlemek adına diğer hukuki düzenlemeler arasında Kanada Ceza Kanunu ve İstihdam Eşitliği Yasası da vardır. Kanada Ceza Kanunu nefreti teşvik etmeyi ve nefret söylemlerini yasaklar. İstihdam Eşitliği Yasası ise kadınları, Aborjin halkını, engellileri ve azınlıkları ayrımcı istihdam uygulamalarına karşı korur.

Ayrımcılıkla İlgili Kurumlar

Kanada’da Ontario İnsan Hakları Yasası kapsamında, etnik ve dinî haklar beş ana alanda korunmaktadır: Konut, istihdam, hizmetler, sözleşmeler ve sendikalar. Bu güvencelere rağmen, Ontario İnsan Hakları Komisyonu’nun araştırmaları özellikle İslamofobi gibi “genellikle uluslararası olaylarla şekillenen ve medya aracılığıyla yayılan” daha ciddi inanç temelli ayrımcılık biçimlerinin belirmesiyle ayrımcı ön yargının hâlâ bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.

Ontario İnsan Hakları Kanunu’na göre, ayrımcılığın ispatlanabilmesi için kişi kanun güvencesi altında olan karakteristik özelliklere sahip olduğunu ve olumsuz muameleye maruz kaldığını göstermek zorundadır. Güvence altında olan “karakteristik özellik”, olumsuz muamelede bir faktör olmalıdır. Yasa, yaşanılan kötü tecrübenin sebebinin yalnızca karakteristik özellik olmasını şart koşmaz; aksine karakteristik özelliğin olumsuz muamelede yan faktör olması da yeterlidir. İlk bakışta haklı görülen dava oluşturmak için gerekli olan bu düşük eşik, yeterli güvenceyi sağlamaya yetmektedir. Bunu sağladıktan sonra söz konusu fiilin ayrımcı nitelikte olmadığını ispatlamak zanlının sorumluluğundadır.

ABD’de ise federal bir kurum olan Eşit İstihdam Komisyonu, ırk, renk, cinsiyet, din, uyruk, yaş (40 ve üstü) ve fiziksel ya da zihinsel engellilik nedeniyle istihdam ayrımcılığını ve tacizi yasaklayan yasaların uygulanmasından sorumludur. Daha geniş ölçekte, ABD Adalet Bakanlığı Medeni Haklar Bölümü, ayrımcılığa uğrayan mağdurların kolaylıkla şikayette bulunabilmeleri için çeşitli şikayet prosedürlerini düzenler.

Ayrımcılıkla Mücadelede Yapılması Gerekenler

  1. Başta ABD ve Kanada’da olmak üzere ırkçı ve dine dayalı ayrımcılık karşısında atılabilecek birkaç adım var. Bu adımlar, dünyanın diğer ülkeleri için de söz konusu olabilir.
  2. Ortada eğer size yönelik bir şiddet tehdidi olduğunu düşünüyorsanız muhakkak güvenlik birimlerini haberdar edin.
  3. ABD ve Kanada’da iseniz, durumunuzla ilgili ücretsiz yasal destek almak için ABD’deki Eşit İstihdam Fırsatı Komisyonu ya da Kanada’da İnsan Hakları Hukuki Destek Merkezi’ne başvurun. Kanada İnsan Hakları Komisyonu’na ya da ABD Adalet Bakanlığı’ndaki Medeni Haklar bölümlerinden birine şikâyette bulunun.
  4. Sesinizi duyurun: İçinde bulunduğumuz sosyal medya çağında ırkçıları tespit etmek daha da kolaylaştı. Eğer acil tehlikede değilseniz, ayrımcılığa dair ayrıntıları kaydedip veri gizliliği ilkelerini de dikkate alarak haber ajanslarına gönderin. Tuttuğunuz kayıtlar polis soruşturmalarında yardımcı olabilir.

©Shutterstock.com/Apic World

ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz!
    Perspektif açık bir tartışmayı teşvik eder. Fakat bununla birlikte ırkçılık ya da farklı gruplara yönelik aşağılama içeren her türlü yorum editörün süzgecine takılacaktır.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER DOSYA YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar