Almanya Almanya’da Göçmen Kökenlilerin Sayısı Açıklandı

Alman Vakıfları Uyum ve Göç Bilirkişi Konseyi göç ve entegrasyon konularıyla ilgili yürüttüğü çalışmayı tamamladı. Hazırlanan raporda ülkede yaşayan göçmenlere ve göçmen kökenlilere dair veriler açıklandı.

admin 8 Şubat 2020

Alman Vakıfları Uyum ve Göç Bilirkişi Konseyi (SVR), göç ve entegrasyon konularında yürütülen güncel tartışmaları aydınlatmak adına bir rapor yayımladı. Konsey; göç, iş entegrasyonu, iltica ve Almanya’da yaşayan Müslümanlarla alakalı en önemli verileri kamuoyuyla paylaştı. Raporda göçmenlerin Almanya’daki mevcut durumu, ülkeye yeni göç edenler, göçmenlerin nitelikleri ve istihdam alanları gibi konulara yer verildi.

Rapora göre, 2018 yılında Almanya’nın nüfusunun yüzde 25,5’ini göçmen kökenliler oluştururken bu kişilerin yaklaşık yarısı Alman vatandaşı. En büyük göçmen kökenli grubu ise Türkiye kökenliler oluşturuyor. 2.8 milyonu bulan sayılarıyla Türkiye kökenliler, ülke nüfusunun yüzde 3.4’ünü oluşturuyor. İkinci sırada ise, nüfusun yüzde 2,3’ünü oluşturan Polonya asıllı göçmenler bulunuyor. Berlin, Hamburg ve Bremen Eyaletleri başta olmak üzere, Hessen ve Baden-Württemberg eyaletlerinde de göçmen kökenlilerin oranının yüksek olduğu ifade edilirken, bu oranın en yüksek olduğu eyalet olarak yüzde 35,1 ile Bremen karşımıza çıkıyor.

Dosya: "Göçmen Kökenlilik ve Göçmeyen Göçmenler"

Göçmen Kökenlilik ve Göçmeyen Göçmenler

2 Aralık 2019

Müslümanlarla Alakalı Kesin Veri Bulunmuyor

İslam dinine mensup kişilerin, Hristiyanlarda olduğu gibi Alman Devletinin yetkili kuruluşları tarafından tespit edilmemesinden dolayı bu anlamda kesin veri bulunmuyor. Ancak raporda, Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF) tarafından 2015 yılında yayımlanan çalışmadan hareketle Almanya’da yaşayan Müslümanlara ilişkin istatistiklere ulaşılabildiği belirtiliyor.

Buna göre, Almanya’da yaklaşık 4,4 ila 4,7 milyon arasında Müslüman yaşıyor ve bu da Alman nüfusunun 5,4 ila 5,7’sine karşılık geliyor. Alman asıllı olup, İslam dinine geçenlerin verilerine bu hesaplamada yer verilmezken ülkede 2018 yılında 23 milyon Katolik ve 21,1 milyon Protestan olduğu kaydediliyor.

Göçmen Kökenliler Almanlara Göre Daha Genç

Göçmen kökenli kişiler 35,5 yaş ortalaması ile Almanlara (47,7 yaş ortalaması) göre daha genç. Yaş gruplarına göre nüfusa bakıldığında ise, özellikle gençler ve çocuklar arasında birçok kişinin göçmen kökeni olduğu ifade ediliyor. Buna göre 16 yaşının altında olan çocukların yüzde 39,7’sinin bir göç geçmişi bulunuyor. Yaşlı grubuna bakıldığında ise tam tersi bir durum ortaya çıkıyor. Buna göreyse, 64 yaşın üstünde olan kişiler arasında göçmen kökeni olanların oranı yalnızca yüzde 11,5.

Yeni Göçmenlerin Nitelikleri

2014 verilerine göre yeni göç edenler, genel nüfusa nazaran eğitim düzeyi daha yüksek kişilerden oluşuyor.Verilere göre üniversite diplomasına sahip olma oranı Alman halkında yüzde 21 iken, Almanya’ya yeni göç eden kişilerde yüzde 37 olarak karşımıza çıkıyor.

Aynı zamanda, yeni göç edenlerin yalnızca yüzde 27’sinin mesleki eğitim yaptığını, bu oranın Almanlarda mesleki eğitim yapma oranı olan yüzde 68’e göre çok daha düşük olduğu ifade ediliyor. 2013 ile 2016 yıllarında Almanya’ya göç eden mültecilerin eğitim seviyesinin, ülkeye yeni göç eden kişilere göre çok daha düşük olduğu da raporda belirtilenler arasında. Bunun nedeninin ise, göçmenlerin gelmiş olduğu ülkelerde çoğu zaman Almanya’daki gibi bir mesleki eğitim modelinin olmaması ve bu ülkelerde birçok mesleğin, formal bir eğitim alınmaksızın icra edilebilmesi olarak vurgulanıyor.(ala)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar