Cami Saldırıları Köln Merkez Camii’ne Bir Senede 17. Saldırı: “Cami Saldırıları Normalleşmemeli”

Almanya’da camilere gönderilen tehdit ve hakaret mektuplarına bir yenisi daha eklendi. Köln Merkez Camisine dün İslamofobik bir mektup gönderildi. DİTİB Genel Sekreteri Abdurrahman Atasoy, camilere yönelik mektupların daha sıkı soruşturulmasını istiyor.

admin 19 Kasım 2020

Almanya’da cami saldırıları artış gösteriyor. Baden-Württemberg Eyaletindeki Mannheim şehrinde Diyanet İşleri Türk İslam Birliğine (DİTİB) bağlı Yavuz Sultan Selim Camisine yönelik bomba ihbarı ve tehdit mektubu gönderilmesinin ardından dün Köln Merkez Camisi de İslamofobik bir mektup aldı. “PEG” imzası taşıyan mektupta Hz. Peygamber, Türkler ve Erdoğan ile ilgili hakaretler yer alıyor. Aynı mektup daha önce Duisburg’taki Muradiye Camiine ve Mannheim’daki Yavuz Sultan Selim Camiine de gönderilmişti.

Konuyla ilgili Perspektif’e açıklamalarda bulunan DİTİB Genel Sekreteri Abdurrahman Atasoy, DİTİB camilerine yönelik tehdit mektupları ile saldırıların, Ayrımcılıkla Mücadele Birimi (ADS) tarafından sistematik olarak kayıt altına alındığını, dünkü tehdit mektubuyla birlikte sadece 2020 yılında DİTİB’e yönelik 70’in üzerinde saldırının kaydedildiğini belirtti. Atasoy açıklamasına şöyle devam etti: “Viyana’daki terör saldırısından sonra Almanya’da camilere yönelik tehdit mektupları ile saldırılarda artış gözlemledik. O tarihten bu yana sadece bizim kaydettiğimiz 18 cami saldırısı var. Şu an her gün neredeyse 2 camiye yönelik tehdit mektubu ya da saldırı haberi alıyoruz.” 

“Cami Saldırıları Konusunda Müslümanların Kaygıları Giderilmeli”

Atasoy, Müslümanlara yönelik siyasi söylemin sertleştiği zamanlarda cami saldırılarının da arttığını belirtirken, tehdit mektuplarıyla ilgili soruşturmalarda hassasiyet talebinde bulundu: “Mannheim camimize yönelik bomba ihbarının ardından polislerin hem soruşturmayı titizlikle yürüttüğünü, hem de cemaate kültürlerarası bir hassasiyetle yaklaşarak ortamı sakinleştirdiğini gözlemledik. Ne yazık ki camilere yönelik tehditlerde soruşturmaların her eyalette aynı hassasiyetle yürümediğini görüyoruz. Özellikle cami saldırıları gibi hassas bir konuda, güvenlik birimlerinin tavrının Müslümanlardaki kaygıları giderecek şekilde olması gerek.”

Atasoy ayrıca tehdit mektuplarının Almanya’daki camiler için sıradanlaşmaması gerektiğini ekledi: “Saldırılar sıklaşınca sanki bu tehdit ve hakaret mektupları vakai adiye gibi algılanıyor. Polis, kamuoyu ve Müslüman cemaat bu tehditleri normal görmemeli. Her bir tehdit mektubunun failinin soruşturulması ve aşırı sağcıların Müslümanları bu kadar kolayca tehdit edebilmelerinin engellenmesi gerek.” (P)

 

admin

Lisans eğitimini Münster Üniversitesinde Sosyoloji ve Siyaset Bilimi bölümlerinde çift anadal olarak tamamlayan Kandemir, Duisburg-Essen Üniversitesinde sosyoloji yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Ağırlıklı çalışma alanları göç sosyolojisi ve ulusaşırı Türk toplulukları olan Kandemir Perspektif dergisi editörüdür.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar