KORONAVIRÜS Fransa’da Salgında Fedakarca Çalışan Hastane Personeli Safiya’ya Liyakat Nişanı

Fransa'da koronavirüs salgınının ilk dönemlerinde yaşanan koruyucu ekipman sıkıntısına, çalıştığı hastanede elleriyle diktiği önlüklerle çare olan gurbetçi Türk vatandaşı Safiya Kocaağa, liyakat nişanına layık görüldü. 

ehisim 14 Ocak 2021

Fransa’nın iç kesimlerinde yer alan Gueret kentindeki devlet hastanesinde temizlik personeli olarak çalışan 51 yaşındaki Kocaağa, Kovid-19 salgınının başlangıcında yaşanan koruyucu ekipman eksikliğinin giderilmesine katkı sundu.  Mesai bitiminde, sağlık personeli ve hastalar için çarşaftan elleriyle koruyucu önlük dikerek gösterdiği fedakarlık sayesinde ulusal liyakat nişanına layık görülen Kocaağa, çalıştığı hastanede kendi önerisiyle önlük dikerek başladığı süreci anlattı.

“Eski Ameliyat Önlüğü ve Çarşafları Koruyucu Önlük Haline Getirdik”

Safiye Kocaağa memleketi Bayburt’tan 1980’de 9,5 yaşındayken Fransa’nın Gueret kentine geldiğini belirterek sözlerine başladı. Salgının ilk döneminde hastanedeki kısıtlı sayıda bulunan kağıttan koruyucu önlükleri yıkayıp tekrar kullandıklarını ancak bu önlüklerin de kısa sürede yırtıldığını belirten Kocaağa, şöyle konuştu: “Mart 2020 zamanıydı. Kovid-19 burada başladığında, o zaman büyük bir ekipman kıtlığı vardı, yaşadığımız bölgede eldivenimiz yoktu, maskemiz yoktu, koruyucu önlük bulunmuyordu, getirtemiyorlardı. Çalıştığım hastanede de ihtiyaç vardı. Elimden dikiş geldiğini, yardımcı olabileceğimi söyledim. İlk önce kağıttan önlükleri dikmeye başladım. Sonra eski ameliyat gömleklerine çarşaflardan kol yaptık. Böylece koruyucu önlük haline getirdik. Bir ay boyunca dikiş işleriyle uğraştım.” Kocaağa, saat 05.00-08.00 arası hastanedeki temizlik işini yaptığını, 08.00’den 17.00’ye kadar da birim şefinin izniyle dikiş yaptığını aktardı.

Evindeki Dikiş Makinesini Hastaneye Götürmüş

Kocaağa, yoğun bakım ünitesi ve servislere çıktığında karşılaştığı manzaradan çok etkilendiğini vurgulayarak, yardım etmeye o anda karar verdiğini dile getirdi. “Hastaları o halde görünce rikkatime dokundu. Şefime ‘Elimden dikiş geliyor, yapabilirim’ diye teklif ettim. İlk başta bir tane denedim. Müdüre gösterdiler daha sonra onay geldi. Onay geldikten sonra evdeki dikiş makinesini götürdüm dikmeye başladık.” diyen Kocaağa, dikiş bilen bir iş arkadaşıyla bir ayda 800 koruyucu önlük diktiklerini söyledi.

Kocaağa, ihtiyacın acil olması nedeniyle hafta sonları da hastaneye gelerek neredeyse hiç dinlenmeden bu işe yoğunlaştığını belirtti. “Ben çalışırken bir gün hastane müdürümüz geldi, ‘Burada yasa dışı dikiş atölyesi kurmuşsunuz kontrole geldim’ diyerek bize takıldı.” diyen Kocaağa, liyakat nişanı ile taçlanan gayretini yetkili makamlara müdürünün iletmiş olabileceğini kaydetti.

Creuse Bölgesinde Liyakat Nişanı Alan İlk Kişi

Kocaağa, nişana layık görüldüğünü nasıl öğrendiğini de şöyle anlattı:  “Hiçbir şeyden haberim yoktu, müdürümüz beni cebimden aradı, tebrik etti. Ben de niçin tebrik ediyorsunuz dediğimde ‘Resmi basına çıktın liyakat nişanına layık görüldün’ dedi. Ben de ilk öyle öğrendim. Hastane direktörüm de basını aramış, buranın basını da geldi ilgi gösterdi. Creuse bölgesinde liyakat nişanı alan ilk kişi olduğumu söylediler. Bundan dolayı da herkes memnun.”

Kocaağa iş yerinde “Nişanı neden sana verdiler, sen Fransa’yı kurtarmadın ki sana madalya veriyorlar” gibi eleştiriler de aldığını belirterek, bunların çok sınırlı olduğunu, genel anlamda olumlu tepkilerle karşılaştığını ifade etti. Türkiye’nin Lyon Başkonsolosluğu ve Türkiye’deki yakın akrabalarının kendisini arayıp tebrik ettiğini ifade eden Kocaağa, Creuse bölgesi milletvekili Jean-Baptiste Moreau’nun da kendisine kutlama mesajı gönderdiğini anlattı. Kocaağa nişanın henüz kendisine takdim edilmediği bilgisini de paylaştı.

Bayram Kocaağa da eşiyle gurur duyduğunu, Türk vatandaşlarının bulundukları ülkelere daima katkı vermeye gayret ettiğini vurguladı. Bayram Kocaağa, “Eşim güzel tepkiler alıyor. Dün eşimle mağazada gezinirken, kasiyer bile ‘Madalyayı alan siz misiniz?’ dedi. Böyle tepki verenler çok. İnsanlık için ne yapıyorsan o önemli. Gurbetçi olarak biz burada çalışıyoruz, hakkımızı da alıyoruz. Bölgemizdeki insanlar bizi çok seviyor. Türkiye Cumhuriyeti’ni elimizden geldiği kadar iyi temsil etmeye çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı. (AA)

ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar