'Kurumsal Irkçılık'

“AB Üyesi Ülkeler Irkçılığa Karşı Kararlı Duruş Göstermiyor”

AB üyesi ülkelerin ırk ayrımcılığına karşı kararlı bir duruş göstermemesi nedeniyle 2 yıl önce ilan edilen Avrupa Birliği Irkçılıkla Mücadele Eylem Planı hedeflerini gerçekleştirmede yetersiz kaldı.

Fotoğraf: @Lijphoto - Shutterstock.

The European Network Against Racism (ENAR), Equinox Initiative for Racial Justice ve ERGO Network kuruluşlarının ortak imzasıyla yayımlanan basın bildirisinde Avrupa’da ırk ayrımcılığının halen devam ettiğine dikkat çekildi ve AB üyesi ülkelerin ırkçılığın önüne geçmede başarısız kaldığı ifade edildi.

“Üye Ülkeler Irkçılık Karşısında Kararlı Bir Duruş Göstermedi”

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in 16 Eylül 2020’de duyurduğu Irkçılıkla Mücadele Eylem Planı‘nın (EU APAR) ikinci yıldönümü sebebiyle yayınlanan basın bildirisinde, programın ırkçılıkla mücadeleye çok kısıtlı bir katkı sunduğuna ve bunun arkasında yatan nedenin üye ülkelerin kararlı bir duruş göstermemesi olduğuna yer verildi.

Eylem planının en iddialı hedefleri arasında bulunan tüm üye ülkelerde ırkçılığa karşı ulusal eylem planlarının (NAPAR) uygulanmasının akamete uğradığı ve sivil toplum örgütlerini sürece aktif olarak dahil edecek bir şeffaflığın ve kapsayacılığın en başından itibaren sağlanmadığı belirtildi. Basın bildirisinde, ulusal düzeyde desteklenemeyen eylem planlarına karşı Avrupa genelinde yayılan aşırı sağ hareketlerin de büyük bir tehdit oluşturduğu tespitine yer verildi.

Normalleşen Aşırı Sağ İdeolojiler ve Irk Ayrımcılığı

Bildiride, geçtiğimiz haftalarda üye ülkelerdeki endişe verici gündem maddelerine de değinildi. Fransa, Müslüman karşıtı nefrete karşı mücadele eden bir sivil toplum örgütüne yönelik müdahalelerini devam ettirmişti. İsveç’te, son seçimlerde İsveç Demokratları Partisinden aday olan 214 kişinin aşırı sağcılıkla ilişkili olduğu hatırlatıldı.

İtalya’da ise, aşırı sağcı Lig partisinden bir siyasetçi, partinin bu ay sonunda yapılacak genel seçimleri kazanması hâlinde sokakları Romanlardan temizleyeceğini ima etmişti. Ağustos ayında Alika Ogorchukwu adlı siyahi bir erkek, güpegündüz beyaz bir İtalyan tarafından dövülerek öldürülmüştü. Olaya müdahale eden polisler, işlenen bu ağır suçun ırksal bir nedene dayandığını rapor etmemişti.

ENAR Başkanı Ojeaku Nwabuzo, söz konusu gelişmelerle ilgili olarak, “AB içerisinde kurumsal ırkçılık sorunları yaşayan pek çok ülke var. İster Fransa, ister İsveç ya da İtalya’dan bahsedelim; aşırı sağ ideoloji yükselmekte ve ırkçılık yepyeni bir düzeyde normalleşmektedir. AB Kurumları bu tehdidin farkına varmalı ve harekete geçmelidir. Aksi takdirde ırksal eşitliğe yönelik her türlü girişim suya düşecektir.” yorumunu yaptı.

Nwabuzo, Avrupa’da yükselen aşırı sağ tehdit eğiliminin giderek artarak, ırksallaştırılmış toplulukları şiddete karşı savunmasız bıraktığını da ifade etti:

“Irkçılık, ırkları nedeniyle insanları öldürüyor ve bu durum daha da kötüye gidecek. Kesin taahhütler olmaksızın, gerçek bir ‘Eşitlik Birliği’ umudu boş bir vaat olarak kalacaktır. Avrupa Komisyonu, üye devletlere ortak değerlerimizi hatırlatmak için çabalarını arttırmalı ve ırkçılıkla mücadele eylem planlarını yerine getirmelidir. Irk ayrımcılığına maruz kalan toplulukların güvenliği onların kararlılığına bağlıdır.”

Mülteci Kabulünde Ayrımcılık

Ayrıca, Ukrayna’daki savaşın Avrupa’nın kurumsal ırkçılığının bir başka yüzünü, kaçan mültecilere uygulanan çifte standardı ortaya çıkardığına da değinildi.

ERGO Network Direktörü Gabriela Hrabanova, “Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşla birlikte Avrupa, Ukraynalı mültecilere yönelik etkileyici bir dayanışmaya tanık oldu. Ne yazık ki, Ukrayna’dan gelen Roman mülteciler ve diğer etnik azınlık grupları, kendileri ve aileleri için güvenli bir yer bulma çabaları sırasında komşu ülkelerde bugüne kadar çok fazla ırkçılık ve reddedilme ile karşılaştılar.” sözleriyle mültecilere yönelik farklı muamelelere dikkat çekti. (P)

bgucin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

Yazarın diğer yazıları
Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi#0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler