Almanya Seda Başay Yıldız: “Devletin Öğrenilmesini İstemediği Bazı Şeyler Var”

Almanya’da ırkçı tehdit mektupları alan NSU davasının müdahil avukatlarından Seda Başay Yıldız yaptığı açıklamada, Almanya’daki durumun NSU cinayetlerinden ders alınmadığını bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.

Ferhan Köseoğlu 24 Ocak 2020

Almanya’da 2000-2007 yılları arasında 8’i Türk, 10 kişiyi öldürmekle suçlanan aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütü davasının sonuçlanmasının üzerinden bir yıldan fazla bir zaman geçti. Mahkemenin kararının cinayetlerin üzerindeki sis perdesini kaldırmadığı eleştirileri yapılırken, NSU davasının müdahil avukatlarından Seda Başay Yıldız’ın maruz kaldığı ırkçı tehditler de gündemdeki yerini koruyor. Yıldız’ın ailesini de hedef alan “NSU 2.0” imzalı tehditler nedeniyle Hessen eyaletinde 38 polis görevden alınırken, konuyla ilgili başlayan soruşturma sürüyor.

Hem kendisine yönelik tehditleri hem de NSU sürecini değerlendiren Seda Başay Yıldız, Almanya’da Kassel Valisi Walter Lübcke cinayeti ve Halle saldırısı gibi olayların NSU’dan ders alınmadığını bir kez daha gösterdiğini söyledi. Türk kökenli avukat, “Biz her zaman NSU terör örgütünün 3 kişiden oluşan bir örgüt olmadığını söyledik. Arkasında çok kişi vardı. Çok da isimler dosyada yer alıyordu. Ama bunların arkasında Federal Savcılık da devlet de durmadı. Şimdi Kassel Valisi öldürüldü. Orada Halit Yozgat cinayetinde ismi geçip de üzerinde durulmayan insanların isimleri geçiyor.” ifadelerini kullandı.

Halit Yozgat cinayetinde sordukları “Nasıl bağlantılar var? “Örgüt üyelerine kimler destek oldu?” “Kimler Halit Yozgat’ın orada internet kafesi olduğunu söyledi?” gibi soruları hatırlatan avukat, “Ancak o dönem ‘böyle bir örgüt yok. Bunların yardımcıları yok. Sadece bu 3 isimden oluşuyor’ denildi. Ama şimdi vali cinayeti sonrası ortaya çıkan isimler Halit Yozgat cinayetinde de adı geçen isimlerdi. Halit Yozgat cinayetinin arkasında durulmadı, şimdi bunları yaşıyoruz. Cinayet tam olarak aydınlatılamadığı için vali cinayetini yaşadık.” dedi.

“Vali Cinayetinin Aydınlatılacağına İnanmıyorum”

Almanya’nın vali cinayetinden sonra da bu ırkçı cinayetleri aydınlatacağına inanmadığını söyleyen Yıldız, “NSU dava süresinde 435 duruşma gördüm, birçok kez söz verildi. Dava süreci bir o kadar medyada yer aldı. Eğer bu, NSU’yu açıklığa kavuşturmadıysa vali cinayetinin de NSU ile ilgili süreci tam olarak açıklığa kavuşturacağına inanmıyorum.” diye kaydetti. Sadece öldürülen bir Alman olduğu için bazı şeylerin üzerine daha çok gidilebileceğini belirtti.

Dosya: "NSU Terörü"

Solingen’den NSU’ya: Neonazilerin Ölümcül Şiddeti ve Anayasayı Koruma Dairesinin Rolü

1 Eylül 2018

Devletin NSU sürecindeki tutumu ile ilgili kafasındaki sorulara net cevaplar bulamadığını da belirten Türk kökenli avukat, “Söz veriyorlar her şey açıklığa kavuşturulacak diye, sonra dosyaları istiyoruz ‘onları veremeyiz’ diyorlar. Şimdi bunun cevabı ne olabilir? Devlet de bazı şeyleri biliyor muydu? Biz bunları her zaman sorguladık. Terör örgütü olan 3’lünün etrafında gizli istihbaratın ajanlarının olduğunu biliyorduk. Bunlarla ilgili dosyamızda isimler de geçiyor. Bunların dosyalarını istediğimiz zaman bunları da alamadık. Sürecin açıklığa kavuşturulacağı ile ilgili söz veriyorlar. Ancak dosyaları istediğimiz zaman ‘hayır bunları veremeyiz’ diyorlar. Bunun tek cevabı olabilir. Devletin öğrenilmesini istemediği bazı şeyler var.” ifadelerini kullandı.

“Almanya’da Hiçbir Şey Değişmeyecek”

Dava sürecinde öldürülen Türk vatandaşlarının ailelerinin yaşadığı mağduriyete dikkat çeken Yıldız, “Ailenizde bir ferdi kaybediyorsunuz. Silahla vurulup öldürülüyor. Polis sadece gelip size ‘PKK ile bağlantınız var mıydı? Oğlunuz, eşiniz esrar satıyor muydu? Evlilik dışı bir ilişkisi var mıydı?’ diye sorular soruyor. Alman polisinin bu kadar ırkçı olaylara yaklaşmasından dolayı çok büyük bir üzüntü duydum.” diye belirtti. Polisin o dönem yaşanan olaylarla ilgili hiçbir pişmanlığının olmadığına da atıfta bulunan Türk kökenli avukat şu ifadeleri kullandı: “Gelip de biz ‘hata yaptık o insanları suçladık ama doğru olmadığını anladık.’ diye bir şey söyleyeceklerini zannettim . Ama hiç bir şey söylemediler. Aksine biz her şeyi doğru yaptık hiç hata yapmadık dediler. Bu cevap hiç bir şeyi öğrenmediklerini gösteriyor. Almanya’da hiçbir şey değişmeyecek.”

Dosya: "NSU Terörü"

NSU: Irkçı İnfazları Destekleyen Neonaziler Hâlâ Aramızda

1 Eylül 2018

“Ölüm Tehditleri Almaya Devam Ediyorum”

Kendisine yönelik ölüm tehditleri ile ilgili de konuşan Seda Başay Yıldız, “O süreç devam ediyor. Bana gelen tehditlerin daha kim tarafından gönderildiği bilinmiyor. Sadece soruşturmanın devam ettiği söyleniyor. Hâlâ ölüm tehditleri almaya devam ediyorum.” dedi. Yapılan soruşturma sonrası özel adresi, 3 yaşındaki kızının ismi, doğum tarihi gibi bilgileri tutan polislerin görevden alındığını söyleyen Yıldız, kendisine gelen tehditlerin bu kişiler tarafından yapılıp yapılmadığını da bilmediğini söyledi.

Olay medyaya yansımadan önce Almanya’da ilgili kurumlar tarafından yeterince destek görmediğini, tehdidin ciddiye alınmadığını da söyleyen Başay Yıldız, olayın medyaya yansıması sonrası desteğin arttığını söyledi.

Tehditlerin kendisini korkutmadığına dikkat çeken Seda Başay Yıldız, “Ben kimseden korkmuyorum. Ama benim de bir çocuğum var. Çocuğuma bir şey olmasını istemiyorum. Çocuğum bu tehditlere alet edildiği için tabi ki tehditleri ciddiye aldım.” dedi.

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar