HANAU SALDIRISI Hanau’daki Irkçı Terör Saldırısında Oğlunu Kaybeden Baba: Selamlaştık 2 Dakika Sonra Öldürdüler

Almanya'nın Hanau kentindeki ırkçı terör saldırısında yaşamını yitiren Gökhan Gültekin'in babası Behçet Gültekin, olayın arkadaşları ile oturan oğlu ile selamlaştıktan iki dakika sonra meydana geldiğini belirtti.

admin 22 Şubat 2020

Almanya’nın Hanau kentindeki ırkçı terör saldırısında oğlunu kaybeden Behçet Gültekin, Frankfurt Başkonsolosu Burak Karartı ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) heyetinin ziyareti sonrası gazetecilere açıklamalarda bulundu.

52 yıldır Almanya’da yaşayan Behçet Gültekin “İki tane oğlum vardı, ikisi de burada doğup büyümedir. Saldırı kurbanı 37 yaşındaki küçük oğlumdu ve daha bekardı, benimle beraber duruyordu. Saat 22.00 civarı ben iş yerinden geçerken ona selam verdim. Birkaç arkadaşıyla orada oturuyorlardı, 2 dakika sonra öldürdüler, ayrılmamız 2 dakika sürdü. Ben inanmadım.” ifadelerini kullandı.

Kanser hastası olduğunu aktaran Gültekin, “Her hafta iki sefer Frankfurt Uni kliniğine gidip kemoterapi görüyorum, o beni götürüp getiriyordu, o bana tercümanlık yapıyordu. Eğer yaramaz bir çocuk olsaydı bunca zaman benimle yaşayamazdı. Çok yardımsever ve çok dindardır. Yardımseverdi. Onun için de nişan parası yapmak istiyorduk, nişan yapacaktık nasip olmadı.” şeklinde konuştu.

Gültekin, kendi evladını bu olayda kurban verdiğini ve oğlunun yerinde başkalarının da olabileceğini belirterek üzüntüsünü dile getirdi.

“Birlikte sesimizi gür çıkaracağız”

Frankfurt Başkonsolosu Karartı ise Gültekin ailesine başsağlığı dileyerek Almanya’daki Türk toplumunun geçmişinde bu tür acılar olduğuna işaret etti.

Karartı, “Özellikle 90’lı yıllarda bu tür acıları yaşadık. 2000’li yılların başında NSU denilen terör örgütünün hedefi haline gelen vatandaşlarımız oldu. Terörün milliyeti, cinsiyeti, etnik kökeni yok. Ama maalesef bu aşırı sağcı, ırkçı ve yabancı düşmanı terörün hedefinde genelde yabancı kökenli toplumlar oluyor. Almanya’daki en geniş yabancı kökenli toplum olarak da milletimiz bu hastalıklı zihniyetin, bu zehirli ideolojiye inanmış sapkınların maalesef hedefi haline geliyor.” dedi.

Hanau’nun Ardından

Almanya’nın Aşırı Sağ Bilançosu: Saldırılar, Suikast Planları ve Kan Gölü

20 Şubat 2020

Frankfurt Başkonsolosu Karartı, bu konuda canlarının yandığını vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:

“Dolayısıyla sesimizin bu konuda, net, gür ve ahenkli çıkması gerekiyor. Bu mesele Türk toplumu içerisinde fark gözetmeden aslında herkesin ortak sorunu olan bir mesele. Aşırı sağcı, ırkçı, yabancı düşmanı terör, şiddet ve bu söylemlere maruz kalmak Türk toplumunun ortak sorunu, ortak meselesi. Bu ortak meselede hepimizin birlik ve beraberlik içerisinde kenetlenerek mücadele etmesi gerekiyor. Bu mücadeleyi de aynı yöntemle değil, demokratik kurallar, ilkeler ve teamüller çerçevesinde vereceğiz. Birlikte sesimizi gür çıkaracağız.”

Alman devletinin yabancı düşmanı zihniyete karşı daha etkin ve kararlı tedbirler almasını beklediklerini belirten karartı, “Biz bu toplumun bir parçasıyız. Bu toplumun bir parçası olduğumuza önce kendimiz inanacağız. Herkes gibi bu ülkenin kalkınmasına, güçlenmesine emek verdiniz ve vermeye de devam ediyorsunuz. Hiçbir güç bu ülkeden, bu toplumdan sizleri koparmayacak. Elbette Türkiye’ye aitsiniz ama Türkiye’ye olduğu kadar buraya da aitsiniz.” ifadelerini kullandı.

Başkonsolos Karartı ayrıca yarın Hanau’da saat 13.30’dan itibaren ırkçılık karşıtı gösteri ve yürüyüş düzenleneceğini hatırlatarak, herkesi buna katılmaya davet etti.

Heyet daha sonra ırkçı terör saldırısında hayatını kaybeden Sedat Gürbüz’ün babası Selahattin ve annesi Emiş Gürbüz’ü de ziyaret ederek başsağlığı dileğinde bulundu. (AA, P)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar