İsviçre'de İslam İsviçre’de Dinî Cemaatlerin Tanınma Yasasına Karşı Referandum Hazırlığı

İsviçre’deki Neuenburg Kantonu’nda Müslümanların da dâhil olduğu diğer dinî cemaatlerin tanınmasına olanak sağlayan yasanın iptali için SVP ve FDP referandum hazırlığı yapıyor. Hedef, “cami fazlalığını” önlemek.

admin 1 Ekim 2020

İsviçre’deki Neuenburg Kantonu 2017 yılından beri Hristiyan Kiliseleri dışındaki diğer dinî cemaatlerin de tanınmasını sağlayan bir yasa hazırlığındaydı. Tartışmalara yol açan bu yasa, 2 Eylül’de Kanton Parlamentosundan geçti. Hür Demokrat Parti (FDP) ve İsviçre Halk Partisi (SVP) ise kabul gören yasanın iptali için bir referandum hazırlığı yapıyor. Referanduma gidilmesi için 17 Aralık’a kadar 4500 imzanın toplanması gerek.

Her iki parti de, kantondaki dinî cemaatlerin tanınmasının parlamento yasaları ile değil, halk oylaması ile olması gerektiğini savunuyor. Kantonda diğer dinî cemaatlerin tanınması ile ilgili yasanın karşıtları, dinî cemaatlerin vaazlarını yerel dilde yapmak zorunda olmaları ve devlet okullarında din dersi vermelerinin yasaklanmasını savunuyor. Neuenburg Kantonu’nda şu anda Protestan Reform Kilisesi, Roma Katolik Kilisesi ve Hristiyan Katolik Kilisesi tanınmış durumda. Fakat yasa ile birlikte Müslümanların da dâhil olduğu diğer dinî cemaatlere tanınma başvurusunda bulunmaları için imkân sunuluyor.

SVP’nin Neuenburg Yüksek Meclisi Fraksiyon Başkanı Niels Rosselet-Christ, dinî cemaatlerin tanınmasıyla ilgili kriterlerin belirsiz olduğunu ve “camilerin çoğalmasının önlenmesini istediğini” ifade etmişti.

İsviçre'de İslam

İsviçre’de İlk Hedef Kamusal Tanınma

1 Nisan 2014

“Müslüman Cemaatin Tanınması Şu An İtibariyle Zaten Zor”

Konuyla ilgili Perspektif’e konuşan İsviçre İslam Kuruluşları Federasyonu (FIDS) Basın Sözcüsü Önder Güneş, söz konusu yasa ile kastedilen “tanınma”nın İsviçre’de “küçük tanınma” olduğunu belirterek şunları söyledi: “Neuenburg Kantonu’nda çıkan yasa, dinî cemaatleri otomatik olarak tanıyan bir yasa değil. Onların parlamentoda tanınması için başvurularını mümkün kılan bir yasa. Yani bu yasadan hareketle başvuruların yapılması, birçok farklı kriterin yerine getirilmesi gerekiyor. Ayrıca bu tanımanın sonunda da –örneğin- İslami cemaatler dinî cemaat olarak ciddi haklar elde etmiyorlar. Fakat yine de kantondaki sağ popülist partinin bu tarz bir imkânın mevcudiyetini bile hazmedememesi durumuyla karşı karşıyayız.”

Yasanın “tanınma” değil, “tanınmaya dair müracaat hakkı” doğurduğunu belirten Güneş, sağ popülist SVP’nin Müslüman cemaatlerle ilgili çelişkili yaklaşımına da dikkat çekti: “SVP, İsviçre’de camilerin –sözde- arka sokaklarda gizli saklı faaliyet gösterdiğini iddia ediyor. Fakat öbür yandan, İslami cemaatlerin şeffaf olacaklarını taahhüt ederek tanınma başvurusu yapmalarına da karşı çıkıyor. Hem camilerin yeterince şeffaf olmadığını iddia edip, hem de tanınmayla her türlü hesap verilebilirliğin baştan kabul edilmesine karşı çıkmak, çok büyük bir çelişki.”

İsviçre'de İslam

İsviçre’de İslami Cemaatlerin Tanınması

1 Nisan 2014

İsviçre’de Dinî Cemaatlerin Tanınması

İsviçre’de “büyük tanıma” ve “küçük tanıma” olarak bilinen iki türlü “tanıma” şekli var. “Küçük tanınma”, yani kamusal olarak tanınma şeklinde bilinen süreçte İsviçre’de dinî cemaatler, kantonlarda sembolik olarak tanınıyorlar. Bu tanınma biçiminde kendilerine herhangi bir hak verilmesinden ziyade, onların İsviçre’nin birer parçası olduğu ile ilgili sembolik bir mesaj verilmiş oluyor. “Büyük tanınma”, yani kamusal-hukuki tanınma olarak bilinen süreçte ise dinî cemaatlere hastanelerde ve hapishanelerde manevi rehberlik yapma, devlet okullarında İslam din dersi verme, vergi muafiyeti ve kilise vergisine benzer şekilde vergi toplama hakları veriliyor.

İsviçre’de Hristiyan cemaatler haricinde tanınan ilk dinî cemaat, 2012 yılında Basel Kantonu’ndaki Aleviler olmuştu. Bunun dışında Vaud Kantonu’ndaki İslami cemaatler 2018 yılında tanınmak için başvurmuştu.

admin

Lisans eğitimini Münster Üniversitesinde Sosyoloji ve Siyaset Bilimi bölümlerinde çift anadal olarak tamamlayan Kandemir, Duisburg-Essen Üniversitesinde sosyoloji yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Ağırlıklı çalışma alanları göç sosyolojisi ve ulusaşırı Türk toplulukları olan Kandemir Perspektif dergisi editörüdür.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar