Almanya Almanya’da Kadın Sığınma Evlerinde Çoğunluk Göçmen Kökenlilerden Oluşuyor

Almanya Kadın Sığınma Evi Koordinasyonu Derneğinin yayımladığı 2019 raporuna göre sığınma evlerinde kadınlardan çok çocuklar korunuyor ve sığınanların çoğunluğu göçmen kökenli.

admin 12 Aralık 2020

Almanya’da çok sayıda kadın sığınma evlerini bünyesinde barındıran Berlin merkezli Kadın Sığınma Evi Koordinasyonu Derneğinin (Alm. “Frauenhauskoordinierung e.V.”) yayımladığı 2019 raporunda sığınma evlerinde kadınlardan çok çocukların korunduğu ve sığınanların çoğunluğunun göçmen kökenli oldukları belirtildi. Derneğin yöneticisi Heike Herold, çocuklara bakım konusunda kaynak eksikliği olduğunu dile getirdi. 8 Aralık 2020 tarihinde Berlin’de sunulan istatistiklere göre 2019 yılında ülke çapındaki 182 kadın sığınma evinde 7 bin 45 yetişkin ve 8 bin 134 çocuk yaşıyor. Hazırlanan rapora göre bir önceki seneye kıyasla sayılarda önemli bir değişiklik görülmedi.

2018 yılında kadın sığınma evlerine sığınanların yüzde 65’i Almanya’da doğmamış kişilerden oluşurken, 2019 yılında bu sayı yüzde 66 oldu. Yaklaşık 20 sene önce, 2000 yılında bu oran henüz yüzde 41 idi. Sığınan kadınların yüzde 16’sı Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden ve yüzde 26’sı ise AB üyesi olmayan Avrupa ülkelerden geldiğini bildirildi. Kadınların yüzde 17’sinin Afrika’da, yüzde 38’inin ise Asya kıtasında doğduğu istatistiklere yansıdı. Ayrıca kadın sığınma evlerindeki göçmenlerin ekseriyetle Suriye, Türkiye, Afganistan, Irak, Rusya, Polonya, Kosova, Fas, Sırbistan ve Romanya kökenleri olduğu raporda yer aldı.

Kadın sığınma evlerine sığınan kişilerin neredeyse üçte birinin fiziksel veya psikolojik engelleri olduğu belirtildi. Herold, “Her yaştan, gelir grubundan, eğitim düzeyinden ve etnik kökenden kadın aile içi şiddete maruz kalıyor; ancak sınırlı maddi veya sosyal kaynakları olan ve özellikle savunmasız gruplar kadın sığınma evlerinin desteğini arıyor” ifadelerini kullandı.

Konut Piyasası ve İkametgâh 

Raporda kadın sığınma evlerine sığınanların çoğunluğunun göçmen kökenli olmasının nedeni olarak bu kadınların, sığınma evlerinin korumasına daha sık ihtiyaç duymalarının büyük payı olduğu belirtiliyor. Bunun sebebinin çoğunlukla, göçmen kökenli kadınların alternatif fırsatlar için aynı sosyal ağlara ve kaynaklara sahip olmaması olarak ifade ediliyor.

Raporda aynı zamanda “Konut piyasasında ayrımcılık var ve bu durum (kadın sığınma evinden sonra bile) konut bulmayı zorlaştırıyor ” ifadelerine yer verildi. Raporun yazarlarına göre, mülteciler için ikamet şartı bulunması sebebiyle mülteci kadınlar konut bulma konusunda ayrıca zorlanıyor. Sığınma başvurusunda bulunan mülteciler, en az sığınma işlemi süresince dilekçenin işlendiği şehirde ikamet etmek zorunda.

Mülteci Kadınların Durumu Daha Zor

Rapora göre mülteci kadınlar daha fazla güçlükle karşılaşıyor. Uzmanlar bu durumu şöyle ifade ediyor: “Mülteci kadınların, özellikle toplu konutlarda nispeten yüksek şiddet riskine maruz kaldıkları ve ‘toplu barınma’ için ülke çapında zorunlu şiddet koruma konseptlerinin olmadığı gerçeği göz önüne alındığında, bu durum sorunlu bir hâl alıyor.”

Raporda, kendi adına oturma izni olmayan mülteci kadınların çok daha fazla zorluklar karşı karşıya kaldığı belirtiliyor. Almanya’da mülteciler, eşinden bağımsız bir oturma izni alma hakkını elde etmeden önce, yasal olarak öngörülen üç yıllık evlilik süresine uymalı. Bunun sonucunda ise kadınların şiddet içeren bir ilişkiden kopmaları zorlaşıyor ve partnerlerine bağımlı kalmalarının önü açılıyor.

Kadın sığınma evi sakinlerinin çoğu, birden fazla ve karmaşık bir durumun içinde olduklarından dolayı danışma ihtiyaçları da buna göre değişebiliyor. Herold, bu durumu “İşin uygulama kısmında tercüman, çocuk bakımı veya engelli kadınlara uygun destek için neredeyse hiç fon desteği bulunamıyor,” şeklinde ifade ediyor. Bu nedenle sığınma evine gelenlerin konaklama masraflarının yarısını veya tamamını kendilerinin finanse etmek zorunda olduklarını belirtiyor. Son olarak, Kadın Sığınma Evi Koordinasyonu Derneği, şiddet durumunda ülke çapında yasal koruma ve yardım hakkı ve tek tip yardım sistemi için yeterli finansman sağlanması için mücadele ettiklerini belirtiyor.

Aile İçi Şiddet Yardım Hattı

Aile problemleri ve aile içi şiddet gibi konular ile ilgili Sosyal Hizmetler Kuruluşu Fudul’un Manevi Destek Hattına +49 221 942240 625 üzerinden ulaşabilirsiniz. Ayrıca Almanya’da  08000 116 016 numaralı “Kadına Yönelik Şiddet” yardım hattı, şiddete maruz kalmış veya hâlen şiddet görmekte olan kadınlar için ülke çapında bir danışma hizmeti vermektedir. (eh)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:
    • Leyla A.
      2021-02-21 22:24:44

      Selam ben 2yildir eşimle evliyim bir yildir almanyadayim 3yillik oturumum var kandiralarak geldim ama herşeyi yalandi şittet zorla ilişikki çocuklarindan hakaret ve en son çalişma yerimden paralarimi alma tehdit en sonda polise gittim şuan kadin siğinma evindeyim tūrkiye dönmek istiyordum ama ailem tek kelime dedi tūrkiyeye ancak ölūmūn gelir şuan gitmek istemiyorum korkuyorum suçsuz sebebsiz mağdurum elimde bir delil yok ama dar izleri yok ağrilarim var açikçasi korkuyorum iki taraftada tehdit altindayim sanki dūnya durmuş bnim için lūtfen bna bir yol gösterin ne yapmam lazim gercrkten şuan korku içerisindeyim kapim hemen çalinip bni alip göndermelerinden çok korkuyorum

    1 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar