NSU 2.0 NSU 2.0 Davası Sona Erdi: “Etkili Bir Soruşturma Yapılmadı”

"NSU 2.0" imzalı tehdit mektuplarıyla ilgili görülen davada sanık hapis cezasına mahkum edildi. Davacılardan Av. Seda Başay Yıldız, polis içindeki "Neonazi skandalının örtbas edilmesine" tepkili.

bgucin 17 Kasım 2022

Frankfurt Eyalet Mahkemesi, “NSU 2.0” tehdit mektuplarıyla ilgili davada 54 yaşındaki sanık hakkında kararını açıkladı. Sanık, Alexander Horst M. 81 tehdit mektubunu göndermekten suclu bulundu ve 7 yıllık hapis cezasına mahkum edildi. Sanık, ayrıca, halkı kışkırtmak, kamu huzurunu bozmak, anayasaya aykırı semboller kullanmak, hakaret etmek, zorlamaya teşebbüs etmek ve tehdit etmekten suçlu bulundu.

NSU

"NSU ve Aşırı Sağ Olayların Saklanmak İstendiğine İnanıyorum"

4 Kasım 2022

Almanya’da aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütünün cinayetleri ve bağlantılarının aydınlatılması için çaba gösteren avukat Seda Başay Yıldız, kendisine ve ailesine son yıllarda NSU 2.0 imzalı mesajlarla gönderilen ölüm tehditlerinin arkasında “aşırı sağcı polislerin olduğunu” söyledi.

Sadece Polisin Elinde Olması Gereken Bilgiler Nasıl Ele Geçirildi?

Tehdit mektupları ve dava süreciyle ilgili soruları yanıtlayan Başay Yıldız, “NSU 2.0” imzasıyla gönderilen tehdit mesajlarında, gizli adres bilgilerinin, ailesiyle ilgili detaylı bilgilerin yer aldığını belirtti.

Bunların sadece Frankfurt polisinde olduğunu anlatan Başay Yıldız, tehdit mesajlarının arkasında da bu bilgileri elde eden aşırı sağcı polislerin bulunduğunu tahmin ettiklerini kaydetti.

Alman makamlarının, bu polisleri yargı önüne çıkarmayarak “skandalı örtbas etmeye çalıştığını” dile getiren avukat, buna tepki gösterdi. Başay Yıldız, “Ailemle ve adresimle ilgili bilgiler, 2018’de Frankfurt’taki polis karakolundaki bilgisayarda soruşturulmuş. Bunun ardından bana ve aileme ölüm tehditleri içeren mesajlar gönderilmeye başlandı. Burada 2018’de 5 polis memuru, aşırı sağcı sohbet gruplarındaki paylaşımları nedeniyle görevlerinden alındı ancak bugüne kadar bunların hiçbiri mahkemeye çıkarılmadı.” dedi.

Mahkemede Yargılanmayan Polis Memuru

Savcıların, “NSU 2.0” tehdit mektuplarının arkasında tek bir kişinin bulunduğunu iddia ettiğini, hâlen yargılanan aşırı sağcı Alexander Horst M’nin bu bilgilere tek başına ulaşmasının mümkün olmadığını vurgulayan Başay Yıldız, şunları kaydetti:

Neonazi

Almanya’da “Gizli” İbareli NSU Dosyaları Kamuoyuna Sızdırıldı

29 Ekim 2022

“Bana gönderilen ilk tehdit mesajının, aslında bilgilerimi karakoldaki bilgisayarda soruşturan polisten geldiğine inanıyoruz. Zaten aşırı sağcı görüşleriyle bilinen birisiymiş. Mahkemede bu polisin de sanık sandalyesinde oturması gerekiyordu. Savcılık bunu yapmak istemedi, hangi sebepten, bunu bilemiyorum.”

Soruşturmada elde edilen bilgilerin, polis karakolunda kişisel verilerinin soruşturulmasından yalnızca 90 dakika sonra, kendisine tehdit mesajının faks yoluyla gönderildiğini ortaya koyduğunu anlatan Başay Yıldız, bunun da “tehditlerin arkasında aşırı sağcı polislerin olduğunu” gösterdiğini söyledi.

Avukat Başay Yıldız, ilk tehditlerin ardından ikametini değiştirdiğini, Neonazilerin bu kez gizli tutulan yeni adresini belirterek tehdit mesajları gönderdiğini kaydetti.

“Etkili Bir Soruşturma Yapılmadı”

Hessen Eyaleti İçişleri Bakanı Peter Beuth’un, skandalın üzerine yeterince gitmemesine tepkisini dile getiren Başay Yıldız, “Adresim polis tarafından yayıldı. Ondan dolayı da ciddi bir tehlikeyle karşılaştık. Hakikaten birisi belki evimize gelebilirdi. Benim çocuğum tehdit edildi. 2 yaşındaki, o zaman 20 aylık olan kızım tehdit edildi. Hessen eyaletinin İçişleri Bakanı diyor ki ‘Bu bir polis skandalı değil.’ Peki bu polis skandalı değilse nedir?” ifadelerini kullandı.

Frankfurt’ta çok sayıda polisin aşırı sağcı sohbet gruplarında yer aldığının ortaya çıktığını belirten Başay Yıldız, bu gruplarda Neonazi içeriklerin paylaşıldığını, bunların suç olduğunu vurguladı. Başay Yıldız, etkili bir soruşturma yapılmamasını eleştirerek, şunları söyledi:

“Bu polisler 4 seneden beri görevden alınmış, hâlâ mahkemeye çıkarılmadı. Bunların chat grubunda işledikleri de suç, bana yapılan tehditleri bir yana bırakın. Savcılık hâlâ bunları mahkemeye çıkarmamış. Ne kadar ciddiye aldıklarını buradan görüyorsunuz zaten.”

Alman makamlarının geçmişte yaşanan ırkçı olaylardan, NSU skandalından “yeterince ders çıkarmadığını”, Almanya’da “kurumsal ırkçılığın” ciddi bir problem olmaya devam ettiğini anlatan Başay Yıldız, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

“Ben Türk kökenli bir avukatım. Benim çocuğum da Türk kökenli. Tehditler bizim gibilere olduğu zaman fazla ciddiye alınmıyor. Ama siz bakın bakalım bir bakan ya da Alman kökenli birisi tehdit edilseydi, polis tarafından bilgileri yayılsaydı, o zaman ne olurdu?”

Hessen eyaletinde aşırı sağın, Neonazilerin çok ciddi bir tehlike olduğuna dikkati çeken Başay Yıldız, bu nedenle kendisinin ve ailesinin güvenliği için çok dikkatli hareket ettiğini sözlerine ekledi. Seda Başay Yıldız, Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinde 2013-2018’de görülen NSU davasında, Neonazi terör örgütü tarafından öldürülen Enver Şimşek’in ailesinin avukatlığını yapmıştı.

NSU’nun Geçmişi

Cami Saldırısı

Bir Camiye Daha NSU 2.0 İmzalı Tehdit Mektubu Gönderildi

12 Kasım 2022

Almanya’da 2000-2007’de 8 Türk vatandaşının öldürüldüğü cinayetler uzun süre karanlıkta kalmış, bunların arkasında NSU adlı Neonazi terör örgütünün olduğu 2011’de ortaya çıkmıştı. NSU üyelerinden Uwe Böhnhard ve Uwe Mundlos, 4 Kasım 2011’de bir banka soygununun ardından saklandıkları karavanda ölü bulunmuş, intihar ettikleri öne sürülmüştü.

Terör örgütünün hayattaki tek üyesi olduğu iddia edilen Beate Zschaepe, örgüt arkadaşlarının ölümü üzerine hücre evini ateşe vermiş ve polise teslim olmuştu. Zschaepe, 11 Temmuz 2018’de sona eren davada ömür boyu hapse mahkum edilmişti.

Neonazi terör örgütünün, uzun yıllar boyunca Alman güvenlik birimlerince tespit edilememiş olması, NSU üyelerinin geçmişte bazı istihbarat muhbirleriyle ilişki kurduklarının ortaya çıkması, Almanya’da büyük tartışmalara yol açmıştı. (AA/P)

bgucin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Perspektif’te yayınlanan içeriklerden anında haberdar olmak için ücretsiz e-bültenimize abone olabilirsiniz
ETİKETLER:
    • German man sentenced to prison for sending dozens of threats | IAPL Monitoring Committee on Attacks on Lawyers
      2022-11-18 05:26:42

      […] NSU 2.0 Davası Sona Erdi: “Etkili Bir Soruşturma Yapılmadı” (TURKCE) Avukat Yıldız:” Alman polisi içindeki Neonazi skandalı örtbas edilmeye çalışıldı”(VİDEO) […]

    1 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |