Almanya Afrikalı Mülteciye Nedensiz Yapılan Polis Kontrolleri Yasadışı

2014 yılında Almanya’ya gelen Afrikalı bir mültecinin, 2016 ile 2018 seneleri arasında hakkında somut şüphe olmaksızın polis tarafından dört defa kontrol edilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmedildi.

ehisim 13 Kasım 2020

Barakat H., 2014 yılında Togo’dan Libya, Akdeniz ve İtalya üzerinden Almanya’nın Hamburg şehrine geldi. Hamburg şehrine geldiğinden beri, St. Pauli bölgesindeki Hafenstrasse’de yaşadı. Uyuşturucu ticaretinden dolayı sıklıkla polis kontrollerinin yapıldığı bu bölgede Barakat H. da sıkça polis kontrolüne maruz kalıyordu. Barakat H. Kasım 2017’de bir öğleden sonra arkadaşı Ramus L. ile polis tarafından nedensiz yere kontrol edildi. Barakat H., 2017 ve 2018 yılları arasında hakkında somut bir şüphe olmadığı hâlde St. Pauli’deki Uyuşturucu Görev Gücü memurları tarafından da dört kez kontrol edildi.

Almanya’ya geldikten sonra en az on defa polis kontrolüne maruz kalan Barakat H., bunun ten renginden dolayı olduğunu düşünerek “ırkçı fişleme” (İng. Racial Profiling) nedeniyle dava açtı. Anayasa ve İnsan Hakları Avrupa Merkezi’nin (ECCHR) avukatı Carsten Gericke, davada Barakat H.’yı temsil etti.

İkinci Davada Nihai Karar

İki defa nedensiz polis kontrolleri nedeniyle dava açan Barakat, ilk kez 2017 yılında mahkemeye başvurdu. 2017’de Hamburg İdare Mahkemesi, polisin Barakat H.’nin şüpheye dayanmayan bir denetimi sırasında hukuka aykırı davranıldığına hükmetti. Dava genişletildi.

ENAR

ENAR: “Avrupa Birliği’nde Irksal Eşitlik Yalnızca Teoride Kalıyor”

5 Ağustos 2020

Yeni hukuki süreç Hamburg İdare Mahkemesi tarafından 12 Ağustos 2020’de tekrar başlatıldı. 10 Kasım 2020 tarihinde ise Hamburg İdare Mahkemesi Barakat H.’nın davası hakkında nihai kararı açıkladı. Bu açıklamada davacının 2016 ile 2018 seneleri arasında dört defa şüpheye dayanmayan bir şekilde polisler tarafından kontrol edilmesinin hukuka aykırı olduğuna karar verildi. Barakat’ın avukatı Carsten Gericke yaptığı açıklamada, “Şimdi Hamburglu siyasilerden bu olayı ciddiye almalarını ve davacının gelecekte bu tür yasadışı kontrollere maruz kalmaması için polis kontrollerinin değişmesini bekliyoruz.” dedi.

Anayasa ve İnsan Hakları Avrupa Merkezinin (ECCHR) Genel Sekreteri Wolfgang Kaleck davayla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelerde bulundu: “Hamburg polisinin şüpheleri ve kontrolleri ırkçı nedenlere dayanıyordu. Operasyonların tek nedeni davacının ten rengiydi. Bunun polisin kontrol çalışmasıyla hiçbir ilgisi yok ve bu nedenle temel haklara ve insan haklarına aykırıdır. Alman güvenlik güçlerinin ve polis memurlarının ırkçı fişlemeleri sistematiktir: Siyahilerin şüpheye dayanmayan polis kontrolleri Almanya’daki yapısal ırkçılığın bir ifadesidir. Yargı ve siyasetin bunu tam olarak tanıması ve bununla başa çıkması gecikmiştir.” 

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar