Dosya: "Aşırı Sağın Gölgesinde AP Seçimleri" “Göçmen Partilerin” Alacağı Oy Aşırı Sağa Mesaj Olacak

DOSYA

Avrupalı seçmenler, Avrupa Parlamentosu’nda 5 yıl görev yapacak milletvekillerini seçmek için sandık başına gidecek. Seçimlerde göçmen kökenliler tarafından kurulan Hollanda’da DENK, Fransa’da PEJ ve Almanya’da BIG partileri de ter dökecek. Partilerin genel başkanları, elde edecekleri oyların Avrupa’da artan aşırı sağ söylemlere bir cevap olacağına dikkat çekiyor.

Ferhan Köseoğlu 1 Mayıs 2019

Avrupa Birliği’nde seçmenler, 23 ile 26 Mayıs tarihleri arasında Avrupa Parlamentosu’nda (AP) görev yapacak 705 milletvekilini seçmek için sandık başına gidecek. 27 ülkede gerçekleştirilecek seçimlerde her ülke kendi nüfus sayısına göre vekil çıkaracak. Her 5 yılda bir yapılan AP seçimleri Avrupa’da yaşayan Müslümanları da yakından ilgilendiriyor. AB ülkelerinde yaşayan 20 milyondan fazla Müslüman arasında oy hakkı bulunanlarının da sandıklara giderek seçimlerini yapması bekleniyor. 

Anketler, oluşacak yeni Avrupa Parlamentosu aritmetiğinde aşırı sağ partilerin güçlerini artırarak yer alacağını öngörse de bu seçimlerde birçok göçmen kökenli aday ve göçmenler tarafından kurulan partiler de boy gösterecek. Seçimlerde farklı ülkelerde farklı partilerin şemsiyesi altında birçok Türk kökenli aday da yarışacak. Almanya’dan 4, Fransa’dan ise 1 Türk kökenli vekil geleneksel partiler adına seçimlerde yer alacak. Seçimlere katılan göçmen kökenliler tarafından kurulan partiler arasında öne çıkanlar ise Almanya’da BIG, Hollanda’da DENK ve Fransa’da PEJ olarak sıralanabilir. Perspektif’e konuşan bu partilerin genel başkanları seçimlere katılımın önemine değindiler. AP seçimlerinde elde edecekleri oyun geleneksel partilerin söylemlerini değiştirmede önemli bir rol üstlenebileceğine dikkat çektiler. Ayrıca genel katılımın çok düşük olduğu AP seçimlerinde, birkaç binlik bir oyun bile AP’ye milletvekili göndermek için yeterli olacağını, bunun da göçmenler adına büyük şans olduğunu hatırlatıyorlar.

Denk Partisi Meclis Grup Başkanı Tunahan Kuzu.

Bu partiler arasında yer alan 2015 yılında Hollanda’da kurulan DENK Partisi, siyasi hayatına başladıktan kısa süre sonra önemli bir başarı elde etti. 2017 yılında yapılan parlamento seçimlerinde 3 milletvekili çıkaran, 2018’deki yerel seçimlerde ise belediye meclislerinde 33 koltuk kazanan parti, son olarak bu yıl gerçekleştirilen eyalet seçimlerinde de eyalet meclislerine girmeyi başardı. DENK Partisi Meclis Grup Başkanı Tunahan Kuzu, bundan sonraki hedeflerinin AP seçimlerinde başarıyı elde ederek bir ilki gerçekleştirmek olduğunu belirtiyor. Kuzu, Hollanda’nın çok renkliliğini temsil eden 14 kişiden oluşan bir liste ile seçimlerde yarışacaklarını belirterek, “Bu çok renkliliği Avrupa Parlamentosu’na taşımak istiyoruz. Hedefimiz 1 ya da 2 vekil çıkarmak.” ifadelerini kullandı. Partilerinin oy oranları ile ilgili de bilgi veren Kuzu, yüzde 5 civarında oy alacağı tahmin edilen DENK partisinin 2. vekili çıkarmaya yakın olduğunu aktardı. Ancak genellikle AP seçimlerinde katılımın düşük olması nedeniyle herkesin mutlaka sandığa giderek oyunu kullanması gerektiğine vurgu yaptı. 

Dosya: "Aşırı Sağın Gölgesinde AP Seçimleri"

AP Seçimlerinde Aşırı Sağ Tüm Rekorları Geride Bırakabilir

30 Nisan 2019

“Oy Oranı Irkçılık, Yabancı Düşmanlığı ve İslamofobiye Karşı Bir Sinyal Olacak”

Kendilerini “Hollanda’da azınlık kökenlileri temsil eden, onların sesini, uğradıkları haksızlıkları, adaletsizlikleri dile getiren Hollanda partisi” olarak tanımlayan Kuzu, bu seçimlerde AB genelinde yaşanan aşırı sağ dalgaya dikkat çekti. 2000’li yıllarda sağ popülizmin ve ırkçılığın geniş kitleler tarafından siyasileştirilip siyasi başarıya ulaştığı ilk ülkelerden birinin Hollanda olduğunu hatırlatan Tunahan Kuzu, şu anda Hollanda’da başlayan bu dalganın diğer Avrupa ülkelerine de yayıldığına dikkat çekti. Bu partilerin Avrupa’nın temel değerlerini sarstığını ve Avrupa için tehlikeli olduğunu savunan Kuzu, Avrupa Parlamentosu’nda güçlü bir şekilde temsil edilip, endüstri hâline getirilen İslamofobi ve yabancı düşmanlığını durdurmak istediklerini söyledi. AP seçimlerinde alacakları oyun Avrupa genelindeki ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslamofobiye karşı bir sinyal olacağına vurgu yapan Kuzu, AB ülkelerindeki bazı partilerin de aşırı sağın oylarındaki artış sonrası seçmeni kendilerine çekmek için aşırı sağ söylemler kullandıklarını hatırlattı. Buna karşı olmak, diğer partilerin kendisine çeki düzen vermeleri, denge sağlanması için AP’de kazanacakları sandalyenin çok önemli olacağını belirtti. Avrupa’nın temel değerlerinin ayaklar altına alınıp çiğnenmek istendiği uyarısında da bulunan Kuzu, şu anda Avrupa’daki en büyük tehlikenin Avrupa içerisinde oluşan popülist, ırkçı, aşırı sağcı zihniyet olduğuna vurgu yaptı.

Avrupa Birliği’nde “mülteci göçünü” sorun olarak göstermek için bazılarının büyük gayret gösterdiğini de aktaran Denk Partisi Genel Başkanı, Macaristan ya da Polonya gibi ülkelerin “Biz Müslüman göçmen istemiyoruz.” deyip ülkelerini bu AB anlaşmalarından geri çekmelerinin utanç verici olduğunu söyledi. AB’de farklı ülkelerin bulunduğuna, ancak bu ülkelerde yaşayan göçmen kökenlilerin sıkıntılarının benzerlikler gösterdiğine vurgu yapan Tunahan Kuzu, “Buradaki haklarımızın savunulmasını istiyorsak AB’de en iyi şekilde temsil edilmemiz gerekiyor. Bunun için vatandaşın sandığa gitmesi şart. Biz de vatandaşların oylarına talibiz.” dedi.

Hollanda’da göçmenlerin ilgisini çekmeyi başardıklarını da aktaran Türk kökenli siyasetçi, “Ancak bunu oluşturduktan sonra bizim yerimizde sayma lüksümuz yok. Nasıl sesimizi daha iyi duyurabiliriz, temsil edilebiliriz, nasıl yaptırımlarımızı artırabiliriz düşüncesi ile kendimizi yormamız gerekiyor. Onu yaparken de farklı mercilerde teokratik olarak temsil edilmemiz şart. Bunu Hollanda’da sağladık, amacımız bunu Avrupa Parlementosu’nda da sağlamak. AP’de 700 küsür sandalye var. Bir kişi orada neyi değiştirir diye düşünerek umutsuzluğa kapılmamak gerekiyor.” diye konuştu. 

Yenilik ve Adalet Birliği Partisi (BIG) Genel Başkanı Haluk Yıldız.

“Avrupa’nın Ana İç Güvenlik Sorunu Irkçılık ve Ayrımcılıktır”

Almanya’da 35’inci kez seçimlere katılacak Yenilik ve Adalet Birliği Partisi (BIG) Genel Başkanı Haluk Yıldız, seçimlerde aralarında Türkler, Almanya’da yaşayan diğer göçmen kökenliler ve Almanların da olduğu 38 kişilik bir aday listesi ile yarışacaklarını aktardı. Almanya’da seçimlere girecek tek göçmen kökenli parti olduklarını söyleyen Yıldız, Almanya’da baraj gibi bir durumun da söz konusu olmaması nedeniyle 150 bin oy ile Avrupa Parlamentosu’na bir aday gönderebileceklerini, BIG’in hedefinin 200 bin oy elde etmek olduğunu duyurdu. Partilerinin seçimlerle ilgili öncelikli maddelerine de açıklık getiren Haluk Yıldız, “Biz 3 tane ana hedef belirledik. Ana hedeflerimizden biri en çok muzdarip olduğumuz konu; Avrupa’da ırkçılık, ayrımcılık ve fırsat eşitsizliği. Dolayısıyla bunun üzerine gideceğiz. AP’de öncelikli meselemiz de bu olacak.” dedi. Bu sene birçok ırkçı partinin de parlamentoya milletvekili göndereceğini kaydeden Yıldız, Bu insanların yine mülteciler, Türkler ve Müslümanları hedef alacaklarına dikkat çekti. Bu kişilere cevap verecek Avrupa Parlamentosu’nda bir ses olması lazım.” şeklinde konuştu. 

Çok kimlikli olanların bu meclislerde temsil edilmesinin önemine vurgu yapan Yıldız, bu kişilerin haklarının, dinî ve kimlik değerlerinin savunulması gerektiğini aktardı. Öncelikli meseleleri arasında hak ve hukuk dağılımı ve fırsat eşitliği olduğunu aktaran BIG Partisi Genel Başkanı, “İç güvenlik sorununun ana kaynağına iniyoruz. Mesela Müslümanalar iç güvenlik sorunu olabilir diyorsunuz, biz de Avrupa’nın ana iç güvenlik sorununun ırkçılık ve ayrımcılık olduğunu söylüyoruz. Siz insanları sınıflara ayırır dışlarsanız bu insanlar istenmeyen guruplara gidebilir.” ifadelerini kullandı. Eğitim alanında, kamu alanında fırsat eşitliğinin sağlanması durumunda iç güvenlik sorununun en aza ineceğine vurgu yaptı.

2015’te kurulan Adalet ve Eşitlik Partisi (PEJ) Başkanı Şakir Çolak.

“Avrupa’da 60 Yıl Önceki Tehlike Devam Ediyor”

Fransa’da Eşitlik ve Adalet ve Partisi (PEJ) Genel Başkanı Şakir Çolak da 2015 yılında kurulduktan sonra ilk kez Avrupa Parlamentosu seçimlerine katılacaklarını açıkladı. Fransa’da seçimlerde tek bölge sisteminin uygulandığını ve 79 aday ile yarışacaklarını kaydeden Çolak, adaylarının her kesimden oluştuğunu aktardı. Fransa’da PEJ’in AP seçimlerine katılması ile ilk kez göçmen kökenli bir partinin böyle bir seçimde ter dökeceğini aktaran Şakir Çolak, bu seçimlerde 50-60 bin oy almaları durumunda parlamentoya 1 vekil sokma şanslarının olduğuna vurgu yaptı. Sadece göçmenlere değil, ülkedeki dar ve orta kesime hitap eden PEJ’in bu seçimlere katılmasını büyük bir başarı olarak gördüklerini aktaran Çolak, hedeflerinin adım adım büyümek olduğunu dile getirdi. 

Diğer ülkelerde olduğu gibi Fransa’da da genel olarak Avrupa Parlamentosu seçimlerine katılımın oldukça düşük olduğunu aktaran Çolak, “Umarım yaşanılan bunca siyasi fiyaskodan sonra insanlar biraz daha duyarlı olur ve sandığa gidip oy kullanır. Avrupa Parlamentosu’nda kararlar alınıyor. İster istemez yaşadığımız ülkelerde bu kararlar uygulanıyor ve herkesi etkiliyor.” dedi. Avrupa’da giderek daha çok hisseden bir ırkçılık tehlikesi olduğuna da vurgu yapan PEJ Partisi Genel Başkanı, “Irkçılığa karşı mücadele etmek gerekiyor. Avrupa’da ırkçılık normalleşmeye başladı. Avrupa 50-60 yıl önce çok büyük bir felaketten geçti. 2’nci Dünya Savaşı’nı yaşadık. Irkçılığın soykırıma evrilebileceğini gördük. Yarın da aynı tehlikeler devam ediyor.” diye kaydetti.

Fransa’da aşırı sağ parti Ulusal Birliktelik’in yakın zamanda Fransa’nın başına geçebileceğinin herkes tarafından dillendirildiğini vurgulayan Çolak, “Avrupa Birliği’nin en büyük ikinci ülkesini ırkçı bir parti yönetebilir. Bu ırkçılık konusunda AB’nin daha güçlü adımlar atmasının önemini gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER DOSYA YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar